banner27

İngiliz basınında İdlib pişmanlığı

İngiltere’nin önde gelen medya organlarından The Times’ın diplomasi editörü Boyes, İdlib ve Rusya ile ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı

İngiliz basınında İdlib pişmanlığı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İngiliz basınının önde gelen gazetelerinden The Times’ın diploması editörü Roger Boyes, bugünkü yazısında "İdlib savaşı Rus ve Suriyeli liderlerin nasıl Batı'yı cebinden çıkardığını gösterecek" dedi.

Boyes "Putin Suriye'de zayıflığımızdan faydalandı" başlıklı yazısında gelecekte İdlib'in 1683 Viyana Kuşatması veya 1942-43 Stalingrad Muharebesi gibi, savaşın gidişini ve uluslararası ilişkileri değiştiren bir "kan gölü" olarak anılacağını söyledi.

İdlib'de savaşın bu ay sonunda New York'ta düzenlenecek olan BM Genel Kurulu'nun ardından başlayacağının tahmin edildiğini belirten Boyes, o noktadan sonrasının önceki çatışmalardan bilindiği şekilde ilerleyeceğini, Rusların savaş uçaklarıyla, Suriye'ninse havanlarla İdlib'i bombalayacağını, pazar yerlerine varil bombaları atılacağını yazdı.

'Kürtler Türkiye tarafından finanse edilen cihatçılara karşı savaşacak'

Boyes yazsına şöyle devam etti:

"Suriyeli Kürtler de huzursuz bir şekilde rejimin askeriyle yan yana, Türkiye tarafından finanse edilen isyancılar ve cihatçılara karşı savaşacak.

Boyes, "Putin Suriye'de zayıflığımızdan faydalandı" başlıklı yazısında gelecekte İdlib'in 1683 Viyana Kuşatması veya 1942-43 Stalingrad Muharebesi gibi, savaşın gidişini ve uluslararası ilişkileri değiştiren bir "kan gölü" olarak anılacağını söyledi.

İdlib'de savaşın bu ay sonunda New York'ta düzenlenecek olan BM Genel Kurulu'nun ardından başlayacağının tahmin edildiğini belirten Boyes, o noktadan sonrasının önceki çatışmalardan bilindiği şekilde ilerleyeceğini, Rusların savaş uçaklarıyla, Suriye'ninse havanlarla İdlib'i bombalayacağını, pazar yerlerine varil bombaları atılacağını yazdı.

'Kürtler Türkiye tarafından finanse edilen cihatçılara karşı savaşacak'

Boyes yazsına şöyle devam etti:

"Suriyeli Kürtler de huzursuz bir şekilde rejimin askeriyle yan yana, Türkiye tarafından finanse edilen isyancılar ve cihatçılara karşı savaşacak

'Türkiye NATO üyeliğinde ciddiyse sözümüzü dinlemeli'

"Esad, Putin veya İran üzerinde bir etkisi bulunmayan İngiltere ise daha da güçsüz. Hatta İdlib'deki İngiliz cihatçıların orada ölmesinden memnuniyet bile duyabilir. İngiltere ve AB ülkelerinin elindeki tek koz, İdlib'de vahşet yaşanması durumunda Suriye'nin yeniden inşası için fon vermemek olur.

"Fakat bu, Suriye halkına çifte zulüm anlamına da gelir.

"Biz Türkiye'nin İdlib ve Suriye'nin kuzeyindeki karmaşık rolüne odaklanmalıyız. Türkiye dost bir NATO ülkesi ve dikkatli bir şekilde Rusya ve İran'la işbirliği yapıyor.

"İdlib'i kurtaramayabiliriz ama en azından Erdoğan'ın Rusya'yla savaşa girmesini engelleyebiliriz.

"Türkiye İdlib'den 700 bin göçmenin sınırlarına dayanmasından endişeleniyor. Türkiye'yi bu insanları Suriye'nin kuzeyinde güvenli bir yerde tutmaya ikna etmeliyiz.

"Eğer Türkiye sorumlu bir komşu olarak hareket ederse cesaretlendirilmeli: Türkiye NATO üyeliği konusunda ciddiyse bizim sözümüzü dinlemeli ve bu kaosu Kürtlerle sürdürdüğü savaşına devam etmek için kullanmamalı.

"Bu felaket savaştan ve Esad rejiminin ayakta kalmasını küçük düşürücü bir şekilde kabul etmek zorunda kalmamızdan çıkaracağımız bir ders var: Orta Doğu'da merhamet reel politikanın alternatifi değil."

Guardian: İdlib'in düşmesi savaşın bittiği anlamına gelmeyecek

İdlib'deki gelişmelere yer veren bir diğer gazete de The Guardian'dı.

Konuyu başyazısında işleyen gazete, "İdlib'deki insanlar neyle karşılaşacağını biliyor ama gidecek hiçbir yerleri yok" başlığını kullandı.

Guardian Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İdlib'in kan gölüne dönebileceği ve operasyonun Türkiye, Avrupa ve diğer ülkeler için de güvenlik riskleri oluşturacağına yönelik uyarılarına da yer verdi.

Gazeteye göre "İdlib'in düşmesi Suriye'deki savaşın bitmesi anlamına gelmeyecek, yeni bir istikrarsızlık, kaos ve acı dönemi başlatacak".

Guardian'ın başyazısı şöyle devam etti:

"Rusya'nın 'Bu irinli çıbanın yok edilmesi gerekiyor' açıklaması, İdlib'deki tutumlarının sinyalini veriyor.

"Geçmişte muhaliflerin ellerindeki bölgelere yapılan saldırılar sivillerin operasyonlarda umursanmadığını değil aksine özellikle hedef alındığını gösteriyor. BM geçen hafta İdlib çevresindeki dört hastanenin vurulduğunu açıkladı.

"Donald Trump'ın Esad ve destecilerine yönelik tweetinden kısa bir süre sonra İdlib bombalandı.

"ABD, İngiltere ve Fransa'nın 'Kimyasal saldırı olursa çok daha sert tepki gösteririz' uyarıları her ne kadar gerekli olsa da kimyasal silah kullanılmadan yapılan katliamların kabulüne endişe verici oranda yakın bir anlama geliyor.

"İdlib'den rejimin kontrolündeki noktalara doğru insani koridor açılması fikri ise daha önce rejimin neler yaptığını gören insanlar için absürt.

"Türkiye sınırı da kapalı: Türkiye 3,7 milyon sığınmacı ile Avrupa'nın geri kalanından daha fazla Suriyeliye ev sahipliği yapıyor.

"Bu durumda İdlib'den olası tek çıkış Türkiye'nin kontrolündeki Suriye'nin kuzeyindeki topraklara gerçekleşebilir. Eğer Erdoğan Suriye toprağında Suriyelilerin buraya geçmesini sağlayamaz, onları koruyamazsa bundan sonra masum Suriyelilerin koruyucusu olduğunu iddia etmesi mümkün olmaz.

"Fakat bunun için de büyük insani yardıma ihtiyaç var.

"Ne olursa olsun daha fazla baskı, daha fazla travma, daha fazla coğrafi mücadele göreceğiz.

"İdlib herkesin çıkarlarının kesiştiği nokta. Fakat bu kesişim noktasında çoğu aktörün çıkarları birbiriyle çatışıyor."


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25