banner15

Arınç'a Bosna Hersek'te fahri doktora unvanı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a, Bosna Hersek’in Zenitsa Üniversitesi tarafından hukuk alanında fahri doktora unvanı tevdi edildi.

Arınç'a Bosna Hersek'te fahri doktora unvanı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Ülkenin orta kesimlerindeki Zenitsa kentinde bulunan Bosna Tiyatrosu’ndaki törene, Zenitsa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevad Zeçiç, rektör yardımcıları, dekanlar, Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Ahmet Yıldız, siyasiler, farklı üniversitelerin rektörleri, diplomatlar ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Üniversitelerinin tarihindeki ilk fahri doktora ünvanını Başbakan Yardımcısı Arınç’a verdiklerini söyleyen Zeçiç, “Bu, üniversitemizle Türkiye arasındaki iyi işbirliğinin bir meyvesidir” dedi.

Zeçiç’in ardından kürsüye gelen Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halid Kurtoviç, “iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve üniversitenin gelişimindeki katkısı” nedeniyle, 25 Mayıs 2013 tarihinde, Arınç’a fahri doktora unvanı verilmesini kararlaştırdıklarını söyledi.

Fahri doktora diplomasını üniversite rektörünün elinden alan Arınç, törende yaptığı konuşmada, Zenica Üniversitesince kendisine fahri doktora ünvanı verilmesinden büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti.

Bosna Hersek’i birçok kez ziyaret ettiğini ancak Zenitsa kentine ilk kez şubat ayında gelme fırsatı bulduğunu belirten Arınç, bu ziyaret kapsamında üniversitede bir konferans verdiğini hatırlattı.

''Zenica'ya neden 'göz bebeği' dendiğini o zaman bizzat hissetmiştim'' diyen Arınç, yazar Elif Şafak'ın bir kitabından alıntı yaparak şunları söyledi:

''Gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakında görmek istemez. Aşık olunca da büyür göz bebeği; demek ki aşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka 'göz bebeğim' diye hitap edilir.''

Zenitsa kentinin de Bosna Hersek'in yüreğinde, yeşilliklerin arasında, nazlı bir güzel olduğunu kaydeden Arınç, ''Şahsıma layık gördüğünüz fahri doktora ünvanı ile ben de bu güzelliğin bir parçası oldum. Türkiye'de, uzakta olsam da bu dostluk nişanemiz bana hep sizleri hatırlatacaktır'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, konuşmasına şöyle devam etti:

''Balkanların gözbebeği Zenica ve incisi Bosna Hersek'in yakın dönemde yaşadığı acıları atlatarak, ekonomik ve sosyal açıdan gösterdiği gelişimi takdirle izliyorum. Bu süreçte tabi ki sıkıntılar da mevcuttur. Ancak sıkıntılar birlik, beraberlik, azim ve çok çalışmayla aşılabilir. Çok etnikli, çok dinli ve çok kültürlü olan Bosna Hersek'te bu özelliklere ilaveten başta siyasiler olmak üzere tüm halkın birlikte yaşama ruhunu korumaya ve ortak geleceklerini birlikte inşa etmeye yürekten inanmaları önemlidir. Biz Türkiye olarak Balkanlar'da barış ve istikrarın tesisi, diyalogun sağlanması için elimizden gelen katkıyı sağlamaktayız. Türkiye'nin dostane girişimleriyle başlatılan Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan ve Türkiye-Bosna Hersek-Hırvatistan üçlü süreçleri de yine bu amaca yönelik olarak yürütülmektedir. Bahsettiğim bu süreçler, topyekün Balkanlar'ın, özelde ise Bosna Hersek'in güvenliği, istikrarı ve kalkınması açısından önemli adımlardır. Türkiye, Bosna Hersek'le mükemmel düzeyde seyreden siyasi ilişkilerinin ekonomi, ticaret, çevre, doğal afetlerle mücadele, eğitim, kültür ve turizm alanlarında da çeşitlendirilip derinleşmesinden büyük memnuniyet duymaktadır. Türkiye, Bosna Hersek'i can dostu ve hatta kardeşi gibi görmektedir. Bu durum büyük ölçüde ortak tarihe ve kültüre dayanmakla birlikte, bu duyguların hala çok sıcak ve samimi olması, iki ülke arasındaki özel bağı göstermektedir. Biz bu kardeşlik hukukunun gereği olarak Bosna Hersek'in ekonomik kalkınmasına büyük önem veriyor, elimizden gelen desteği sağlıyoruz. Türkiye, bütün kurum ve kuruluşlarıyla Bosna Hersek'in yanındadır. Siyasi düzeyde, Bosna Hersek'in güvenlik ve esenliği açısından önem taşıyan NATO ve Avrupa Birliği (AB) üyelik hedefini destekliyor, bu amaç doğrultusunda çalışıyoruz.''

