banner39

11.08.2008, 10:56

Bir İntihar Savaşı


 

İran, uranyum zenginleştirme programını durdurmadığı takdirde İsrail ve Bush yönetimlerinin kararlı göründüğü bir saldırı, Ortadoğu'da bölgesel bir savaşı tutuşturacak,  Birleşik Devletlerin ekonomik çöküşünü getirecek ve siyasi ayaklanmalara yol açacaktır.  

Kennedy döneminde Politika Planlama Konseyi üyesi olan Şikago Üniversitesi tarih profesörü William R.Polk şöyle demişti: "Kısaca ve basitçe, benim çocukluğumu yaşadığım 1930'ların iktisâdi buhranını  refah dönemine benzetecek büyük bir buhrana gireceğiz...Sanayi kuruluşları iflas edecek, bankalar çökecek, devlet gelirleri kuruyacak, üniversiteler kapanmak zorunda kalacak, kabaca 75 milyonluk bir Amerikalı kesimin istifade ettiği sağlık hizmetleri fiili olarak sona erecek. Kısacası, Sivil Savaşın sonunda Güney'in başına gelene benzer bir bela ve mûsibet gelecek." 

Külliyetli miktarlarda petrol ve sıvı gazın İran Körfezinden akışı kesintiye uğrayacak. İran'ın füze ve bomba yüklü bot ve denizaltılarla gerçekleştireceği saldırılar ölümcül ve etkili olabilecek. 2002 yılında Pentagon'da oynan gizli bir savaş oyunu, patlayıcı yüklü İran botlarının sürüler halinde yapacağı bu saldırıları kurguluyordu; New York Times'ın haberine göre Amerikan ordusu, 16 büyük savaş gemisini kaybetmişti bu oyunda. Dünya petrol arzının yüzde 8'ini teşkil eden İran petrolü bir anda pazardan çekilecek. Böylece petrol, varil başına 500 dolara yükselecek ve çatışma durmazsa belki de 750 doları görecek. Petrole dayalı ekonomimiz duracak. 

İsrail, İran'ın Şahab 3 balistik füzeleriyle vurulacak. İran'ın tedarik ettiği ve iddialara göre, Dimona nükleer santralı dahil İsrail'in her hangi bir bölgesini vurabilecek yeni roket stokları bulunan Hizbullah da çatışmaya katılacaktır. İsrail şiddetli tepki verecek. ABD hedeflerine yönelik terörist saldırılar artacak. Irak'taki ABD kayıpları,  emperyal şehrimiz olan Yeşil Bölge dahil İran'ın ABD üs ve tesislerine yağdıracağı füzelerle gittikçe tırmanacaktır. Ortadoğu, kargaşa ve şiddetle kavrulacak ve dünya finans piyasaları sapıtacaktır. 

Ülkenin en önde gelen Arap dünyası uzmanı Polk'un dediği gibi "bugünün fiyatlarından dolayı 14 havayolu şirketi pazardan çoktan çekildi; diğerleri ise iflâsın eşiğinde dolaşıyorlar ve bir çoğu da hizmetten kısmaya, personel sayısını düşürmeye başladı." "Bugünün fiyatlarının ikiye yahut üçe katlanması durumunda kamulaştırma olmaksızın hiçbiri sefer düzenleyemeyecek. Diğer sanayi kolları ise hızla bataklığa çökecek. Alaycı bir durum şu ki savaş, Amerikayı sosyalist bir ekonomi formuna sürükleyecek." 

ABD ekonomisi şimdiden sendeliyor. Yakın zamanlarda, ABD tarihinin ikinci büyük banka iflâsına şahit olduk ve gelecek 12-18 ay içerisinde 150 kadar bankanın daha batacağından korkuluyor. Wall Street analistlerine göre gelecek 5 yıl içerisinde 6.5 milyon haciz kararı çıkacak. Hükümet, özel kurumları yüzdürmek için vergi mükelleflerinin ödedikleri milyarlarca doları azgın bir şekilde  onlara pompalıyor. Kongre, Fannie Mae ve Freddie Mac hissedarlarına kefil oldu. Sponsoru devlet olan bu tuhaf teşebbüsler, yaklaşık 5.1 trilyon dolar değerindeki gayi menkul ipoteklerinin yarısının sahibi veya kefili durumunda. Nâdiren çağrılan Federal Hazine, faaliyetlerini hiçbir zaman denetlemediği, banka sıfatı taşımayan Bear Stearns'ın eriyip gitmesini önlemek için acil durum yetkilerini kullanarak vergi mükelleflerinin milyarlarca dolarını tehlikeye attı. Şimdiye kadar 300 milyar doların altı yazıldı. Bu kayıplar, iflahımız kesilene kadar 1 trilyon doları aşabilir. 

