İHA teknolojisinde kendi ürettiğini ihraç eden hale geldik

T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Makine Genel Müdürü Haluk Bayraktar: Şu an İHA teknolojisinde bağımsız bir şekilde, en ileri seviyedeki teknolojileri özgün şekilde yapan, kendi ülkesi için kullanan ve aynı zamanda ihraç eden bir hale geldik.

İHA teknolojisinde kendi ürettiğini ihraç eden hale geldik

Yaşar Süngü

Bu hikaye hem 15 yıl önce tutkulu bir mühendis ailenin iyi eğitim almış mühendis kardeşleri ve mühendis babanın hedeflerinin hayat geçmesinin hem de Türkiye’nin savunma sanayiindeki başarısının hikayesi.

Hikayeyi anlatan T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Makine Genel Müdürü Haluk Bayraktar.

Geçen hafta Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine, mezunlarına ve iş dünyasına yönelik çalışmaları bulunan Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nın düzenlendiği ‘Geleceğin Türkiye’si İçin Eğitim Çözümleri’ etkinliğinde anlatılanlar aslında Türkiye’nin gelecek hikayesi.

Savunma sanayii çok farklı bir alan, farklı dinamikleri içinde barındırıyor.

Türkiye bu alanda çok uzun yıllar bağımlı olarak hayatını sürdürdü.

Bayraktar kardeşler “Bu döngüyü nasıl kırabiliriz” sorusuna cevap aradılar.

Amerika’da eğitim alırken kardeşlerden Selçuk Bayraktar’ın geliştirdiği projeler vardı.

Havacılıkta da pek çok sektörde olduğu gibi paradigma dönüşümleri yaşanıyor, insansız sistemler geliştiriliyordu.

“Biz de bu alanda çalışırsak ülkemizdeki kısır döngüyü kırabiliriz” deyip ekibi kurdular ve 2003 yılında yola çıktılar.

Şu an İHA teknolojisinde bağımsız bir şekilde, en ileri seviyedeki teknolojileri özgün şekilde yapan, kendi ülkesi için kullanan ve aynı zamanda ihraç eden bir hale geldik.

Bayraktar kardeşler eğer bundan 15 yıl önce ülkemizde olmayan insansız hava araçları yerine uzun yıllardır insanlığın birikimi olan insanlı araçlar üzerine yola çıkıp çalışsaydı şu an bunları konuşuyor olamayacaktık.

**

İkinci olarak şunu hedeflediler; biz eğer çınar ağaçları yetiştireceksek bu üretim saksıda olmaz.

Bu bir ekosistem meselesidir, bu bir ar-gekültürünün yayılması meselesidir.

Bu işlere girmek isteyen, ilgi duyan insanlara manevi destek verirsek, pozitif bir atmosfer oluşturup bu misyonu toplumun her kesimine yayabiliriz düşüncesiyle 2017 yılının Ocak ayında Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nı (T3 Vakfı) kurdular.

Teknoloji üreten Türkiye hedefiyle gençleri erken yaşta aldıkları eğitimi projelerle buluşturma, somut hedeflerle buluşturma, onlarda tutku oluşturma düşüncesiyle İstanbul’da dene-yap teknoloji atölyeleri projesini başlattılar.

Şu an 15 dene-yap atölyeleri var.

1500 kişilik gönüllü paydaşları var vakıf olarak.

Vakfın bursiyerlerinin ortaokul öğrencilerine robotik kodlama, nesnelerin interneti gibi bilimum alanlarda 2 yıl bilabedel yani ücretsiz olacak şekilde dersler verdiği bir eğitim modeli geliştirdiler.

Çok başarılı bir proje oldu.

Bu projeyle toplumda bu alanlara yönelik büyük bir istek olduğunu gördüler.

Bir adım attılar karşılığında bin adım gördüler.

Teknofest’i Türkiye’nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivalini düzenlediler.

550 bin kişi ziyaret etti, bu bir rekordu.

Hedefleri gençlere geleceğin hedeflerini koymaktı.

Şimdi roket yarışları, insanlık yararına projeler, uçan araba hedefleri var.

Temel hedef; Gençliği özgüveni yüksek, erken yaşta somut proje odaklı, takımlar halinde bu eğitimleri vererek ülkesine katma değeri yüksek teknolojiler geliştirir hale getirmek.

Söyledikleri misyonları bu.

**

Haluk Bayraktar aynı zamanda TÜBİTAK Yönetim Kurulu üyesi.

TÜBİTAK’ın neler yaptığını da ondan öğrendik;

TÜBİTAK artık kendisi ar-ge tarafını yapıp üretime giren değil daha çok özel sektöre alt yapı sunan, kendi alt yapısını kullanıma açan, kendi içine kapanık olmayan ve bütün katmanlara yayılmış bir şekilde çalışıyor.

Bir başka önemli konu da eğitimin fırsat eşitliğine açık olması, bilabedel (ücretsiz) olması çok önemlidir.

Biz şimdi dene-yap teknoloji atölyeleriyle İstanbul’da başarılı olduktan sonra bu projeyi TÜBİTAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde Türkiye’ye yayma kararı aldık.

12 ilde şu an bunlar açılıyor.

2021’e kadar 81 ilde 100 dene-yap atölyesi kurulacak.

Bu 12 il arasında Hakkâri de var, Edirne de var, Muğla da var Trabzon da var.

**

Dijital yetenekleri çok yüksek bu kadar eğitimli genç kuşakla bir sıçrama yaparak küresel ekonomide önde gelen çok güçlü bir ülke olabiliriz.

Başka çözüm yolu da yok sanki…

Kaynak: Yeni Şafak

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2019, 08:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35