banner39

Ramazan'a giriş heyecanı

Yılda bir defa hanelerimizi ziyaret eden Ramazan, gelirken ayrı, giderken ayrı hazırlıklarla ağırlanırdı. Şimdi de benzer faaliyetlerle bu geleneğimizi güncelleyelim.

Bir Zamanlar 19.06.2015, 12:49 19.06.2015, 12:49
Ramazan'a giriş heyecanı

"İşte oruç, külü deşer, betonları kırar, eskiyen dünyayı tazeler, alışkanlıkları elâstikîleştirir, donmalarını önler, içgüdüleri pırıl pırıl yapar, insanı melankoliye düşmekten, yani eşyayla ilgiyi kesmekten korur, kâinatı yeniden yaşanmağa değer bir yer haline getirir, insanı yeni doğmuşçasına yaşamaya hevesli, iştahlı bir yeni insan yapar" diye anlatıyor Sezai Karakoç 'Samanyolunda Ziyafet' ismini verdiği 'Oruç Yazıları'nda...

Bir başka meşhur edebiyatçımız Yahya Kemal de "Kandiller Yanarken" isimli manzum nesrinde Ramazan-ı Şerif ile alakalı enteresan bir anekdot anlatır:

O senenin (1919 veya 1920) Ramazanı geldi. Bir gece, Rumları tanıyan ve bizi seven bir ecnebi ile Moda'daydım. Karşıdan İstanbul, mahyalarıyla, minarelerinin şerefelerindeki kandilleriyle görünüyordu. O ecnebî bu manzaraya baktı, baktı ve "bu şehir Türktür ve Türk olmasa insaniyet güzelliğinden bir âlem kaybeder" dedi.

Bu heyecanından biraz sonra da bu muazzam mahya ve kandil nümayişi karşısında hatırına gelen bir mülahazayı söyledi:
"Rumlar bir senedir bu şehri bize Yunanlı göstermek için ne çarelere başvurmadılar, kendi evlerinden sonra Beyoğlu'nda Türk emlakim de mâziye beyaza gark ettiler, siz ses çıkarmadınız. Lakin bu akşam ne sizin ne de hükümetinizin tertibi eseri olarak minareler kendiliğinden öyle bir nümayiş yaptılar ki, bu şehrin milliyetini tamamıyle gösterir."

Hakîkaten İstanbul'un o gece nümayişi, o senenin bütün çirkin nümayişlerini söndürmüştü.

Bu akşam İstanbul'u bir daha o halinde göreceğiz. Yalnız artık gönlümüz mahyalara kanmıyor. Uzun seneler vatanda gurbet nasıl olurmuş duyduk. Kaza ve kaderin cilvesinden sonra istiyoruz ki Ramazanı cedlerimiz gibi ferahlı bir Müslüman kalbiyle idrâk edelim.

Her sene gibi bu sene de Ramazan girerken, biraz gurbetten çıkacağız.

Şair Süleyman Nahifî Ramazan-ı Şerif'e dâhil oluşu "Fazilet-i Savm" adlı eserinde şu beyitlerle ifade eder:

Şehr-i mahsûs oldu çün şehr-i sıyam
Farzdır anda oruç tutmak tamam.

Müslimîn ü müslimâta muttasıl
Mâh-ı savmın rûzesi farz oldu bil.

Sabit oldu hükm-i istitbâ ile
Ruzenin farziyyeti icmâ' ile.

Kim anın farziyyetin inkâr eder
Şer'î âli-şân anı inkâr eder.

Özr-i şer'i olmadıkça bil ayan
Ruhsât-ı iftar yokdur bî-gümân.

Müslime farz oldu bu savrnı edâ
Özr ile terk eylese eyler kazâ

Ramazan'a kavuşma ve oruç tutma saadetini Yunus Emre de şu şekilde ifade etmiştir:

Benden öğüt ister isen, ey deyirem bildiğimden
Budur Çalab'ın buyruğu, tutun oruç, kılın namazı

Ramazan-ı Şerifiniz mübârek olsun.

banner53
Yorumlar (0)
14
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?