Arama motorları özel hayatta sınırı aşıyor

Arama motorları internet kullanıcılarının alışkanlıklarını onların izni olmadan depoluyor. Depolanan bilgiler bu kullanıcıların karşısına sitelerin müşterilerinin ürünlerine ait reklamlarla çıkıyor

Arama motorları özel hayatta sınırı aşıyor

Google'da kızına bir teleskop almak için arama yapan Ahmet Bey, daha sonra Facebook'a girdiğinde sitedeki ilanların teleskopla ilgili olduğunu gördü. Önceleri konuyu ciddiye almayan Ahmet Bey, örneklerin artması ile 'Acaba arama motoru beni takip mi ediyor?' sorusunu sormaya başladı. Sorunun cevabı evet. Yıllardır bu ve benzeri takipleri sadece arama motorları değil birçok site ve şirket yapıyor. Ancak gelişen teknoloji ve yapay zeka sonuçların daha da kusursuz hale gelmesini sağladı.

Aradığımız bilgiye erişmemizi sağlayan arama motorları, her ne kadar internetin belkemiğini oluştursa da, giderek artan zekaları fonksiyonlarını çeşitlendirmeye başlıyor. Arama motorları, internet hizmetleri veya mobil ürünler üzerinden açılan ve sosyal medya ile doğrudan bağlantılı olan bu hesaplar, tüm işlemlerimizi an be an kayıt altına alıyor. Sosyal medya ağınız dinlediğiniz müzikleri kaydediyor, okuduğunuz gazete hangi konulara ve yazarlara ilgi gösterdiğinizi ölçüyor, e-posta şirketiniz en çok hangi arkadaşınızla görüntülü sohbet yaptığınızı not ediyor.

Gizlilik tartışmalarını da beraberinde getiren uygulamalar aracılığıyla toplanan bilgiler, nihayetinde arama motoru algoritmalarının da gelişmesini sağlıyor.

İnteraktif Reklamcılık Bürosu'nun (IAB) 2012 raporuna göre, ABD’de aynı yıl 37.3 milyar dolara ulaşan dijital reklamcılık sektörü, 2016'da 52.5 milyar doları görecek. Reklam sektörünün potansiyeli, doğal olarak şirketlerin daha fazla ziyaretçi çekebilmek için arama motorlarının yaptıkları yatırımı artırmalarına yol açtı. Yapılan yatırımlar, yeni pazarlama stratejilerinin müşterilere özel en doğru reklamları göstermeye odaklandı. Sonuç olarak, arama motoru algoritmaları insan psikolojisine uzanan analizler gerçekleştirecek kadar derinleşti.

Nihai amaç, bir reklamı 100 defa değil, 100 farklı kişiye göstermek veya bir kişinin 100 tane değil, 10 reklam arasında seçim yapmasını sağlamak olarak belirdi.

"İHLAL SÖZ KONUSU"

El Cezire Türk'ün haberine göre, IntelRAD güvenlik danışmanlığı firmasından Koryak Uzan, güvenlik ve reklam amaçlı çalışmalarda özel hayat ile istihbarat arasındaki çizgiye dikkat edilmesi gerektiğini belirtti: İstihbarat ve kamu güvenliği için devletler adına veya devletlerin teşviki ile faaliyet gösteren birçok kurumun ‘profilleme’ adını verdiğimiz bir tür akıllı sınıflandırma yapıyor olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Pek tabii bunun kullanıcılara yansıtılırken gerekçelendirmesi; ‘Sizi tanıyan, işinizi kolaylaştıran, zaman kazandıran çözümler’ olarak lanse ediliyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bence önemli bir özel yaşam ihlali söz konusu. Ortalama bir internet kullanıcısına ait depolanan bu tür verileri listelemeye kalksak listenin sonu gelmez. Gerçek zamanlı ve geçmişe yönelik konum bilgisi ve seyahat alışkanlıklarınızdan, satın almasanız dahi görüntülediğiniz ürünler, arama motorlarında gerçekleştirdiğiniz aramalar, sosyal medyada paylaştığınız ‘durum’ güncellemelerinde kullandığınız kelimeler, paylaştığınız fotoğraflar, gerçekleştirdiğiniz herhangi bir aramada kaçıncı sonuca tıkladığınız, noktalama alışkanlıklarınız ve vurgularınıza kadar her eyleminiz sizin kim olduğunuza dair izler taşıyor.”

