banner15

DNA merkezinde 20 bin kişinin kimliği belirlendi

Bosna-Hersek'te, Sırp katliamı kurbanlarından 20 bin kişinin kimliği daha DNA merkezinde belirlendi.

DNA merkezinde 20 bin kişinin kimliği belirlendi


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Bosna-Hersek'in Tuzla kentinde 1996 yılında dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'un girişimleriyle kurulan DNA merkezi sayesinde, ülkede 1992-1995 yılları arasındaki savaşta katledilen ve cesetleri toplu mezarlara gömülen 20 bin kişinin kimliği belirlendi.

Avrupa'da İkinci Dünya Savaşından sonra en ağır katliamlarının yapıldığı Bosna'daki savaşta katledilen savunmasız sivil halkın önemli bir kısmı, katilleri tarafından "bir daha bulunmamak üzere" toplu mezarlara gömüldü. Savaşın ardından Bosna-Hersek devleti bünyesinde kayıp insanların bulunması amacıyla Toplu Mezarları Araştırma Komisyonu kuruldu.

Amor Maşoviç'in başkanlığında halen çalışmalarını sürdüren bu komisyon sayesinde 20 binin üzerinde insanın cesedine ulaşıldı. Ancak cesetlerin birçoğunun parçalanmış olması, üzerlerinden kimlik çıkmaması, komisyonun çalışmalarını çok güç durumda bıraktı.

Kurbanların kimliklerinin tespiti konusundaki zorluk üzerine Clinton'un girişimleriyle Uluslararası Kayıp Kişiler Komisyonu (ICMP) bünyesinde Tuzla kentinde DNA Laboratuvarı kuruldu.

Laboratuvar, 14 yıldır Bosna savaşında yakınlarını kaybeden aileler için kimlik tespiti konusunda "umut ışığı" oldu. Laboratuvar sayesinde, toplu mezarlardan çıkarılan cesetlerin kimlik tespiti yapılıyor ve cesetler ailelere teslim ediliyor.

Bosna Hersek'in Priyedor, Foça, Vişegrad, Srebrenitsa başta olmak üzere diğer kentlerinde şu ana kadar 407 toplu mezardan çıkartılan cesetlerin kimlik tespiti Tuzla'daki bu laboratuvarda yapıldı.

ICMP'nin moleküler biyoloji, adli patoloji, antropoloji ve arkeoloji uzmanları, hızlı ve güvenilir çalışmalarıyla başta Srebrenitsa şehri olmak üzere Bosna-Hersek'te katledilen 20 bine yakın kişinin DNA analizini yaparak, kimliklerinin belirlenmesini sağladı.

Çalışmalarına din, dil, etnik gibi konulardan uzak devam eden uzmanlar, ICMP'nin Tuzla'daki laboratuvarında, Kosova, Sırbistan ve Hırvatistan'da da kaybolan kişilerin kimlik tespitini yapıyor.

Tuzla DNA Laboratuvarı yetkilileri, çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgiler vererek, görüntü alınmasını sağladı.

Bosna-Hersek Toplu Mezarları Araştırma Komisyonu Merkezi yetkililerince tespit edilen, mezarlardan çıkartılan cesetler ve kemik parçaları ilk olarak DNA Merkezine getiriliyor. Kemik parçaları içten ve dıştan temizlenip yakınlarından alı nan kan örnekleriyle beraber eşleştirme süreci için hazırlanıyor. Kayıp yakınlarının kan örnekleri, toplu mezarlardan çıkartılan kemiklerle eşleştiriliyor. Bu süreç, yıllar boyunca toprak altında kalmış kemiklerde DNA tespitinin güçleşmesi ve yeni kemik parçalarına ulaşabilmek için farklı toplu mezarların açılmasını beklemek yüzünden uzayabiliyor. Daha sonra kimlik tespiti yapılan cesetler ve kemik parçaları kurbanların ailelerine teslim ediliyor.

DNA Merkezi yetkilileri, bugüne kadar kayıp yakını 70 bin kişiden kan örneği aldıklarını ve bunları özel dosyalarla şifrelediklerini kaydetti. Yetkililer, bu dosyalarda, ayrıca kayıp kişinin sağken fiziki görüntüsü ve geçirdiği hastalıkları hakkında yakınlarından alınan detaylı bilgilerin de yer aldığını bildirdi.

İşlemlerin isim kullanılmadan kayıp kişilerin dosyalarına verilen şifrelerle adlandırıldığına işaret eden yetkililer, böylece kişilerin genetik bilgilerinin korunduğunu vurguladı.

