banner39

Johnson başbakanlık konutunda: Lanet mi lütuf mu?

Avrupa basınının bir kısmı hissettikleri dehşeti gizleyemezken, diğerleri Johnson'ın beraberinde getirdiği avantajlardan söz ediyor.

Avrupa 24.07.2019, 17:32 24.07.2019, 17:38
Johnson başbakanlık konutunda: Lanet mi lütuf mu?

Boris Johnson, Muhafazakar Parti genel başkanlığına seçilmesinin ardından çarşamba günü [bugün] Britanya başbakanı ilan edildi.

Johnson ne olursa olsun 31 Ekime kadar Brexit sürecini tamamlayacağını ilan etti. Yorumcuların bir kısmı hissettikleri dehşeti gizleyemezken, diğerleri Johnson'ın beraberinde getirdiği avantajlardan söz ediyor.

The Independent, Boris Johnson'ı anlamak isteyenlere Johnson'ın The Daily Telegraph'taki son köşe yazısını okumayı öneriyor: Yazı şöyle:

“'Bir insanı Ay'a gönderebiliyorsak, Kuzey İrlanda sorununu da çözebiliriz.' İkiden fazla beyin hücresi olan herhangi birinin, bu pis yalana vereceği tepki çaresiz bir haykırış olabilir ancak. İnsanı Ay'a gönderenlerin on yıllarca üzerinde yoğun bir biçimde çalıştıkları bir planları vardı. Yalan söyleyerek oralara gelmediler. İrlanda sınır sorunu Hayırlı Cuma Anlaşmasının büyük siyasi başarısı sayesinde çözülmüştü. Brexit'in derdi çözüm değil. Sorun Brexit'in ta kendisi.”

Vicdan azabından eser yok

Portekiz'in Público gazetesi Johnson'ı iktidara gelmek için her şeyi yapmaya hazır vicdansız bir yalancı olarak tanımlıyor:

“Boris Johnson, reyting oranları ve tanınmışlığı artsın diye gerekirse ip üzerinde yürürken kulaklarından Britanya bayrağı çıkarıp televizyonlara poz verir. ... Yalan söylemek, yanıltmak, hile yapmak, ülkeye zarar verecek ama kendi yükselişine faydası olacak kararları savunmak gerektiğinde Johnson'ın bunların tümünü yapacağından şüphemiz olmasın. Üstelik bunların hepsini halihazırda yaptı, hem de en küçük bir vicdan azabı duymadan.”

Moskova için zor lokma

Rus ekonomi gazetesi Vedomosti ise Johnson'ın seçilmesini olumlu bir gelişme olarak yorumluyor:

“Londra belediye başkanlığı ve bakanlık yapmış biri olarak siyasi tecrübesi çok. Ama bu arada taze bir yüz olmayı, hızla tepki verebilmeyi, muhteşem mizah yeteneğini unutmuş ve çelişkili adımlar atmaya eğilimini kaybetmiş değil. ... Johnson, ne Avrupa ne de Amerika için kolay bir ortak olacak; ancak Rusya açısından kat be kat dert olacak: Johnson Salisbury'deki zehirlenme vakasında Rusya'yı en ağır eleştirenlerin başında geliyordu. Dışişleri bakanlığı sona erdiğinde, son 10 yılda gelen Britanya başbakanlarının ve dışişleri bakanlarının sürekli Rusya'yla ilişkilerin normalleşmesi ve yeniden başlatılması gerektiğini öne sürdüklerini, kendisinin ise böyle bir önceliği olmadığını söylemişti.”

Alman Die Welt gazetesi genel yayın yönetmeni Ulf Poschardt, illiberal bir gerici olmakla suçlanan Johnson'ı savunuyor:

“Johnson, bir dünya vatandaşıdır. New York'ta dünyaya gelmiş, kökenleri Almanya'da ve Türkiye'de olan, pop kültürünün olduğu kadar Avrupa yüksek medeniyetin de bir çocuğudur. Bisikleti seven bir belediye başkanı olarak Londra'ya bisiklet yolları inşa ettirdi, otomobiller hakkında köşe yazıları yazdı, kült 'Top Gear' programında espriler yaptı. Johnson kadınları seviyor, açık saçık romanlar yazıyor. Kendini Donald Trump'a alkışlattırıyor, 'Guardian'ın solcu çevre muhabiriyle atışıyor. ... Londra onunla renklendi, muzipleşti ve özgüven kazandı. Şimdi aynı şeyi Birleşik Krallık için yapmak zorunda. Biz Avrupalılar ona başarı dilemeli, ona doğru adım atmalıyız. Ne de olsa Johnson -aynı zamanda!- muhteşem biri!”

Brexit'te uzlaşma şansı yok

Gazeteci Ivan Yakovina, Novoye Vremya'daki yazısında, Brexit konusunda müstakbel AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile Britanya Başbakanı Johnson arasında bir yakınlaşma olmayacağını öngörüyor:

“Ursula von der Leyen ayrılık uzlaşması konusunda yeni değişiklik taleplerini kabul etmeyeceğini net biçimde ortaya koydu. Kimin kazanacağını izlemek ilginç olacak. Dışa dönük Boris Johnson mı Alman buzlar kraliçesinin etrafını saran duvarı eritecek, yoksa von der Leyen mi Osmanlı veziri Osman Ali'nin torununun oğlunu kucaklayarak donduracak? Eminim ki günün birinde bu durum, sonu trajik biten bir filme konu olacaktır. Çünkü Brexit konusunda Brüksel ile Londra arasında bir uzlaşma ihtimali görmüyorum.”

Kaynak: Yabancı Ajanslar

banner53
Yorumlar (0)
12
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü