banner39

banner35

Macron Rusya'ya göz kırpıyor

Emmanuel Macron, AB'nin yeni bir Rusya politikası izlemesi gerektiğini hatırlatırken, aynı zamanda Rusya'nın orta menzilli füzelerle ilgili moratoryum önerisini incelemek istediğini söyledi. NATO bugüne dek bunu reddetmişti. Köşe yazarları Fransız cumhurbaşkanının hamlesinden hoşnut değil.

Avrupa 03.12.2019, 17:35
Macron Rusya'ya göz kırpıyor

NATO'nun 70. yıldönümünde ittifak üyelerinin Londra'daki buluşması pek de keyifli geçmeyeceğe benziyor. ABD Başkanı Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Türkiye son zamanlarda askeri ittifak içinde ciddi fikir ayrılıklarına neden oldu. NATO'nun başarılı olması önündeki engeller neler?


Almanya'nın günlük gazetesi Kurier'e göre üç oyunbozan, NATO'nun doğum günü partisini berbat edebilir:

“Bunların biri ABD Başkanı Donald Trump. Üyelerin NATO'ya ödedikleri meblağ ona göre hala yeterli değil. ... Son zamanlarda Trump'a Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da eklendi. O da balyoz etkisi yapan söylemleriyle NATO'yu parçalamak niyetinde sanki. Nitekim ittifakın 'beyin ölümünün' gerçekleştiğini ileri süren de o. ... Son olarak, diğer üyelere aldırmadan aklına eseni yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan. ... Yani NATO partisinde yeterli miktarda patlayıcı madde hazır. Ancak 70'lik yaşgünü çocuğu, biraz daha yaşlanacak gibi gözüküyor, zira tüm eleştirilere ve kendi içindeki krizlere karşın NATO, askeri savaş gücünü kaybetmiş değil. Macron'un diliyle söyleyecek olursak: NATO beyin ölümünden değil, daha ziyade bel fıtığından mustarip.”

Avrupa fikirsizlikten mustarip

NATO'nun en büyük derdi ABD değil, diyor Macar gazetesi Azonnali:

“Beyin ölümü gerçekleşen Washington yönetimi değil, 1918 yılından bu yana ilk kez ABD olmadan tek başına kıtada barışı sağlayacağı sorusuna anlaşılan yanıt vermekten uzak Avrupa. Zira yaşlı kıta bunu eskiden olduğu gibi şimdi de yapacak durumda değil. ... Avrupalı NATO üyelerinin, artık savunmaya daha fazla bütçe ayırması için baskı yapan Trump, aslında Avrupa'nın bugün bile ABD olmadan savunmasız olduğunu vurgulamış oluyor. ... Dünya tarihine Avrupa'nın yön verdiği günler yavaş yavaş sona ererken ABD, Avrupa'da düzeni sağlamaya 1918, 1945 ya da 1989 sonrasında olduğu kadar niyetli değil; ne jeopolitik ne de ahlaki anlamda.”

   
Rusya tehdidi olmadan yaprak kımıldamıyor

NATO'nun ezeli ebedi bir düşman imgesi olarak Rusya'dan vazgeçmemesi, Kommersant'a göre yaşlılığa bağlı inadın bir kanıtı:

“Rusya en büyük askeri bütçeye sahip beş ülke arasında yer almıyor. Londra'da yapılacak zirve öncesinde Avrupa'da kısa ve orta menzilli füzelerin konuşlandırılmasında bir moratoryum bile önermişti. Hatta Moskova yönetimi genel olarak, NATO üyelerine saldırgan olduğu yönünde bir gerekçe vermemek için büyük çaba gösteriyor. ... Elbette 'Rus tehdidi' NATO kurmaylarının diline pelesenk olmayı sürdürecek. Her ne kadar artık kimse buna ciddi ciddi inanmasa da. ... NATO'nun Rusya konusundaki bu inadı, damar sertliği olan yaşlı bir beyefendinin sevgilisine gitmesine, ama neden gittiğini unutmasına benziyor.”

Güçlü NATO için güçlü Avrupa

Danimarka merkezli Politiken gazetesi, yükümlülük üstlenen bir Avrupa'nın NATO'ya fayda sağlayacağına inanıyor:

“ABD'nin NATO'ya destek konusundaki tereddütlü tutumu sadece Trump'a indirgenemez. Gelecekteki ABD başkanları da Avrupa'nın daha fazla savunma bütçesi ayırmasını isteyecektir. NATO askeri bir işleyişe sahip olsa da, siyasi tereddütlerle karşılaşıyor. İttifakın bu yıldönümünde, Türkiye dahil tüm ortaklar, demokratik ve özgür toplumu savunmayı ve muhafaza etmeyi sürdürmekte anlaşmalı. Aynı zamanda AB'nin de kendi güvenliği için sorumluluğunu peyderpey arttırması gerek. Söylemesi kolay, yapması ise epey pahalı ve üyeleri ciddi yükümlülükler altına sokuyor. ABD ve Türkiye'ye daha az bağımlı olmak, şu sıralar kulağa pek cazip geliyor. AB açısından güvenlik politikalarında güçlü bir tutum sergilemek, NATO’nun gelecekte de güçlü kalmasına yarayacak en önemli katkı.”

