banner15

Osmanlı'da berber olmak zordu

Cafcaflı dekorlarla süslü bir dükkânla bu iş yapılabiliyorsa da, Osmanlı'da berberlik yapmak herkesin harcı değildi.

Osmanlı'da berber olmak zordu

Avrupa'ya karşılıksız ilân-ı aşk etmeden önce berberin adı "hallak" idi, yani "traş eden"... Sonra İtalyanca'nın "barbiere"sini alıp "berber" yaptık. Derken batılılaşma merakının zirveye çıktığı 1900'lerin başında "berber" yerine "perukar" demeye başladık ama kısa zamanda onu da bıraktık ve Fransızca'da "saçını düzene koymak" demek olan "coiffer" fiilinden gelme "kuaför'ü ithâl edip, biraz daha Avrupalılaştık!



Şimdilerde Berberler Odası'ndan alınan bir sertifika ve cafcaflı dekorlarla süslü bir dükkânla bu iş yapılabiliyorsa da, Osmanlı'da berberlik yapmak herkesin harcı değildi. Berber deyip de geçmeyin sakın. O, bulunduğu semtin operatörüdür; çocukları sünnet eder, hacamatın her türlüsünü yapar, kan çıbanlarını yarıp temizler, dişçilik yapar; hatta sülük bile tutardı.

Sultan Mecid zamanında basılmış "Berberlik Âdâbı" adındaki kitabı ölçü almaya kalkarsak, inanın, bugün Türkiye'deki bir avuç berber ya kalır ya kalmaz. Bu kitapta yazılı şartlara göre âyân âzâsı olmak bundan daha kolay.



İşte berber olmak için ileri sürülen şartlardan bazıları:

* Berberin yaşı otuzdan aşağı olmayacak,
* Evli olacak,
* İşret ile asla ülfet etmeyecek.
* Beş vakit namazına devam edecek.

Ve daha neler ve neler...



Ayrıca İstanbul Kadısı'nın onbeş günde bir bunları gözden geçirmesi de şartlar arasında...

En mühimini sona sakladım; berberlerin asabi ve hiddetli olup olmadıkları bir heyet huzurunda türlü denemelere tâbi tutulurmuş. Hele bir tanesi çok ilginç!

Çeşme Meydanı'ndan tedarik ettikleri iflah olmaz takımından bir ipsizi berber dükkânının ilk açılacağı günden itibaren dükkânın kapısı önünde bekletirlermiş. İpsizin vazifesi, berber dükkâna girerken bir kol vuracak veya çelme takacak; fakat düşmesine meydan bırakmadan kucaklayıp kaldıracak. Tabii bütün bu alınan tertibattan zavallı berberin haberi olmayıp, apansız olacak veyahut içeri girecek tıraş leğenini devirecek.

Anlayacağınız, adamı çileden çıkarmak için mümkün olan her şey yapılacak.

Bütün bu denemeler karşısında berber kızmaz, sükûnetine devam ederse, imtihanı kazanmış demekmiş. Yani bu suretle, vatandaşların kellesinin rahatlıkla kendisine teslim edilebileceğine dair fetvâsı çıkarmış.

İbrahim Refik
Sohbet Tadında Tarih, kitabından...

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2014, 14:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35