Kiev-Moskova krizinde görülmeyenler. Olaylara ne kadar doğru bakıyoruz?

Arjantin’de gerçekleşen G20 liderler zirvesinde Putin’in Trump’la görüşme ayarlama çabalarını; Kremlin’in sahada kazanamayacakları savaşı masada kazanmaya çalışma çabası olarak görmek mümkün.

Kiev-Moskova krizinde görülmeyenler. Olaylara ne kadar doğru bakıyoruz?

Nazgul Kenzhetay

Geçtiğimiz haftadan bu yana gündemden düşmeyen Kiev-Moskova tartışmalarında bize gösterilenden daha çok gösterilmeyen tarafını ele alacağız.  

Önce olayın bize gösterilen tarafından kısaca özet geçelim. Rus yanlısı iktidarın Kasım 2013’te Ukrayna-Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması’nı imzalamayı reddetmesi üzerine başkent Kiev’te başlayan olaylar, Ukrayna’yı içinden çıkılmayacak kaosa itti.  Dolayısıyla bu savaş Batı ve Rusya arasında “Soğuk Savaş” esintilerini yarattı. Böylece Batı Rusya’ya karşı büyük bir koz elde etmiş oldu. Ukrayna’nın durumuna bakarsak, mevcut şartlarda, yani sınırlarının net belli olmadığı bir ülkeyi ne Avrupa Birliği kabul eder ne de NATO. Ancak, sponsor oldukları mevcut iktidarla Rusya’ya karşı cephe oluşturmuş oldular.

Avrupa Birliğinin Ukrayna için yaptığı tek şey; Avrupa’ya serbest vize girişinin sağlanması. Bu da Avrupa’nın ucuz işçi gücünü arttırdı. Sovyet kalıntılarından kurtulmaya çalışırken kendilerini bitiyor olan yaşlı bir birliğin elinde buldular. Şu an çıkmaza doğru ilerlediklerinin kendileri de farkında. Rusların bu konu üzerinde hareketlerine bakarsak, Batıyla savaşa girmeye hazır olmadıklarını görmek mümkün. Hatırlatmak isterim, Batı devletleri, Ukrayna’da yaşanan gerginliğe karşı Rusya’ya bir takım yaptırımlar uyguladı. Bu yaptırımların başında Rus ekonomisinin can damarı olan petrol fiyatlarının düşürülmesi gelmekte. Petrol fiyatları, varil başına 110-120 dolar civarındayken yaptırımların ardından 50 doların altına düşmüştü. Bu durum Rus ekonomisine ciddi zararlar getirdi. Petrolün yanı sıra, başka alanlarda da yaptırımlar uygulayan ABD ve Avrupa, Petrol, Finans, Teknoloji ve Silah sektöründe yer alan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın iş adamlarını da yaptırım listesine aldı. 

Rusya gövde gösterisi yapmakta ustadır.  Geçtiğimiz hafta yeni geliştirdikleri hava saldırılarına karşı füzelerini Kazakistan’ın Sarı-Şagan poligonunda test etmeleri, Kırım’a S-400 füzelerini yerleştirmeleri, Batıdan gelecek tüm yaptırımlara karşı "biz hazırız" mesajını veriyor. Fakat Arjantin’de gerçekleşen G20 liderler zirvesinde Putin’in Trump’la görüşme ayarlama çabalarını; Kremlin’in sahada kazanamayacakları savaşı masada kazanmaya çalışma çabası olarak görmek mümkün. 
Tabi ki Rusya güçsüz bir devlet değildir. Düşük ekonomisine rağmen dış politikada her zaman sözü geçerlidir. Bu Putin’in başa gelmesiyle, hem iç hem dış siyasette radikal değişimler yapmasıyla ulaşılan başarıdır. 

Liderler zirvesinde çok konuşulan Suudi Arabistan'ın şımarık veliahtı Selman ve Rus lider Putin'in selamlaşma sahnesine gelelim;  Daha önce Putin'ın  hiçkimseyle 'ver beşliği' selamlaşması görünmemiştir ve bu selamlaşma dünya basınını yerinden oynattı. Altını çizmek isterim, bu samimi görüşme Rus ve Arab basınında 'kilit görüşme' olarak adlandırılmaktadır. Bu son derece  samimi görüşmenin altında Putin'in yeni petrol hamlesini görebiliriz. Suudi Arabistan'ın daha az petrol üretimini sağlayarak petrol fiyatını yüksek tutmaya çalışmaları neticeleriyle ortada.

Bu anlaşmanın ardından Arabistan'da petrol fiyatı iki katına arttı, uluslararası piyasada ise petrol fiyatı yüzde 5, varil başına 3 dolar  yükseldi. Böylece petrol fiyatları 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Ardından yapılan 'Suudi Arabistan'dan Rusya'ya 2 milyar dolarlık yatırımı' da dikkate alalım.  Acaba tüm bu samimi maskenin altında neleri göremiyoruz? Yoksa, Kaşıkçı cinayetinden sonra Batılı büyüklerinden azar işiten (CIA toplantısında ABD senatörleri Kaşıkçı cinayetinde Muhammed bin Selman’ı suçladılar) veliaht, onlara karşı Putin’in arkasına mı saklanmaya çalışıyor? 

Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2018, 14:47
YORUM EKLE

banner33

banner37