Irak savaşından kaynaklanan büyük borçlar, İrana saldırılması durumunda katlanarak artacaktır. Irak, Afganistan ve İran savaşları yüzünden şimdi olduğundan iki ya da üç kat daha fazla borç ödemek için çırpınıyor olacağız. Amerika ekonomisinin taşıyamayacağı bir yüktür bu özellikle de dolar, avro ve diğer para birimleri karşısında aşağı doğru yuvarlanıp giderken. Irak fiyaskosunun bedelini ödemek için yurt dışından, yıllık ulusal gelirimizin yaklaşık 4/1'i kadar borç alındı. Müstakil bir fon (G.Koreli ve dünyanın en büyüklerinden biri) ABD hazine bonolarını  artık satın almayacağını söyledi bize; ilk kez duyuyoruz bunu. Nobel ödüllü Joseph Stiglitz, gizli mâliyetleri de ilave ederek Irak savaşının nihâi mâliyetinin 7 trilyon dolar civarında olduğunu tahmin ediyor. 

Bağımsız başkan adayı Ralph Nader, "Finans kapitalizmi çöküyor" diye yazdı. "Sosyalizmin (vergi olarak ödediğiniz dolar ve kredilerin), bizim paramızla bu en büyük kumarbazların borcunu bir kez daha nasıl ödeyeceğini hesaplamak için ışıklar son zamanlarda bu yüzden Washington'ın Federal Hazinesi, SEC ve Hazine Bakanlığı üzerine çevrildi...pervasız, kendi zenginliği peşindeki kapitalistler! dizlerinizin üstüne çökün ve Washington sosyalistlerine minnettar kalın nitekim onlar olmaksızın şüphesiz zincire vurulu olurdunuz." 

İran'la savaşın vahim siyasi sonuçları da olacaktır. Evlerinden sürülmüş, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz olmuş, işten çıkartılmış ve öfkelendirilmiş milyonlarca Amerikalının hayaleti,  tarih boyunca olduğu gibi,  mesiyanik sağcıları ve proto faşist hareketleri yüreklendirecektir. Toplumdaki asâyişsizlik potansiyeline bakınca, temel özgürlükler kırpılacak ve bazı hallerde düzen ve ulusal güvenlik adına ilga edilecektir. Hıristiyan sağın radikal çizgileri, intikam duygusuyla ayaklanacaklar ve türlü yelpazedeki garip kişiliklerle, kaçıklarla ve Blackwater'ın paralı askerlerinden Halliburton'un ürkmüş kapitalistlerine kadar dev kurumsal yaratıklarla seve seve ittifak kuracaklardır. Geçen yüzyılda Almanya'yı, İtalya'yı ve Sovyetler Birliğini vuran faşizm ve komünizm, ekonomik çöküş ve yanısıra korku ve istikrarsızlık iklimi sayesinde kurulmuştu. Aynı güçler, Yugoslavya'nın çökmesine neden oldu. Bu çarpıklıklardan muaf değiliz.  

Fakat İrana karşı savaş isteyenler belki de tüm bunları biliyordur.  Hatta belki istedikleri de budur. İranla savaşın zayıflatılmış ve kansız kalmış demokrasimizi öldüreceğini belki de biliyorlardır. Belki de yeni bir dönemin şafak vakti olarak görüyorlardır bunu;  küresel bir totaliter kapitalizmin son ayak bağlarının nihayet ortadan kaldırılacağı ve Şangay'dan Yeni Delhi ve Ohio'ya kadar hepimizin kurumsal zorbalık altında ezileceği bir dönem. İnsani sefâletten pis kazanç sağlayan dev kurumlar var. Sağlık hizmetlerimizi onlar yürütüyorlar. Petrol ve gaz şirketlerimizi onlar işletiyorlar. Şişkin silah sanayimizi onlar yönetiyorlar. Wall Street'i ve yatırım firmalarını onlar yönetiyorlar. İmâlat firmalarımızı onlar yönetiyorlar. Hayra alâmet değil, devletimizi de onlar yönetiyorlar.  

Dünya Bülteni için çeviren: Ertuğrul Aydın

 

 

Yorumlar (0)
19
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?