Tatar sürgününün 72. yılında da Kırım işgal altında

Kırım’ın yerli halkı Tatar Türkleri, tarihlerindeki en acı olaylardan 18 Mayıs 1944'teki sürgünün 72. yılında yine Rus işgali ile karşı karşıya

Tatar sürgününün 72. yılında da Kırım işgal altında

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Kırım’ın yerli halkı Tatarlar, tarihlerindeki en acı olaylardan 18 Mayıs 1944'teki sürgünün 72. yılında atalarını anmak için tören dahi düzenleyemiyor.

Verimli toprakları, tarihi ve doğasıyla Karadeniz'in önemli bölgesi Kırım, stratejik konumuyla Rusların tarih boyunca hiçbir zaman vazgeçemediği yer oldu. Kırım yarımadasının sahibi Tatarlar için acı yolculukların başlangıcı 1783 yılındaki Rus işgaliyle başladı. Kırım Hanlığı'nın yıkılmasıyla buradaki toprakları beğenen ve kendine yazlık yapmak isteyen Rus zenginler, Tatarlar'ın elindeki arazileri alarak onları göçe zorladı.

Tatarların boşaltmak zorunda kaldığı topraklara, Rusya’nın iç vilayetlerinden gelenler, Almanya, Bohemia, Estonya, İtalya’dan göçmenler yerleşti. Yarımadadaki Kırım Tatar nüfusu hızla azalmaya başladı.

SOYKIRIM GİBİ SÜRGÜN

Kırım Tatarları, tarihlerindeki en derin acıyı 2. Dünya Savaşı döneminde yaşadı. Nazilerle savaşan Sovyetler Birliği, Tatarların Almanlar ile işbirliği yaptığı iddiasıyla sürgün kararı aldı.

Stalin'in kararıyla 18-20 Mayıs 1944'te yaklaşık yarım milyon Kırım Tatarı sürgün edildi. Gece yarısı yanlarına eşyalarını bile almasına izin verilmeyen Kırım Tatarları, hayvanların taşındığı vagonlara bindirildi, Ural dağlarıyla Sibirya ve Orta Asya çöllerine sürüldü.

Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan, Mari Sovyet Sosyalist Özerk Cumhuriyeti’ne yiyecek ve içecek verilmeden yapılan zorunlu yolculukta binlerce Kırım Tatarı havasızlıktan ve açlıktan hayatını kaybetti. Bu süreç dolayısıyla ölenlerin sayısı 200 bini buldu.

Tatarlar 10 yıl boyunca sürgün bölgelerinden birkaç kilometre dahi uzaklaşmalarına izin verilmedi. Aileleri parçalanan, birbirlerine kavuşamayan ve sürekli insanlık dışı muamelelere tabi tutulan Tatarlar, adeta yok edilmeye çalışıldı.

Kırım Tatar aktivistlerinin verilerine göre nüfusun yaklaşık yüzde 46'sı bu zaman diliminde hayatını kaybetti. Sürgünde hayatta kalanlar ise Sovyetlerin büyük ölçekli projelerinde, ağır işlerde çalıştırıldı.

Kırım Tatarlarının SSCB’nin farklı bölgelerine dağıtılması, temel eğitimini anadilinde alma imkanının olmaması, halkı milli kimliğini kaybetme ve yok olma eşiğine getirdi. Sürgün yerlerinde zorla tutulan Kırım Tatarları, milli kimliklerinin yanı sıra dini bilgilerini de unutuyordu.

Kırım Tatar nüfusunun azalmasına rağmen 1944'teki sürgünden önce Kırım Tatar dilinde eğitim veren okullar, camiler vardı. Sürgünden sonra ise yarımadada Kırım Tatar dilinde eğitim veren tek bir okul, cami, türbe kalmadı.

GİTMEK Mİ ZOR, KALMAK MI?

Kırım Tatarlarının çileli tarihinde 1967-1968 yılları, anavatana dönüş olarak kaydedildi. Bu dönemde yaklaşık 250-300 Kırım Tatar aile, SSCB’nin özel izniyle sürgün yerlerinden Kırım’a döndü ancak yarımadanın verimsiz, sarp arazilerine yerleşebildi.

Aynı dönemde Kırım'a izinsiz gelen Tatarlar, ev satın almalarına rağmen yarımadanın dışına atıldı. Bunların çoğu Ukrayna’nın Kırım'a yakın Herson ve Rusya’nın Krasnodar bölgesine yerleşti.

Yasağa rağmen eski topraklarına dönmeyi başaran Kırım Tatarlarının 1985-1986 yıllarındaki sayısı 17 bine ulaştı.

Mihail Gorbaçov’un SSCB Devlet Başkanlığı döneminde başlatılan Perestroyka (yeniden yapılanma) reform hareketiyle Sovyet rejimi gevşedi ve Tatarların Kırım’a dönme mücadelesi hız kazandı.

Kırım Tatarları, 1987-1989 yıllarında sürgün yerlerinde, Moskova’da ve Kırım’da büyük eylemler yaptı, SSCB yönetiminin dönüşlerini engellemeye devam etmesi üzerine toplu şekilde Kırım’a gelmeye başladı.

Şu anda yaklaşık 150 bin Kırım Tatarının sürgün yerlerinde kalmaya devam ettiği, bunların çoğunun da Özbekistan ve Rusya’nın Krasnodar bölgesinde yaşadığı belirtiliyor.

Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılmasıyla Rusya nükleer silahların iadesi karşılığı Kırım'ın Ukrayna sınırları içinde özerk olarak kalmasını kabul etti.

Açık mavi ve sarı renkli bayrak altında yaşarken bazı kültürel sorunlarını çözüme kavuşturan Kırım Tatarları, özel mülkiyet için toprak verilmesi sorununu aşamadı.

YENİ DÖNEM, YİNE RUSLAR

213 yılının kasım ayında Ukrayna'nın başkenti Kiev'de başlayan protestolar sonunda Kırım Özerk Cumhuriyeti'ne de sıçradı ve Rus yanlısı Kırım Parlamentosu önce tek taraflı bağımsızlık, 16 Mart 2014’te yapılan referandumdan sonra da Rusya'ya bağlanma kararı aldı.

Yarımadadaki Rus yanlılarının bu kararını paylaşmayan Tatarlar, tarihlerinde acıyla hüzünle eşanlam taşıyan Ruslardan yana değil Ukrayna'dan yana tavır aldı.

Kırım’ın mevcut yönetimi, Kırım Tatarlarının lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırım’a girişini yasakladı. Moskova'nın atadığı Kırım Başsavcısı Natalia Poklonskaya Kırım Tatarları Milli Meclisi'ni kapatma kararı aldırdı.

İki yıldır Kırım Tatarları sürgünün yıldönümünde toplu anma etkinlikleri dahi düzenleyemiyor. Bu konuda düzenlenecek tüm eylemler yasak kapsamına alındı. Sadece camilerde duaya izin veriliyor.

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2016, 14:30
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35