banner15

Srebrenitsa şahitleri: Artemisia Vulgaris - Ölüm çiçeği ve mavi kelebekler

Mavi kelebeklerin gösterdikleri yol ile Artemisia bitkisine ulaşan bilim insanları, bu artışın altında yatan nedeni bulmak için bölgede kazılara başladılar. Önce bir kaç bedene rastlandı. Araştırma derinleştikçe toplu mezarlara ulaşıldı.

Srebrenitsa şahitleri: Artemisia Vulgaris - Ölüm çiçeği ve mavi kelebekler

Tarih 11 Temmuz 1995, Avrupa’nın göbeğinde yaşanan Bosna savaşında 312.000 kişi hayatını kaybetti. Boşnak halkı dünyanın gözü önünde sistematik bir soykırıma tabi tutuldu. Bosna ve Kosova’da öldürülen sivillerin gömüldüğü toplu mezarların yerleri bilinmiyordu. 

Sırplar öldürdükleri Boşnakları gizlemek için toplu mezarlara gömmüş ve bu mezarlar uydudan görülmesin diye içlerine metal parçaları bırakmışlardı. Ancak Mavi kelebekler sayesinde bu mezarlar bulunmuştu. Mezarların üstü toprakla kapatılmış ve çevrenin bitki örtüsüne uygun olarak yeşillendirilmişti. Sonrasında belli yerlerde kelebek nüfusunda belirgin bir artış görülmüştü. Bu kelebeklerin nasıl çoğaldığı konusunda araştırmalar yapılırken, incelenen toprağın altından toplu mezar çıktığı görüldü. Peki bu nasıl olmuştu?

Toplu mezarların içine gömülen cesetler toprağa karıştıkça besleyiciliğini arttırmış ve bölgede bulunan Lavinia (ölüm çiçeği) diye bilinen çiçeklerin çoğalması yalnızca bu bitkiden beslenen mavi kelebeklerin artmasına neden olmuştu. Kelebekler sayesinde 300’den fazla toplu mezar bulunmuştur. Mavi kelebekler, Bosnada toprak altında yatanların çığlığı olmuştu adeta..
Bu nedenle Bosnada mavi kelebekler hem ölüm hemse yeniden dirilişin simgesi haline gelmiştir.

Srebrenitsa başta olmak üzere, Bosna-Hersek'in belirli bölgelerinde yeni bitki türleri ortaya çıktı. Bir zamanlar kanla sulanan topraklar, rengarenk çiçeklere ev sahibi oldu. Çiçekler rüzgara anlattı renklerini, kokularını, özlerini. Rüzgar da estiği her yerde pul kanatlılara. Anlatılanlar en çok mavi kelebeklerin ilgisini çekmiş olacak ki, kısa sürede nüfuslarında büyük artış oldu.

Bu değişiklik, bilim insanlarının ve komisyonun da ilgisini çekti. Bölge genelinde araştırmalar başladı. Araştırmalar esnasında, Artemisia Vulgaris olarak adlandırılan bir bitki türünün belirli yerlerde adeta topraktan fışkırdığı fark edildi. Yaşanan bolluk ve güzellik, genel olarak bu bitki ile beslenen mavi kelebekleri de kendisine çekmişti. Mavi kelebeklerin nüfusu, artan besin miktarına paralel olarak artmıştı.

Artemisia Vulgaris; Yavşan Otu ya da Misk Otu olarak da adlandırılan bir bitki türüdür. Çoğunlukla mezarlıklarda açtığından, Ölüm Çiçeği olarak da bilinmektedir. Bitkiler karbonu, hidrojeni ve oksijeni hava ile sudan, diğer bütün besinleri topraktan alırlar. Toprağın verimliliğini artıran faktörlerden biri de doğal gübredir. İnsan bedeni toprağa karıştıkça çeşitli mineraller sağlayarak toprağın besleyiciliğini artırır. Bu artış da, yaşamak için söz konusu minerallere muhtaç Artemisia bitkisinin coşarak açmasını sağlar.

Mavi kelebeklerin gösterdikleri yol ile Artemisia bitkisine ulaşan bilim insanları, bu artışın altında yatan nedeni bulmak için bölgede kazılara başladılar. Önce bir kaç bedene rastlandı. Araştırma derinleştikçe toplu mezarlara ulaşıldı. Olay basına yansıyınca, yerel halk da kazılara katıldı. Mezarlar birer birer ortaya çıktı. Kazılara katılan arkeoloji profesörü Margaret Cox'un anlattığına göre; uydu fotoğraflarıyla toplu mezarların yerleri tespit edilebilir olduğundan, cesetler tek tek bilindik mezarlıklara gömülmüş, herhangi bir manyetik değişkenlik taraması yapılamaması için mezarların içine metal parçalar bırakılmıştı. Hatta çoğu mezara, araştırmacıları yıldırmak için bubi tuzakları koyulmuştu.

Kaynak: Ajanslar

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35