banner39

Yunanistan'ın asıl sıkıntılı günleri ileride

Yunanistan'ın AB ve IMF'den alacağı kredinin ilk dilimi onaylanırken uzmanlar ülkede asıl sıkıntının kredinin geri ödenmesinde yaşanacağını savunuyor

Avrupa 13.12.2012, 14:23 13.12.2012, 14:44
Yunanistan'ın asıl sıkıntılı günleri ileride

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Yunanistan aylardır, AB ve IMF'den gelecek kredi diliminin peşinden koşuyor.

Hükümet kredi için onay alabilmek uğruna AB ile zorlu pazarlıklar yürütüyor. Yunan kamuoyu ise kredinin uzun bir süre gelmemesi halinde Yunanistan'ın iflas edip etmeyeceğini tartıştı.

Yunanistan 31,5 milyar euroluk kredi dilimini alabilmek için 13,5 milyar euroluk tasarruf paketini meclisten geçirdi. 100 binden fazla protestocunun sokaklara çıkması, hükümete geri adım attırmadı. Hükümet kemerleri iyice sıkmak adına, maaşları düşürmek, emeklilik yaşını 65'ten 67'ye yükseltmek, kıdem tazminatlarında kesintiye gitmek, on binlerce memurun işten çıkarılması gibi kararlara imza attı.

Bu kararların ardından, Yunanistan beklediği onayı hemen alamadı. Yunanistan'a memorandum şartlarını yerine getirmek için Atina'nın isteği doğrultusunda 2 yıl daha ilave müddet tanınacaktı ancak bunun da bir maliyeti olacaktı. IMF ve başta Almanya olmak üzere euro bölgesi ülkeleri bu bedeli kimin ödeyeceği konusunda bir türlü anlaşamıyordu. Bu kez de Atina tüm gerekli adımları atmış olmasına rağmen, kreditörler arasındaki anlaşmazlık nedeniyle onay gecikti.

Yunanistan beklediği onayı 26 Kasım’daki eurogroup toplantısında aldı. Hatta Yunanistan'a 31,5 milyar euroluk değil, 43,7 milyar euroluk bir kredi dilimi verilmesine karar verildi. Bunun 34,4 milyar eurosu 13 Aralık’a kadar ödenecek, geri kalan 9,3 milyar eurosu ise 2013'ün ilk çeyreğinde üç taksit halinde verilecekti. Toplantıda, Yunanistan'ın aldığı kredilere ödenecek faizlerin düşürülmesi, Avrupa Merkez Bankası'nın Yunanistan'a verdiği kredilerden elde ettiği kârdan vazgeçmesi, Yunan tahvillerinin tekrar satışa sunulması gibi kararlar da alındı.

YUNANİSTAN'DA YOKSULLAŞMA

Pek çok ekonomiste göre bu günler Yunan halkı için iyi günler... Asıl sıkıntı, alınan kredilerin ödenmesi sırasında yaşanacak. Atina sokaklarındaki tablo ise krizin etkilerinin sokakta iyiden iyiye hissedildiğini gösteriyor. Yoksullaşma halkın tüketim alışkanlıklarını da yavaş yavaş değiştiriyor...

2011 yılında Yunanistan'da kişi başına düşen GSMH 26.000 dolardı. Fakat artan vergiler ve azalan maaşlar, yaşama mücadelesini her geçen gün biraz daha zor kılıyor. Sonuç ise, daralan ekonomi ve azalan tüketim. Teker teker kapanan dükkânlar krizin en büyük habercisi... Çoğu kişi eskiden olduğu gibi haftada üç dört kez yerine, şimdi haftada bir kez dışarı eğlenmeye, yemek yemeğe çıktığını anlatıyor.