Macron Rusya'ya göz kırpıyor

Emmanuel Macron, AB'nin yeni bir Rusya politikası izlemesi gerektiğini hatırlatırken, aynı zamanda Rusya'nın orta menzilli füzelerle ilgili moratoryum önerisini incelemek istediğini söyledi. NATO bugüne dek bunu reddetmişti. Köşe yazarları Fransız cumhurbaşkanının hamlesinden hoşnut değil.

Paris NATO ile AB'yi kutuplaştırıyor

Alman Deutschlandfunk gazetesi, Macron'un NATO konusunda körlemesine etrafa saldırdığını düşünüyor:

“Anlaşılan Macron, NATO ve Avrupa Birliği'ndeki ortaklarını dikkate almadan, tek bir ödün dahi vermeyen Putin ile ilişkisini normalleştirmek niyetinde. Saldırgan dış ve güvenlik politikalarıyla uluslararası inanılırlığını büyük ölçüde yitiren Putin, bu güvenilirliği yeniden inşa etmek istiyor. Merkel'in NATO olmadan Avrupa'nın savunulamayacağına dikkat çekmesi doğru bir yaklaşımdı. İskandinav ve Doğu Avrupa ülkeleri de bu yaklaşımı hemen kabul etti. Macron'un hızla Putin'le yakınlaşması, bu ülkeler için korku verici. Macron'un dış politikası NATO ile AB'yi işte böyle kutuplaştırıyor.”

ABD'yle yeni bir mesafe

Ukrayinska Pravda, Macron'un Rusya'yla yakınlaşmasından olduğu gibi ABD'den uzaklaşmasından da rahatsız:

“Şimdiye kadar bütün NATO ülkeleri şu konuda mutabık kaldı: Putin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşmasını (INF) sonlandırmıştı, çünkü anlaşmaya uymayan bizzat Moskova yönetimiydi. İşte bu yüzdendir ki NATO üyesi bütün ülkeler ABD'nin, zaten uygulanmayan anlaşmadan geri çekilme kararını destekledi. Ama şimdi Fransa cumhurbaşkanı fikrini değiştirdi. Macron, her ne kadar Rusya'nın anlaşmayı ihlal ettiğini düşünse de, hemen ardından Trump'ı anlaşmayı düşüncesizce yok etmekle suçluyor.”

NATO: Doğu kanadını korku sardı

Bükreş'te yayınlanan Roman gazetesi Gândul'a göre şu sıralar yüreklere su serpecek kişi Trump:

“Macron'un açıklamasına Baltık ülkeleri ve Polonya nasıl tepki verecek? Bu durumdan aynı şekilde mağdur olan Romanya bir tavır sergileyecek mi? ABD başkanının Polonya'ya, Romanya'ya ve Baltık ülkelerine bir akşam yemeğinde hangi güvenceleri vereceğini, aynı zamanda Macron'un sözleriyle NATO'nun doğu kanadında alevlendirdiği korkuyu azaltıp azaltamayacağını da bekleyip görmek gerekecek.”

 Kaynak: Avrupa basını
     
    

LA REPUBBLICA (IT)
Merkel güçsüz olduğu bir zamanda gidiyor
La Repubblica'nın Berlin muhabiri Tonia Mastrobuoni'ye göre, Macron ile Merkel arasındaki kavga uluslararası boyuta taşınıyor, oysa bu trajedi aslında Almanya'nın iç meselesi:

“Paris ve Berlin gibi iki stratejik ortağın ayrılması hiç kuşkusuz bütün kıta için bir trajedi. Ama asıl önemlisi ve daha da kötüsü, Macron'un öncü rolünü üstlenmesiyle birlikte, Merkel'in dördüncü ve son hükümet dönemindeki korkunç ataleti ve çaresizliğinin ortaya çıkması. Oysa söz konusu dönemin Avrupa'nın mirasını devam ettirmesi düşünülmüş, ancak bu bağlamda en atıl dönem olmuştu. Merkel'i, parti içi anlaşmazlıklarla parçalanmış bir CDU ve görev başına geçen mirasçısı Annegret Kramp-Karrenbauer'i de devirme riski taşıyan ciddi bir kimlik krizi felç etti.”

Yorumlar (0)
26
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?