Arınç, Türkiye'nin bu yardımlarını gönülden ve karşılıksız bir şeklide yaptığını vurgulayarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin halktan halka, kalpten kalbe olduğunu ve üzüntülerinin de sevinçlerinin de bir olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, bundan yaklaşık 10 gün önce, Bosna Hersek A Milli Futbol Takımının Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupasına katılmayı garantilemesi üzerine yapılan kutlamalarda, Bosna Hersek bayrağının yanında, Türk bayrağının da açılmasını büyük bir sevinç ve mutlulukla takip ettiğini ifade etti. Arınç, Bosna Hersek milli takımını tebrik ettiğini belirterek, ''Biz Dünya Kupasına katılma hakkını elde edemedik. Ancak 75 milyonluk Türkiye'nin Dünya Kupasında destekleyeceği ve kalbinin birlikte atacağı ülke Bosna Hersek'tir'' dedi.

ALİYA'YI HATIRLAYINCA DUYGULANDI

Başbakan Yardımcısı Arınç, konuşmasının sonunda, bu topraklardan geçmişte çok sayıda siyasetçi, devlet adamı, asker, sporcu ve bilim adamının yetiştiğini hatırlatarak, ''Vefalı olmak zorundayım. Bunlardan biri de Aliya İzzetbegoviç'tir'' dedi.

Türkiye'de, kadın ve çocuklar da dahil herkesin Aliya'yı tanıdığını ve sevdiğini belirten Arınç, Aliya'nın günümüzde de unutulmaması gereken öğütler bıraktığını kaydetti.

Arınç, konuşmasının sonunda, Aliya İzzetbegoviç'e ait şu önemli ve tarihe geçen sözlerini salondakilerle paylaştı:

''Nefrete nefretle cevap vermeyin, Bosna için nefret çıkmaz sokaktır. Nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor. Bosna'nın özünü de zedeliyor. Hiçkimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam, sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın, ama onunla da yaşamayın. Bizler insan olmaya ve insan kalmaya çalıştık ve başarılı olduk. Ancak bunu, birilerinden dolayı yapmadığımızın altını çizmeliyim. Kendimizden dolayı insan kalmaya çalıştık, başkalarından dolayı değil. Onlara hiçbir şey borçlu değiliz. İnsan olmak, insan kalmak Allah'a ve kendimize karşı sorumluluğumuzdur, onlara karşı değil. Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için, gökyüzünün öğretmeni olmak lazım. Hukuk benim için sadece bir meslek değil, inancım ve yaşam tercihim ve hayat felsefem. Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız, kin ve intikam peşinde koşmayacağız.''

YEŞİLAY'IN BOSNA HERSEK TEMSİLCİLİĞİ İÇİN İMZALAR ATILDI

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bosna Hersek'teki temasları kapsamında, Yeşilay Cemiyetinin Bosna Hersek temsilciliğinin kurulması için protokollerin imzalandığı törene katıldı.

Arınç, temasları kapsamında ayrıca, Zenitsa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevad Zeçiç'i makamında ziyaret etti. Daha sonra, Felsefe Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçen Arınç, burada Türkçe öğrenen öğrencilerle sohbet etti. Arınç, fakülte içinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Yunus Emre Türk Kültür Merkezi işbirliğinde kurulan Fethi Gemuhluoğlu Kütüphanesinin de açılışını yaptı.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Bosna Hersek ziyaretinin ikinci gününde Mostar kentinde temaslarda bulunacak.

 

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2013, 20:59
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48