Vergilere her geçen gün bir yenisinin eklendiği, vergi oranlarının artırıldığı ülkede gayrımenkul ve vasıta sahibi olmak da artık büyük bir yük. Otomobillerin taşıt pulu vergilerine getirilen zamlar, evinde iki otomobil bulunduran ailelerin otomobillerden birini satmasına neden oluyor. Çok benzin yakan, vergisi yüksek otomobiller ise ilk satılanlar arasında. Bu yüzden ikinci el lüks otomobil piyasasında fiyatlar gitgide düşüyor. Bir zamanların 10 bin euro'dan alıcı bulan arabaları, bugün 5 bin euroya alıcı bulamıyor. Yoksullaşmanın bir diğer büyük habercisi ise, Atina'daki dükkânlar. İşsiz ve parasız kalan insanlar altın, gümüş ve mücevherlerini getirip dükkânlarda bozdurabiliyor. 14 ayar altının gramına ortalama 16 euro veriliyor. Bıçağın kemiğe dayandığı yerde halk birikimlerini tüketiyor. Şimdilik yoksul bir halktan bahsetmek mümkün olmasa da, düşen hayat standartları halkın gözünü korkutuyor.

SAMARAS DÖNEMİ

Yunanistan'da düşen hayat standartlarının sorumlusu olarak gösterilen elbette hükûmetler oldu. Önce Papandreu ve ardından Papadımos hükûmetleri muhaliflerın hedefindeydi. Ülkeyi iflasa itmekle suçlanan 2 liderin ardından, Andonis Samaras iktidara geldi.

Başbakan Samaras, ana muhalefet lideriyken, krizin başladığı ilk günden itibaren hem Papandreou hem de Papadimos hükûmetlerini eleştiri yağmuruna tuttu. Her iki lideri de troyka ile iyi pazarlık yapamamakla, ülkeyi iflasa sürüklemekle suçladı. Kredi alabilmek için gidilen adres yine avrupa birliği ve IMF oldu. Bu kredileri alabilmek adına yine kemerler sıkıldı, vergiler artırıldı. Samaras sokaktaki kalabalığın öfkesine rağmen üçüncü memoranduma imzayı attı. Samaras ülkedeki birçok değişikliğin de mimarı oldu. Samaras'ın iktidardaki ilk icraatlarından biri kaçak göçmenlerle mücadeleydi. Polis atina sokaklarında kaçak göçmen avına başladı. Yakalananlar göçmen tutuklu merkezlerine götürüldü, bir kısmı ülkelerine gönderildi.

Samaras, Pasok iktidarında göçmenlere verilen hakları da geri almak istedi. Pasok hükümetinin yabancılara Yunan vatandaşlığı verilmesinde sağladığı kolaylıkların kaldırılmasını talep etti. Samaras'ın yapılmasını istediği düzenlemelerden biri de bir suç işlemeleri halinde kaçak göçmenlere, Yunan vatandaşlarına ve yasal göçmenlere göre daha ağır cezaların verilmesiydi. Yunan polisi sokaklardaki eylemcilere karşı tavrını da sertleştirdi. Samaras döneminde polis, eylemcileri dağıtmak için ilk kez tazyikli su kullandı. Samaras, Troyka'nın istekleri doğrultusunda vergi kanununun da elden geçirilmesini istedi. Çok çocuklu ailelere uygulanan vergi muafiyetlerinin kaldırılması, yıllık 26 bin euro ve üzerindeki gelirlerden yüzde 45 vergi alınması, vergi kaçıranlara verilen hapis cezalarının ertelenmemesi gibi radikal değişiklikler yeni vergi reformu çerçevesinde gündeme geldi. Samaras hükümeti şimdiyse 250 m2'ye kadar olan ve bir zincire dâhil olmayan dükkânların pazar günleri de açık olmasına imkân tanıyan bir kanun değişikliğine hazırlanıyor. Diğer dükkânlara ise yıl boyunca 7 kez pazar günü açık olma imkânı tanınacak.

2013 yılı ise yeni zamlara gebe. Elektriğe ve otobüs biletlerine yapılacak yüzde 25'lik zamlar kapıda...

banner53
Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü