banner39

Zağra'da ayakta kalan tek camii: Hamza Bey Camii

Bulgaristan'ın Osmanlı mirası eserleriyle anılan eski Zağra’da 17’inci yüzyılda şehre gelen Evliya Çelebi’nin bildirdiğine göre 17 camii ve mescid vardı. Ancak bugün şehirde ayakta kalan tek cami, Hamza Bey Camii. Mabed bugün Dinler Müzesi olarak kullanılıyor.

Balkanlar 29.04.2016, 16:48 29.04.2016, 16:48
Zağra'da ayakta kalan tek camii: Hamza Bey Camii

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Bulgaristan'ın eski Zağra şehrinde Osmanlı döneminde  birçok cami, hamam, bedesten inşa edildi. 1877'deki Osmanlı - Rus savaşında şehrin ateşe verilmesi sonucu birçoğu yok oldu. Sonraki yıllardaysa Bulgar idaresi geriye kalan Osmanlı eserlerini de yok etti. 

Bugün şehirde bu yıkıma direnerek ayakta kalabilen tek cami Hamza Bey Camii. Mabed aynı zamanda Evliya Çelebi’nin kaydettiğine göre mevcut on yedi cami ve mescidden bugün ayakta kalabilen tek camii.



Osmanlı-Rus savaşında eski zağara tamamen kundaklandı camiler ateşe verildi. Bugün ayakta kalan tek bir cami 1409 yılında inşa edilmiş. Eski Cami olarak bilinen Hamza Bey Cami bugün Dinler Müzesi olarak kullanılıyor. 

15’inci yüzyıla tarihlenen cami, Yıldırım Bayezid’ın oğlu Emîr Süleyman Çelebi dönemınde Emîr Hamza Bey tarafından yaptırıldı. Bulgar tarihçiler 2009 – 2011 yıllarında cami temellerinde yapılan kazılarda buranın Roma dönemi tapınağı olduğunu iddia etti.

1856 yılında çıkan yangında cami büyük hasar gördü. Osmanlı - Rus savaşı esnasındaki yıkımdan hasar görmeden kurtulan tek cami oldu. 1985'de Bulgaristan Türkleri’ne uygulanan asimilasyon politikalarından Hamza Bey Camii de nasibini aldı.Tek kubbeli caminin minaresinden önce hilal söküldü, ardından minaresi yıktırıldı. 

2008- 2013 döneminde AB tarafından sağlanan karşılıksız mali destekle Hamza Bey Camii Dinler Müzesine dönüştürüldü. 2011 yılında Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ve Kültür Bakanı Vejdi Raşidov tarafından Hamza Bey Camii, Dinler Müzesi’ne tahsis edildi. 

AVGUSTA TRAYANA, ESKİ ZAĞRA, STARA ZAGORA

Balkanlar’a adını veren Balkan dağı eteklerindeki Eski Zağra şehri, Bulgaristan’ın önemli yerleşim yerlerinden ve güneydoğu avrupa'nın en eski şehirlerinden biri. Geçmişte farklı isimlerle anılan şehir 1971'den bu yana Stara Zagora yani Eski Zağra adına sahip.

Stara Zagora bulgaristanın en hızlı gelişen ekonomik merkezi. 150 bine yakın nüfusu var. Şehrin şehirde o kadar çok genç var ki, istatistiklere baktığımızda Stara Zagora ülkede en fazla gencin yaşadığı 5’inci şehir olarak sıralanıyor. 

Traklar tarafından kurulduğu bilinen şehirdeki ilk yerleşim neolitik dönemde başladı. Roma imparatorluğu döneminde orta ölçekli şehirlerden biriydi. Kendi parasını basmaya ve bunları imparatorluğun en büyük ticaret merkezlerine dağıtmaya hakkı vardı. 

2‘inci ve 3’üncü asırda Trakya’nın en büyük ve ihtişamlı şehirlerinden biriydi. Şehrin o dönemki ismi Avgusta Trayana idi. Roma İmparatoru Mark Trayanıyus tarafından kurulan şehirde özellikle termal sular, kaplıcalar, kaynaklar, surlar ve elbette ki o antik döneme has olan amfi tiyatro ve forum meydanlarıyla dikkat çekiyordu. Şimdi bütün bu antik komples şehrin tam merkezinde bulunuyor.

KÜLTÜR VE EKONOMİNİN MERKEZİYDİ

Osmanlı yönetiminde de şehir kültür ve ekonomi merkezi oldu. Şehrin adı 1878’den önce Bulgarca olarak değiştirildi. İstanbul'daki kilise konseyinin 1870'de Eski Zağra'da piskoposluk kurmasıyla, Osmanlı Devleti'nin resmî belgelerinde Türkçe isminin Bulgarca çevirisi olan Stara Zagora’nın kullanılmasına karar verildi. 

Bugün modern ve hızla gelişen bir şehir olan Eski Zağra, geniş caddeleriyle ve yeşil alanlarıyla dikkat çekiyor. Büyük bir üniversite şehri olan Eski Zağra ıhlamur ağaçları ve şairleriyle de ünlü.

Şehir aynı zamanda Trakya'daki en eski Bulgar tiyatrosu olan Geo Milev Drama Tiyatrosuna da ev sahipliği yapıyor. 1925'de, Sofya Operası'nın ardından Eski Zağra Devlet Opera’sı adıyla açılan ikinci opera binası da burada bulunuyor. 

Şehrin üzerinde yükselen bu dev ihtişamlı anıt, Bulgarlar’ın kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinde ilk milli simgelerinden olan Samara bayrağını ifade ediyor. Etrafı ise yemyeşil bir park ve ormanlı alanı. Buraya gelenler sadece anıtı görmek için değil, aynı zamanda şehri seyre dalmak için ve Stara Zagora- Eski Zağra’yı eşsiz bir manzara halinde görmek için geliyor.Eski Zağra doğal güzellikleri, kaplıcalar ve tarihi ile turisleri kendine çekmeyi başarıyor.  

Yorumlar (0)
25
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?