"GÜVENLİĞİN ÖZEL HAYATA GİRMESİ KAÇINILMAZ"

Uzan,  Büyük Veri alanına giren çalışmaların yapılan güvenlik odaklı çalışmaların, kaçınılmaz olarak özel bilgileri kullandığına dikkat çekti:

Birçok farklı çözüm yaklaşımın yer aldığı Büyük Veri’de değerlendirilen veriler; halihazırda çeşitli istihbarat kurumlarınca bilinen, genel ‘tehdit’  belirteçleri çerçevesinde sınıflandırılarak, kamu güvenliği için tehlike teşkil eden bireylerin daha yakın şekilde izlenmesine olanak verebilir. Diğer yandan; kullanıcıların entelektüel tercihleri ya da siyasi bakış açıları gibi paylaşmayı tercih etmeyebilecekleri birçoğu özel bilgi de, üçüncü taraflarca görülebilir hale gelebiliyor. Ancak insanların öncelikle ‘ödün vermeden güvenlik’ diye bir kavramın var olamayacağını anlayabilmeleri lazım. Burada, özel hayatın ihlalini savunuyor gibi görünmek istemiyorum. Dikkat edilmesi gereken; hem ‘bireylerin hiçbir özel bilgisi izlenemez’ görüşünü savunup, hem de ‘bu çağda istihbaratı olarak gelişmemiz gerekiyor’ argümanını dile getirenlerin, güvenliğin bir ödün meselesi olduğunu anlaması gerektiği.

"YENİ DÖNEMDE AKILLANACAKLAR"

Google'ın, anahtar kelimelere göre sıralama yapan arama algoritmaları, birçok arama motorunun temelinde yatan sistem üzerinde kuruldu. Web içinde dolanan otomatik programlar, sayısız bağlantı arasında dolaşarak belli anahtar kelimeler içeren indeks sayfası oluşturuyor, arama yaptığınız zaman indeksteki anahtar kelimelere göre sonuçlar beliriyor. Programlar, gerçek içeriğe sahip sitelerle yönlendirme veren siteleri ayırabildiği gibi, anahtar kelimelerin en çok öne çıktığı yerlere de dikkat ediyor.

Arama motoru optimizasyonu, bir zamanlar anahtar kelimelerin olabildiğince fazla kullanılmasına dayanırken, bugün çok daha gelişmiş bir sisteme sahip. Gelişen sistemin girdisi ise 'sosyal sinyaller'  olarak ifade edilebilir.

Arama motorları artık anahtar kelimelerden çok 'toplu zekaya' dikkat ediyor. İnsanların arama davranışlarını takip ederek, arama motorları aranan bilginin yer aldığı siteler arasındaki farklı net bir şekilde çizmeye çalışıyor. Burada karşımıza çıkan kavram ise semantik (anlamsal) arama.

'Benzin fiyatı veya 'dizel benzin fiyatı' araması yaparken, Google size en doğru sonucu çıkarabilmek için artık davranışlarınızı kontrol ediyor. Şirketin Şubat 2014'te patentini aldığı 'Bağlamsal arama terimi değerlendirmesi' teknolojisi, yaptığınız tüm aramaların denetlenmesini ve arama davranışınızın analiz edilmesini sağlıyor.

Kaynak: El Cezire Türk

Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2014, 15:16
YORUM EKLE

banner26

banner25