DNA Laboratuvarı bünyesinde, sadece Srebrenitsa kurbanları için açılan Podrinye Kimlik Tespit Merkezi bulunuyor. Bosna-Hersek'teki savaşta Temmuz 1995'te katledilen ve çoğu erkek olan 10 bine yakın Srebrenitsalının 15 yıl sonra açılan toplu mezarlardan çıkartılan kemik parçaları, kıyafetleri, yanlarında taşıdıkları eşya, Podrinye'deki merkeze getirilerek, kimlik tespit işlemleri başlatılıyor.

Çalışma sırasında öldürülen kişilerin yakınlarıyla sürekli irtibat halinde olduklarını söyleyen Podrinye Merkezi Proje Sorumlusu Emina Kurtaliç, yaptığı açıklamada, "Kurbanların yakınları bize çok güveniyor ve bizden gelen her haber yakınlar için bir umut ışığı oluyor" dedi.

Kurtaliç, kurbanların yakınlarının en çok kaybettikleri değerlere bir mezar yeri hazırlamak istediklerini belirterek şunları kaydetti:

"Aileler, katledilen yakınlarını, insana yakışır gibi toprağa vermeyi istiyor. Bu da onların en doğal hakkıdır. Biz de çalışmalarımızla ailelere bu konuda yardımcı oluyoruz. Ancak kimlik tespit süreci bazen 1-2 yıl da sürüyor. Örneğin bir kişiye ait kemik parçalarını farklı toplu mezarlarda buluyoruz, ya da sadece 1 kemik parçasını bulabiliyoruz. Çünkü katiller öldürdükleri kişilerin cesetlerini buldozerlerle farklı farklı bölgelere taşıyarak cesetleri parçalamışlar. Toprağın üzerinde kalan ceset parçalarını da vahşi hayvanlar farklı yerlere götürmüş. Biz farklı noktalarda bulunan cesetleri DNA çalışmalarıyla bir araya getirip ailelere teslim ediyoruz. Bu süreç elbette kolay değil, ancak şu ana kadar bu yöntemle 20 bin kişinin kimlik tespiti yapıldı."

Emina Kurtaliç, kimlik tespiti yapılan kişinin ne zaman toprağa verileceği konusuna ailenin karar verdiğine dikkati çekerek, "Kimlik tespiti yapılan kurban, bazen 1 kemik parçasıyla gömülüyor. Bazen de yeni toplu mezarların açılıp birkaç kemik parçasının daha gelmesi bekleniyor" diye konuştu.

Kurtaliç, kayıp kişilerin yakınları için DNA analizinin önemli olduğunu, ancak kurbanların üzerindeki kıyafet parçalarının veya yanlarında bulunan eşyanın, çalışmalarına çok yardımcı olduğunu belirtti.

Cesetlerin üzerinden çıkan tarak, saat, tespih gibi eşyanın kurbanın kimliğinin tespitinde önemli bir faktör olduğuna işaret eden Kurtaliç, birçok kurbanın kimliğinin de şekilde tespit edildiğini vurguladı.

Kurtaliç, şu ana kadar Srebrenitsa kurbanlarından yaklaşık 5 bin kişinin kimliğini tespit ettiklerini ifade ederek, en son 11 Temmuzda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı Srebrenitsa Soykırımını Anma Törenlerinde toprağa verilen 775 kurbanın kimliğinin de kendileri tarafından tespit edildiğini kaydetti.

Podrinye Kimlik Tespit Merkezinde halen Srebrenitsa kurbanlarına ait olan, ancak kimlik tespitleri henüz tamamlanamayan 4 bin torba kemik parçaları bulunduğunu belirten Kurtaliç, bunları da kimlik tespitlerini kısa sürede yaparak ailelere teslim edeceklerini sözlerine ekledi.

Tuzla DNA Merkezi yetkilileri, çalışmalarının Bosna-Hersek ve eski Yugoslavya ile sınırlı olmadığını belirtti.

ABD'de 11 Eylül terör saldırısı kurbanları ile 2005 yıl ında ABD'nin güney kıyılarında can ve mal kaybına yol açan Katrina kasırgasında ölenlerden 350'sinin kimliğinin kendilerince tespit edildiğini belirten yetkililer, ayrıca Irak ve Afganistan'da bombalı saldırılarda ölen, ancak cesetleri tanınmayacak hale gelen kişilerin kimliklerinin de kendilerince belirlendiğini söyledi.

Yetkililer, Haiti'deki depremde ölen çok sayıda kişinin kimlik tespitinin de kendilerince yapıldığını kaydetti. 


 

 

Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2010, 07:39
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35