Macaristan göçmen almamak için herkesle kavgalı

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, "Brüksel'in ülkemizi göçmenlerle doldurmasına izin vermeyeceğiz'' dedi.

Macaristan göçmen almamak için herkesle kavgalı

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, ülkesinin mülteci politikasını eleştiren Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn'a tepki gösterdi.

Bakan Szijjarto, Asselborn'un katı bir şekilde göçmen taraftarı bir siyasetçi olduğunu ve sürekli olarak göçmenleri Macaristan'a kabul ettirmeye çalıştığını iddia etti.

Macar hükümetinin göçmen taraftarı güçlerle mücadeleyi sürdüreceğini kaydeden Szijjarto, ''Macar hükümeti, Jean Asselborn ve Brüksel'deki göçmen taraftarı dostlarına karşı savaşacak. Brüksel'in ülkemizi göçmenlerle doldurmasına izin vermeyeceğiz.'' dedi.

Szijjarto, Avrupa Birliği'nde (AB) göçmen taraftarlarının çoğunlukta olduğunu ve düzensiz göçmenleri Macaristan'ın durdurduğundan dolayı Macaristan'ı ele geçirmek için her şeyi denediklerini de iddia etti.

Asselborn, Luxemburg Times gazetesine verdiği röportajda, Macaristan'ın yıllardır AB dış sınırlarının korunmasını talep ettiğini ancak şimdi ise AB sınır koruma ajansı Frontex kapsamında sınır korumasının güçlendirilmesi projesine karşı çıktığını belirtip, ''(Macaristan Başbakanı) Orban olmazsa mülteci krizi de olmaz.'' demişti.

İlişkiler geriliyor

Öte yandan, Brüksel'le göçmen konusu başta olmak üzere hukukun üstünlüğü ve demokratik haklar gibi birçok konuda yol ayrımına giren Macaristan ve Polonya gibi üyeler, AB'nin önde gelen ülkeleriyle kurulan göçmen karşıtı ittifakı memnuniyetle karşılıyor.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın "Avrupa'da şu anda iki kamp var. Biri (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel) Macron'un öncülüğünde göçü destekliyor. Diğeri de düzensiz göçü durdurmak istiyor." ifadesi birlik genelinde bölünmeyi açık şekilde gösteriyor.

Üye ülkeler arasında yakın zamanda su yüzüne çıkan görüş ayrılıkları ve ittifak oluşumları esasen AB'nin göçmen politikasına yıllardır çözüm bulamamasından kaynaklanıyor.

Göçmen krizinin doruk noktasına ulaştığı 2015'ten bu yana geçici çözümlerle sorunu çözmeye çalışan AB'de halihazırda kıtaya yönelik göçmen akınında ciddi azalma olmasına rağmen ülkelerdeki siyasi değişimler hem ciddi görüş ayrılıkları yaratıyor hem de sert kriz rüzgarları estirebiliyor.

En basit konularda bile mutabık kalmakta zorlanan AB ülkelerinin "tek bir göç politikasında" da anlaşamaması, üye ülkelerin iktidar partilerinin siyasi eğilimlerine göre göçmen politikası üretmesine neden oluyor.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

YORUM EKLE

banner26

banner25