Kebir Mehmet Çelebi Camii restore edildi

Makedonya'nın başkenti Üsküp'te bulunan Osmanlı mirası eserlerden biri Kebir Mehmet Çelebi Camii Üsküp Fatihi Yiğit Paşa'nın torunu olan Mehmet Kebir Çelebi'nin ismini taşıyan cami 1469'da yapıldı. 1963 depreminde hasar gören cami Türkiye'nin de desteğiyle restore edildi.

Kebir Mehmet Çelebi Camii restore edildi

İstanbul’dan 61 yıl önce fethedilen ve 520 yıl Osmanlı idaresinde kalan Makedonya’nın başkenti Üsküp, ecdad yadigarı birçok mimari esere ev sahipliği yapıyor. Üsküp’ün Yiğit Paşa tarafından fethinin arından Osmanlı hakimiyeti boyunca şehre dini, ticari, sosyal, askeri ve eğitim amaçlı çok sayıda yapı inşa edildi.

Hanlar, hamamlar, köprüler, çeşmelerin dışında halkın dini ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen yapıların en önemlileri hiç şüphesiz camiler. Murat Paşa, Sultan Murad, Mustafa Paşa, İshak Bey camileri gibi ilk akla gelen yapıların yanı sıra mahalle aralarında kalmış, ama ilk günkü ihtişamını bugün de yansıtan camiler de mevcut.

Üsküp’ün tarihi Karadağ mahallesindeki Kebir Mehmet Çelebi Camii de bu yapılardan biri. Caminin kitabesinde Muharrem ayının dördüncü gününde 874 senesinde yani miladi 1469’da İshak Bey oğlu Mehmet tarafından yaptırıldığı yazıyor. Asırlardır zamana meydan okuyan ve birçok badire atlatan yapı, Osmanlı’nın bu topraklara miras bıraktığı en güzel eserlerden biri.

Gerek tabi afetler gerekse insan eliyle yapılan kasıtlı tahribatları atlatarak günümüze ulaşmayı başaran yapı, Türkiye’nin de katkılarıyla klasik Osmanlı mimarisine uygun olarak ve aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilip bugünkü görünümüne kavuştu.

OSMANLI MİMARİSİNİN NUMUNESİ

Cami avlusundaki görkemli şadırvanın orijinal görüntüsüne ilişkin net bir bilgi bulunmuyor. Ancak yine Türkiyeli hayırseverlerin katkısıyla inşa edilen şadırvan da Osmanlı mimarisinin genel hatlarını en güzel şekilde yansıtıyor.

Makedonya Kültür Bakanlığı ve Kültürel Eserleri Koruma Kurumunun iznine tabi olarak cami mimarisiyle de uyumlu bir şekilde tasarlanan şadırvan, bugün Kebir Mehmet Çelebi Camii’nin bir parçası olarak yapının avlusunu süslüyor.

1963 depremi sonrası dönemin komünist rejimi tarafından kasıtlı olarak ihmal edilen ve yakınındaki Üsküp Üniversitesi bünyesine dahil edilmeye çalışılan cami, tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen, başta Müslüman halk ve ulema olmak üzere Türkiye’nin de gayretleriyle tarihi eser hüviyetini korumayı başarmış.

Üsküp Fatihi Yğit Paşa’nın torunu olan Mehmet Kebir Çelebi’nin ismini taşıyan cami, erken Osmanlı mimarisinin özelliklerini bünyesinde barındırıyor. Dış cephesindeki taş ve tuğla süslemeler ve revaklarındaki mermer süslemelerle dikkat çeken bu güzide eser, günümüzde hem o muhteşem görüntüsüyle Üsküp silüetinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor, hem de yöre halkının ibadet mekanı olarak hizmet vermeye devam ediyor.

 Kaynak: Kuzey Haber Ajansı

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2016, 19:50
YORUM EKLE

banner33

banner37