banner15

Salgının yarattığı dayanışma ortamı insanları çevrim içi gönüllülüğe yöneltti

Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınının yarattığı dayanışma ortamı insanların internet üzerinden çevrim içi gönüllülük faaliyetlerine yönelimini artırdı.

Salgının yarattığı dayanışma ortamı insanları çevrim içi gönüllülüğe yöneltti

Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yarattığı dayanışma ortamı, evde kalınması gereken bu süreçte insanların, "gönüllü aktivitelerin bir kısmının ya da tamamının internet üzerinden bir platform aracılığıyla gerçekleştirilmesi" olarak tanımlanan çevrim içi gönüllülük faaliyetlerine ilgisini artırdı.

Kovid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler ve uygulamaya konulan kısıtlamalar, hayatın günlük akışını değiştirerek yeniden şekillenmesine neden olurken, sosyal izolasyonun öneminin vurgulanması ve restoranlar, kafeler, alışveriş merkezleri ve sinemalar gibi kalabalık yerlerin kapatılması, insanların evde vakit geçirmeye başlamasını sağladı.

"Evde kal" çağrılarına uyan insanlar, bu süreçte kendiyle daha uzun süre baş başa kalarak başkalarına faydalı olabilecekleri konuları düşünme fırsatı buldu. Bu da insanları, literatürde sanal gönüllülük, mikro gönüllülük ve gönüllü aktivitelerin bir kısmının ya da tamamının internet üzerinden bir platform aracılığıyla gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan çevrim içi gönüllülüğe yöneltti.

Bu gönüllülük faaliyetlerinin bazıları kolektif olarak gerçekleştirilirken, bazıları da bireysel olarak hayata geçiriliyor. Evde kalınan bu süreçte, Türkiye'den ve dünyadan bazı sanatçılar ile amatör olarak müzikle ilgilenen kişiler, sosyal medya hesaplarından çaldıkları enstrüman eşliğinde şarkılar söyleyerek, vatandaşlara moral veriyor.

Psikoloji alanında uzman kişiler de vatandaşlara psikososyal destek sağlamak için online ortamda bilgilendirme yaparken, bazı uzmanlar da evde kaliteli ve zinde vakit geçirmeleri için sosyal medya hesaplarından evde yapılabilecek fiziksel hareket ve aktiviteler ile beslenme önerileri paylaşıyor.

Öte yandan, "Sanal Hastane" adı altında kurulan platformda gönüllü olarak hizmet veren 160'ı aşkın doktor, aciliyeti olmayan ve bu süreçte hastaneye gitmeye çekinen hastalara online ücretsiz danışmanlık hizmeti vererek, çevrim içi gönüllülüğe katılıyor.

"İnterneti kullanarak mekandan bağımsız gönüllülük yapabiliyorsunuz"

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitede gönüllülük çalışmalarını 2014'ten bu yana sürdürdüklerini, öğrencilerin gönüllülük algılarını, eğilimlerini ve deneyimlerini ortaya çıkarmak üzere yaptıklarını kapsamlı araştırma sonucu Gönüllülük Akademisi ile Gönüllü Ol İstanbul portalını kurduklarını anlattı.

Akademi kapsamında her dönem 40 öğrencinin, atölyelerden seminerlere, film okumalarından STK ziyaretleri ve proje uygulamalarına kadar 10 haftalık bir programa katıldıklarını aktaran Şentürk, akademiye 1000'i aşkın öğrencinin dahil olduğunu, İstanbul Üniversitesi olarak her düzeyde gönüllülük ve STK'lar alanında çalışma yapmaya, öğrenciler arasında gönüllülüğü yaygınlaştırmaya çalıştıklarını söyledi.

Çevrim içi gönüllülüğün internet aracılığıyla yapılan gönüllü çalışmalar olduğuna dikkati çeken Şentürk, öncelikle STK'lar, projeler, kampanyalar gibi gönüllü çalışmalarda yer alacak kişilerle iletişim kurmak için internetin bir iletişim aracı olarak kullanıldığını, ikinci aşamada ise gönüllülerle STK'ları buluşturan "gencgonulluler.gov.tr", "vopool.net/" ve gonulluol.istanbul" gibi platformların oluşmaya başladığını belirtti.

