banner39

banner35

29.09.2014, 11:11

CIA ve IŞİD'in birleşik olduğuna dair Irak'ta derin şüpheler var

ABD, bir aydan fazla bir süredir giderek artan oranda IŞİD’deki aşırılara karşı öldürücü hava saldırıları gerçekleştiriyor. Ama bu durum, CIA’nın halen saldırmakta olduğu bazı aşırıları gizlice desteklediğine dair Bağdat sokaklarından Irak hükümetinin en üst seviyelerine kadar komplo teorileri dolaşmasına mani olmuyor.

Irak’a Amerikan kara birlikleri konuşlandırılması ihtimaline karşı uyarıda bulunmak üzere Şii din adamı Mukteda Sadr’ın çağrısıyla cumartesi günü tertip edilen gösteride konuşan Başbakan Yardımcısı Baha El Araci, “Biz IŞİD’i kimin yaptığını biliyoruz” dedi. Mukteda Sadr da geçen hafta yaptığı konuşmada, IŞİD’in meydana gelişinden açık bir şekilde CIA’yı suçlamıştı. Yapılan görüşmeler de o gösteride parlamento üyeleri de dahil binlerce kişinin büyük bölümünün aynı teoriye bağlı olduğunu gösteriyor. (Sadr’ın İran’a yakın olduğu düşünülüyor. Bu teori İran’da da oldukça yaygındır.)

Amerikalı bir gazeteci, IŞİD’den dolayı açıkça CIA’yı mı suçladığını sorduğunda hemen şoför tarafından kullanılan jipin açık kapısına yönelen Araci, akıcı bir İngilizceyle, “Bilmiyorum. Ben zavallı insanlardan biriyim” diye geri adım attı. “Ama biz çok korkuyoruz. Teşekkür ederim!”

Sokaklarda yaygın olan bu teori, Irak toplumunda 2003’teki işgalden 10 seneden fazla bir zaman sonra Amerikan ordusunun Irak’a döneceğine dair derin şüpheyi gösteriyor. Üst düzey bir yetkili tarafından dikkatsiz bir şekilde tasdik edilen bu teori, Irak hükümetinin aşırıları temizlemek için Amerikan liderliğindeki kampanyanın pek de uygun bir ortağı olmayabileceğinin de keskin bir hatırlatıcısıdır.

Kısaltması IŞİD’le bilinen İslam Devleti, Irak’ın kuzeydoğusunda genellikle Sünni Müslüman çok sayıda vilayeti ele geçirdi. Eski Başbakan Nuri Kemal El Maliki’nin Şii hakimiyetindeki hükümetinin şehir sakinlerini yabancılaştırması da buna yardım etti. Başkan Obama ısrarla, IŞİD’e karşı Amerikan askeri eyleminin Bağdat’ta daha kapsayıcı bir hükümet tesis edilmesine bağlı olduğunu belirtmişti ama yine de bu daha tamamlanmadan harekete geçti.

Parlamento henüz içişleri bakanlığı ya da savunma bakanlığı gibi önemli görevlere kimin getirileceğini onaylamadı. Bu, kısmen Sünni ve Şii hizipler arasındaki anlaşmazlıklardan meydana geldi. Irak haber kuruluşları makamların doldurulmasının bir aydan fazla sürebileceğini bildiriyor.

Cumartesi günkü gösteri, özellikle İran’a yakın olduğu düşünülen Şii liderler ve milislerden gelen ve yeniden askerlerini karada konuşlandırmaması için Amerika Birleşik Devletleri’ni uyaran bir dizi işaretin sonuncusuydu. Obama savaşçı birlikler göndermeyeceğine dair söz verdi ama öyle görülüyor ki ancak birkaç Iraklıyı ikna edebildi. 40 yaşındaki Iraklı Raad Hatem, “Biz ona güvenmiyoruz” dedi.

Yine 40 yaşındaki Haydar El Esadi de aynı fikirde. Esadi, “IŞİD net bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nin mahsulüdür ve ABD IŞİD’i bahane ederek bir kez daha Irak’a müdahale etmeye çalışıyor” diye konuştu.

O, Şii milisler ve gönüllülerin, Amerikan yardımı olmaksızın Irak’ı IŞİD’e karşı savunmak üzere dini liderlerden gelen çağrılara zaten icabet ettiklerini söyledi. “Biz bunu yapıyoruz” diyen Esadi, aynı kuvvetlerin Amerikan kuvvetlerini ülke dışında tutacağını da sözlerine ekledi. “Obama’nın yeniden Irak’a saldırmayacağını söylemesindeki asıl sebep, onun Şii milislerin direnişini bilmesi ve tek bir asker kaybetmek istememesidir.”

IŞİD lideri de cumartesi günü, kendisini durdurması için dünyaya meydan okuduğunu bildirdi.

Ebubekir El Bağdadi, internette yayımlanan ve Hristiyanlarla Şiiler hakkında aşağılayıcı ibareler kullandığı ses kaydında, “Yahudiler, Hristiyanlar, Şiiler ve Müslüman ülkelerdeki tüm zalim rejimlerin komploları, IŞİD’i yolundan alıkoymakta aciz kaldı” dedi.

O, “Tüm dünya Amerika ve müttefiklerinin bir mümin grubunun önündeki acizliğini gördü” diye konuştu. “İnsanlar şimdi zaferin ordular ve bunların mühimmatı tarafından elde edilmediğini, Allah’tan geldiğini idrak ediyor.”

Bağdat’taki toplantıda çoğu kişi, Bağdadi’nin IŞİD’ine karşı yapılan hava saldırılarını memnuniyetle karşıladığını ama Amerikan kara kuvvetlerine karşı olduklarını ifade etti. Sadr’ın görüşü de budur. 328 sandalyeli parlamentoda Sadr’ın desteklediği 30 milletvekilinin çoğu toplantıya katıldı.

Sadr’ın destekçilerinin çoğu eski başbakan Maliki’ye karşıydı. Toplantıya katılanların çoğu da daha güvenilir bir ordu inşa etmeyi başaramamak gibi hatalarından dolayı eski hükümeti eleştirdi. 35 yaşındaki Velid El Haznevi, “Bizim iyi bir ordumuz vardı, peki bu ordu şimdi nerede?” diye sordu. “Maliki onlara her şeyi verdi ama onlar savaş alanını terk ettiler.”

Ama sadece birkaç kişi Maliki’yi, Amerikalı yetkililerin iddia ettiği üzere Şiilerin hakimiyetindeki güvenlik kuvvetlerinde mezhepçi suistimallere müsaade ederek Sünnileri küstürmekle suçladı.

Bağdat’ın genelde Şiilerin yaşadığı mahallesinden Sünni bir Müslüman olan Ömer El Caburi (31) de toplantıya katılmıştı. O, gönüllülerden oluşan bir Şii tugayına katıldığını söyledi ve Maliki’nin mezheplerine bakılmaksızın çoğu Iraklıyı küstürdüğünü iddia etti.

Caburi, “Maliki sadece Sünnileri dışlayıp onları uzaklaştırmadı; o Şiileri de ihmal etti” dedi. “O, ailesine, arkadaşlarına ve kendisine yakın olanlara özel yardımlarda bulundu. O, çoğu kişinin zannettiğinin aksine gerçekte Şiilere yardım etmedi.”

Caburi, “Ama IŞİD başka bir hikayedir” diye konuştu. “IŞİD’in Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in oluşturduğu bir örgüt olduğu herkesçe aşikardır.”

Kaynak: New York Times
Dünya Bülteni için çeviren: Arif Kaya

Yorumlar (0)
0
hafif kar duşu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?