'İnsanlar bütün Afrikalı çocukların kötü olduğunu düşünüyor'

Sudan'da çıkan savaşın ardından Avustralya'ya göç eden aile yabancı bir ülkede sağlıklı bir genç bir nesil yetiştirmek için çabalıyor

'İnsanlar bütün Afrikalı çocukların kötü olduğunu düşünüyor'

Avustralya'da yaşayan Sudanlı aile, insanların medyada gösterilenlerin de etkisiyle tüm Afrikalı gençlerin kötü olduğunu düşünmesinden duydukları üzüntüyü paylaştı.

Kadiga ve Youssif, bazı çocukların kendi çocuklarını gezerken gördüğünde neler hissettiklerini biliyorlar. Hepsi de televizyon ekranlarında ve sosyal medya paylaşımlarında gördükleri 'Afrikalı' imajının etkisinde. Bazen bir bakıcıdan, “Gözümü senin üzerinde görüyorum” yazan bir bakış oluyor.

Çocuklar dışarıdayken ve Melbourne’dayken kendilerini hep ötelenmiş hissediyor.

Kadiga, “Afrikalı çocuklar bazen kötü şeyler yapıyorlar ve tüm Afrikalı çocukların kötü olduğunu düşünüyorlar” diyor. “Bazen Avustralyalı insanlar, siyah çocukları görürlerse, dört veya beş tanesi, bir çete olduklarını düşünüyorlar, korkuyorlar. Üzgün ​​hissediyorum, mutlu olamazsın ki. Çocuklarına güveniyorsun - ama bize Afrika halkına güvenmiyorlar. ”

Kocasının küçük kardeşi Elssaied, başını sallayarak destekliyor Kadiga'yı, “Şehre giderseniz ve nereden geldiklerini soruyorlarsa, Sudan diyorum, korkuyorlar. Bazen Sudan'dan olduğumu söylemekten korkuyorum, bilseler muhtemelen yanımdan kaçacaklar” diyor.

2016'da bir gece, Kadiga ve Youssif'in beş çocuklarından biri olan 19 yaşındaki Mohamed, çalıntı bir araç için sorgulanmak üzere polis tarafından gözaltına alındı. Mohamed, birkaç polis aracı ile birlikte gözaltına alındığı zaman, kendisinin evlerinin yakınındaki bir fast food restoranında arkadaşlarıyla yemek yediğini söyledi.

Mohamed, “Arabadan çıkmadan 'Eller yukarı' diye bağırdıklarında ilk başta bunun bir şaka olduğunu düşündüm. Sonra ise kızdım.” diye anlatıyor olay gecesini.

silahlı soygun şüphesiyle gözaltına alınan oğluna saatlerce telefonla ulaşamayan Kadiga oğlunun ertesi sabah suçsuz bulunarak serbest bırakıldığını söyledi.

Yabancı bir ülkede bir genç yetiştirmenin zorlukları

Bir gencin yetiştirilmesi zor bir iştir, ancak yeni bir ülkede baştan başlamak daha da zordur. Dil farklıdır. Kültür farklıdır. Okullaşma farklıdır. Disiplin farklıdır.

Başta kendileri için mücadele ederken çocuklarına nasıl yardım edebilirler?

Kadiga, ebevenyleri eğiten bir sivil toplum kuruluşunun eğitimlerine katılıyor. Güçlü çocuk yetiştirmek isteyen güçlü annelerden olabilmek için.

Yabancı bir ülkede kendilerini güçsüz hissederken bir yandan Avustralya'da yeni bir yaşam inşa etmenin zorlukları ile başa çıkmak için birlikte çalışıyorlar.

Kursta ebeveynler için temel ingilizce eğitimi alan anneler çocuklarının ev ödevlerine yardım etmekten arazi yasalarına günlük yaşamda ihtiyaçları olacak her türlü bilgiyi burda öğreniyorlar.

Okulda kendisine kötü davranıldığı için okula gitmek istemeyen bir çocuğu olduğunu söyleyen bir annenin bu durumu okul müdürü ile konuşabilmek için bile en azından dil engelini aşması gerekiyor.

Kursa katılan başka bir kadın da "eğer ben dil bilmezsem çocuğumun ödevlerine nasıl yardımcı olabilirm ki? " diyor.

Dandenong'da Yahudi misyonerler bir Hıristiyan kilisesinin duvarları içinde çoğunlukla Müslüman olan bir grup kadını bir araya getiriyor. Bir kadın ayakkabılarını çıkarıp ibadet ederken diğeri renkli camlı bir pencerenin parıltısında mum ışığında dua ediyor.

Bir kadın, “Topluluğumuzda kötü şeyler yapan insanlar var. Ama olumlu bir çok  şey de yapılıyor, onlara iyi şeyleri gösterebiliriz.” diyor.

Annelik bütün ülkelerde aynıdır

Çocuklarının medya ve daha geniş toplum tarafından nasıl görüldüğünün ağırlığını hisseden Sudanlı annelerden biri, “Bizler, Avustralya'daki her ebeveyn gibi ebeveyniz. Çocuklarımızı okul için sabahları uyandırıyoruz, onlara öğle yemeği yapıyoruz. Onlar iyi çocuklar. Gelecekte Avustralyalı olarak tanınmasını istiyoruz. Afrika veya Sudanlı olarak değil. ” diyor.

Aile içi futbol ve islami eğitim

Haftanın çoğu gecesinde, çocukların programlarının durumuna ya da taleplerine göre basketbol, ​​futbol, ​​İslami dersleri rutin haline getirmiş aileler.

Kadiga ve Youssif' çocukları için hayal edebileceklerinin en iyisini istiyorlar. Savaşın patlak verdikten sonra Darfur'dan kaçalı uzun yıllar olmuş.

Ailenin büyük oğlu Mohamed birçok insanın “Afrikalı genç” terimini duyduklarında yüzlerindeki ifadenin değiştiğini gördüğünü ve "hakkımızda hiç de iyi şeyler düşünmediklerini anlıyorum" diyor.

“Bazen arkadaşımla yürürken, yoldan geçen insanların benden kaçtıklarını görürüm. Ben üzülürüm. Ben iyi bir insanım. Benden korkman için bir sebep yok. İnsanları dış görünüşlerine göre kalıplara sokmamalısınız. Bir kitabı kapağına göre yargılayamazsın. ”

diyen Mohamed, “Sadece devam etmelisin” diyor. "Ben zekiyim. İnsanlarla nasıl etkileşimde bulunacağımı biliyorum. Buna odaklanırsam, başarırım ” diyor.

Başbakan Turnbull'un "Sudan çeteleri" sözü

Bu yılın başlarında, İçişleri Bakanı Peter Dutton, Melbourne halkının “restoranlara gitmek için korktuğunu” söyledi ve son zamanlarda Başbakan Malcolm Turnbull, Melbourne'da “Sudan çeteleri hakkında gerçek bir endişe” olduğunu yineledi.

Victoria'daki genel suçun sadece küçük bir kısmı Sudanlı veya Güney Sudanlı bir kişi tarafından işlenirken, suç istatistikleri suç oranlarının daha geniş nüfustaki sayılardan altı kat daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

Kadiga ve Youssif'in ailesinin yaşadığı Brimbank yerel yönetim bölgesinde Sudanlı gençler, 2016-17 döneminde bu yaş grubu için toplam 703'ten 92'sini gerçekleştirdi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2018, 15:54
YORUM EKLE

banner39