banner39

Paris ve Roma arasında diplomatik kriz derinleşiyor

İtalyan basını, Fransa'nın Giorgia Meloni hükümetine indirdiği ‘tokada’ dikkat ekerken Avrupalı ortaklar arasındaki ilişkilerde alışılmışın dışına çıkan Fransız resmi açıklamalarında İtalya'nın denizde mahsur kalan göçmenleri kabul etmeyi reddeden tutumu ‘insanlık görev seviyesinin altında’ olarak nitelendirildi.

Avrupa 12.11.2022, 15:42 12.11.2022, 16:12
Paris ve Roma arasında diplomatik kriz derinleşiyor

Avrupa çevrelerinde Paris ve Roma arasındaki diplomatik krizin daha da kötüleşmesine ve bunun Avrupa Birliği (AB) içindeki önemli konulara karşı ortak tutumdaki birliği etkilemesine ilişkin endişeler artıyor.

Kurtarma gemisi Ocean Viking dün öğleden sonra Fransa’nın Toulon Askeri Limanı’na demir attı. Üç haftadır gemide bulunan göçmenler burada karaya indirildi. Bu sırada Avrupalı ​​yetkililer, Fransa ve İtalya arasındaki harlı krizi azaltmak ve önümüzdeki pazartesi Brüksel'de yapılacak Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında krizin patlamasını önlemek için temasları ve çabaları yoğunlaştırdılar.

Avrupa başkentindeki diplomatik gözlemciler, krizin derinleşmesinin, 2019'da İtalya’nın popülist hükümeti döneminde iki taraf arasında patlak veren seviyeye ulaşacağından korkuyorlar. Fransa söz konusu gerilimde İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez Roma’daki büyükelçisini geri çağırmıştı.

Fransa İçişleri Bakanı Gerard Darmanin, Paris'in 57'si çocuk 234 göçmeni taşıyan gemiyi istisnai bir statü ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un talebi ile kabul etmeye karar verdiğini duyurarak İtalya'nın tutumunu uluslararası hukuk ve insanlık dayanışması hükümlerine aykırı olarak nitelendirdi. Darmanin İtalya’daki yeni hükümetin göreve başlamadan haftalar önce verdiği taahhütleri ihlal ettiğini söyledi.

İtalya Başbakanı cuma günü, ‘Fransa ile bir yanlış anlaşılma olduğunu ve Fransa’nın tepkisinin gereksiz olduğunu’ vurguladı. Fransız Bakan, ülkesinin son aylarda İtalya limanlarına indirilen ve Avrupa Dayanışma Mekanizması kapsamında Fransa'nın 3 bin 500’ünü alması planlanan göçmenleri dağıtma planını askıya almaya karar verdiğini duyurdu.

Darmanin, Almanya ve bu mekanizmada yer alan diğer Avrupa ülkelerinden Fransa’yı takip etmelerini ve şu an İtalya'da yaşayan göçmenleri kabul etmemelerini istedi. Bununla birlikte Paris daha da ileri giderek dün sabah, İtalya ile olan kara sınırı boyunca gözetimi güçlendirmek için 500 ek polis gücünün gönderildiğini bildirdi. Bu sırada İçişleri Bakanı, “Paris, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin diğer yönleri hususunda İtalya'nın tutumundan tüm dersleri çıkaracak” açıklamasında bulundu.

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra Meloni ile Roma'da görüşen ilk Avrupalı ​​lider olan Macron, İtalya Başbakanı'nın yanlış davrandığını ve iki ülke arasında ciddi bir krize neden olduğunu kaydetti. Macron, bu artan gerilim ile Meloni'nin iki taraf arasındaki bu ilk gerilimde bir zafer kazanmasını engellemeye ve İtalya'nın bu tutumunun Fransa ve Avrupa düzeyinde yansımaları olacağına dair bir mesaj göndermeye çalışıyor.

Diğer yandan Meloni, Fransa'yı kurtarma gemisini kendi limanlarına kabul etmeye zorladığı için yerel sahnede övünme fırsatı yakaladı. İtalya'nın Akdeniz'de yardım gemileri tarafından kurtarılan tüm göçmenleri kabul etmek zorunda olmadığını ve diğer Avrupa ülkelerinin de sorumluluklarını üstlenmesi gerektiğini söyleyerek geminin İtalyan limanlarına girişinin engellenmesinde ısrarcı bir tutum sergiledi.

Ancak Fransa'nın sorunu sadece İtalya ile ikili ilişkilerden ziyade göçmenlik yasasıyla ilgili yerel düzeyde dönen siyasi tartışma ile ilgili. Zira göçmenlik yasası Fransa’nın son seçimlerinde aşırı sağın rekor seviyelere ulaşan popülarite çemberini genişletmek için kullandığı temel dayanaklardan biri.

Ulusal Birlik Partisi'nin (RN) eski lideri Marine Le Pen dün yaptığı açıklamada, “Emmanuel Macron, kurtarma gemisindeki göçmenlerin bir Fransız limanına indirilmesini ilk kez kabul ederek, kitlesel ve kaotik göçü sona erdirmek istediği yönündeki iddialarına inanılmasını engelleyen trajik bir ihmalkarlık mesajı gönderiyor” ifadelerini kullandı.

İtalya’nın tutumuna gelince, bu, Meloni'nin hükümetteki müttefiki ve sağ kanat cephesinin liderliğindeki rakibi Matteo Salvini’yi ekarte etmesine izin veriyor. Salvini, yakın bir zamanda yeni başbakan karşısında kaybettiği popülerliğini yeniden kazanmaya çalışmak için böyle bir fırsat kolluyordu.

Meloni, Salvini'nin İçişleri Bakanlığı ile ilgili talebine yanıt vermeyi reddetmesine rağmen Salvini kendisine yakın olan ‘kurt’ lakaplı Matteo Piantedosi’nin İçişleri Bakanlığı’na atanması konusunda ısrar etmişti. Muhtemelen İtalyan hükümetinin göçmenlik politikasını Salvini yürütüyor.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ‘anlayışla yönetilen iki dost ülke arasında Fransa’nın böyle bir tepki göstermesinin abartılı olduğunu’ söyleyerek iki taraf arasında diyalogun önünü açacak bir alan oluşturarak tansiyonu düşürmeye çalıştı. Muhalefetteki Demokrat Parti lideri ve eski Başbakan Enrico Letta da şu değerlendirmede bulundu:

“Giorgia Meloni'nin son iki hafta içinde, özellikle İtalya'nın Fransa gibi tarihi ve geleneksel bir müttefiki ile olan ilişkileri açısından yaptığı hatalar sadece tehlikeli değil, aynı zamanda trajik ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen davranışlardır.”

Avrupa Komisyonu yetkilileri, bu krizin yeni İtalyan hükümetini AB içinde yalnızlaştırıp zayıflatacağından ve Avrupalı ​​ortakların dayanışmasına ve desteğine umutsuzca ihtiyaç duyulduğu bir zamanda büyük kararların alındığı konumdan uzaklaştıracağından korkuyor.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?