banner15

İşçi Partisi'nin 'daha solcu' lideri

İngiliz İşçi Partisi'nin başına "daha solcu" takılan kardeş geldi, babaları ikisini de beğenmiyor!

İşçi Partisi'nin 'daha solcu' lideri

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Son seçimlerde yaşadığı yenilginin ardından başkanı Gordon Brown istifa eden İngiltere İşçi Partisi, beş ay aradan sonra yeni liderini belirledi.

İki Miliband'ın yarışına sahne olan seçimi, küçük kardeş Ed önde bitirdi. Dışişleri eski bakanı David Miliband, az farkla Enerji eski bakanı kardeşi Ed Miliband'a liderlik koltuğunu kaptırdı.

İngiliz basını yarışın başından bu yana, babaları da çok ünlü bir sol teorisyen olan, anneleri sol görüşlü bir insan hakları aktivisti bu iki kardeşin siyasetle dolu hayatını öne çıkardı. Öyle ki, İşçi Partisi liderliği için beş aday yarıştığı halde, diğer üç adayın isimlerini bile bilenlerin sayısı çok az...

"Daha sol" söylemleri olduğu gerekçesiyle özellikle sendikaların desteğini alan ve bu sayede yarışı kazanan Ed Miliband'a getirilen eleştiriler arasında , şaşırtıcı bir şekilde, "yeterince solcu" olmaması da var. Bu eleştiriyi getirenlerin başında ise, İngiltere'nin tanınan Marksist teorisyenlerinden, Polonyalı bir Yahudi olan Ralph Miliband, yani Ed Miliband'ın babası yer alıyor.

Ağabeyine göre daha solda olduğu için bazılarının "Kızıl Ed" dediği Ed Miliband'in, seçim sürecinde merkezdeki seçmenleri hedef alma vaadinde bulunması, sanıldığı kadar solcu olmadığı eleştirilerinin de artmasına neden oldu.

MARKİST BABA, AKTİVİST ANNE

Ed Miliband, orta sınıfın yanında olacaklarını, sorumlu muhalefet yapacaklarını, koalisyon hükümetinin rekor seviyedeki bütçe açığını kapamak için yapacağı kamu harcamaları kesintilerinin tümüne itiraz etmeyeceklerini vurgulamıştı. Öte yandan, sendika desteği ile kazanan küçük kardeşin, sendikaların güdümüne gireceği de iddialar arasında...

Miliband'ların babası, 1940 yılında Nazi işgaline uğrayan Belçika'dan İngiltere'ye kaçtı. Marksist teorileri savunan Polonyalı bir Yahudi olan Ralph Miliband, İşçi Partisi'ni sert şekilde eleştiriyor, çünkü partiyi sol düşünceyi yeteri kadar savunmamakla suçluyor. Anneleri Marion Kozak ise İngiliz solunun tanıdık yüzlerinden olan bir insan hakları aktivistiydi.

İngiliz basınına göre, Miliband kardeşlerin siyasi bakışını, babalarının sosyalist görüşlerinden daha fazla İşçi Partisi üyesi olan anneleri belirledi.

Harvard Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Merkezi'nde 2003 yılında eğitim gören ve ders veren Ed, 2005 yılında parlamentoya girdi. Kuzey Londra'nın seçkin Primrose Hill mahallesinde yaşayan Ed, Justine Thornton ile birlikte yaşıyor.

Ed Miliband, İngiltere'de evli olmadan çocuğunun annesiyle yaşayan ilk büyük siyasi parti lideri olurken, çiftin 15 aylık bir oğulları var, bir ay içinde de ikinci çocuklarını bekliyor. Ülkede Muhafazakar Parti Lideri Başbakan David Cameron ve hükümet ortağı Nick Clegg'in geleneksel aile yaşamlarının Ed Miliband'ınki ile büyük bir farklılık taşıması şu sıralar İngiliz basınının gündeminde olan konulardan biri..

Ed Miliband'ı ağabeyi David'den ayıran bir başka nokta ise, 2003 yılında başlayan Irak işgaline karşı çıkmış olması.. O dönemde dışişleri bakanı olan David Miliband'ın aksine işgali "trajik bir hata" olarak tanımlayan Ed Miliband, yıllar sonra bu tutumu ile oylarını artırmayı başardı.

"GENÇ POLİTİKACI DÖNEMİ"

Öte yandan, Ed Miliband'ın İşçi Partisi lideri olmasıyla, İngiltere'de genç isimlerin siyasetteki ağırlığı iyice belirginleşti.

Ülkede geçen Mayıs ayında yapılan genel seçimle iktidarı Liberal Demokrat Parti ile paylaşan, koalisyon hükümetinin büyük ortağı Muhafazakar Parti'nin lideri ve Başbakan David Cameron, 43 yaşında. Koalisyonu Cameron ile paylaşan Liberal Demokrat Parti'nin lideri ve Başbakan Yardımcısı Nick Clegg de aynı yaşta.

İktidarı 13 yıl sonra Muhafazakar-Liberal Demokrat koalisyonuna kaptıran, ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin geçen hafta sonunda yapılan kongresinde seçilen yeni genel başkan Ed Miliband ise henüz 40 yaşında.

Oxford Üniversitesi gibi ülkenin önde gelen okullarından mezun olan ve genç yaşta politikaya atılan yeni liderler, mensubu oldukları siyasi partilere "yeni bir kan ve yeni politikalar" getirmeyi amaçlıyor.

DEĞİŞİM SÖYLEMİ GÜÇLENİYOR

Örneğin, Başbakan Cameron, lideri olduğu Muhafazakar Parti'yi, bir diğer adıyla Tory'leri, "Demir Leydi lakaplı partinin eski lideri Margaret Thatcher'ın partisi" imajından kurtarmaya çalışıyor. "Değişim" sloganıyla yola çıkan Cameron, özellikle seçim döneminde, halkın arasından ve resmi olmayan kıyafetlerle yaptığı konuşmalarla, "Ben de sizden biriyim" mesajını verdi.

Cameron, hükümeti Liberal Demokrat Parti ile paylaşmak zorunda kalsa da, yönetime gelir gelmez ekonomi alanında radikal kararlar aldı, vergi artışları ve kesintilere gitti.

Başbakan Yardımcısı Nick Clegg ise koalisyonun küçük ortağı olması nedeniyle kimi zaman partisinin tabanı tarafından, "Muhafazakarlara fazla taviz verdiği" gerekçesiyle eleştiriliyor. Ancak Clegg, liberal değerlerin ve partinin ruhunun kaybedilmediğini vurguluyor. Liberal Demokrat Parti'nin genel başkanlığına 2007 yılında seçilen Clegg, siyasi reformları ve seçim sisteminin değiştirilmesini savunuyor.

İngiliz siyasetinde bundan sonra adı daha sık duyulacak İşçi Partisi'nin yeni genel başkanı Ed Miliband ise partisinin genel seçimde güven kaybettiğini ve değişimin şart olduğunu vurguluyor. "Partiyi birleştirmek ve ileriye götürmek istiyorum" diyen Miliband, yeni bir neslin artık İşçi Partisi'ni devraldığını belirtiyor.

Gelecek 5 yılda Muhafazakar-Liberal Demokrat koalisyon hükümeti başarısız olur ve İşçi Partisi desteğini artırırsa, Ed Miliband'in 2015'te yapılması beklenen genel seçimde Başbakanlık koltuğuna oturabileceği yorumları yapılıyor. Ed Miliband, 2015'te Cameron'ın yerini alırsa, 45 yaşında olacak ve İngiltere'yi yine genç bir Başbakan yönetecek.

İşçi Partisi'nden Tony Blair de 43 yaşında başbakanlık koltuğuna oturarak, 1812'den beri ülkede göreve gelen en genç başbakan olmuştu.

DAVİD'İN POZİSYONU BELLİ DEĞİL

Bu arada, İşçi Partisi'nin yeni lideri Ed Miliband, en yakın rakibi olan ağabeyi David Miliband'ın, partide görev alıp almayacağı konunda karar vermek için zamana ihtiyacı olduğunu söyledi.
David Miliband'ın partide gölge dışişleri bakanı olacağına ilişkin söylentilerin artmasına karşın konuyla ilgili kesin bir ifade kullanmayan Ed Mililband, "Yapabileceği katkı hakkında düşünmek için zamana ihtiyacı var" diye konuştu. Seçimi çok az farkla kaybeden David Miliband henüz basına bir açıklama yapmadı.

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2010, 13:14
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner47

banner48