Son olarak çevrim içi gönüllülük aşamasına gelindiğine işaret eden Şentürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sadece bir iletişim, buluşma ağı olarak değil internet ile gönüllülük yapmak mümkün hale geliyor. İnterneti kullanarak mekandan bağımsız olarak gönüllülük yapabiliyorsunuz. Sadece internete erişime ve bu erişimi mümkün kılacak bir cihaza sahip olmanız yeterli. Çevrim içi gönüllülükte bir STK veya proje için rapor yazabilir, sosyal medya hesaplarını yönetebilir, araştırma, çeviri yapabilir, eğitimler düzenleyebilirsiniz. Kısacası çevrim içi kalarak, maddi çıkar beklemeksizin, kendi isteğinizle toplumsal fayda sağlamak üzere çeşitli eylemlerde bulunabilirsiniz."

Şentürk, Türkiye'de ve dünyada, küresel ve yerel ölçekte birçok gönüllülük platformunun, gönüllüleri buluşturarak çevrim içi gönüllüğü yaygınlaştırdığını belirtti.

"Çevrim içi gönüllülük yaygınlaşmaya başladı"

Çevrim içi gönüllülüğün internetin ve internete bağlı imkanların artmasıyla giderek yaygın bir şekilde yapılamaya başlandığını dile getiren Şentürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle yıllar içerisinde platformların sayısının artmasına bakıldığında çevrimiçi gönüllülüğün giderek yaygınlaşmaya başladığı söylenebilir. Fakat bu türden uygulamalar ve çevrimiçi gönüllülük daha çok eğitimli, internete erişimde ve kullanımda sorun yaşamayan, internet ve diğer teknolojileri gündelik hayatında kullanabilen kişiler tarafından yapılıyor. Bu durum çevrimiçi gönüllülüğün şimdilik en önemli sınırlarından birini oluşturuyor. Diğer taraftan internete erişimi olmayan veya olsa bile gündelik hayatında verimli bir şekilde kullanamayan kişilerin bu gönüllülük faaliyetlerinden yararlanma imkanlarını azaltıyor. Bu da hem çevrimiçi gönüllülük yapmak hem de bu gönüllükten yararlanma açısından ciddi eşitsizliklere neden olabiliyor. Başka bir deyişle dijital eşitsizlikler nedeniyle çevrimiçi gönüllülüğün karşı karşıya olduğu önemli sınırlılıklar var. Dijital eşitsizlikler giderildikçe çevrimiçi gönüllülüğün daha fazla gündeme geleceği ve yaygınlaşacağı söylenebilir."

"Salgın döneminde gönüllülük de çevrim içi alana yöneldi"

Doç. Dr. Şentürk, salgın sürecinde de çevrim içi gönüllülüğün yaygınlaştığını, bunun ihtiyaç sahibi olanlara çeşitli destekler örgütlemek düzeyinde de gerçekleştiğini ifade etti.

İnsanların çeşitli platformlar aracılığıyla örgütlendiklerini belirten Şentürk, "Çevrim içi gönüllülük olarak artan sayıda eğitim içeriği ile karşılaşıyoruz. Hemen her düzeyde çevrim içi eğitimlerin gönüllü olarak yapıldığı görülüyor. Bu konuda sosyal medya platformlarında yapılan ilanların salgın döneminde arttığını gözlemliyoruz. İnsanların evde kalmaları, hareketlerinin sınırlanması nedeniyle kendisi dışındaki insanlar için neler yapabileceği üzerine daha fazla düşünme imkanı oldu. Salgın döneminde hemen her şey çevrim içi alanlara yöneldiği için gönüllülük konusunda da bu türden bir eğilimin oluştuğu görülmektedir. Bundan sonraki süreçte çevrim içi gönüllülüğün daha fazla bilineceği ve artacağını söyleyebiliriz. Hatta STK'ların, kamu kurum ve kuruluşlarının salgın, afet gibi dönemlerde çevrim içi gönüllükten nasıl yararlanılabileceği konusunda daha fazla hazırlık yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Salgın döneminde vatandaşlara moral vermek için sosyal medyadan konser verme, bazı uzmanların evde yapılabilecek fiziksel aktiviteleri paylaşması ve online psikososyal destek programlarının da bireysel çevrim içi gönüllülük olarak tanımlandığını aktaran Şentürk, bu türden gönüllülük faaliyetlerinin hem başka bireyleri harekete geçirdiğine hem de ilerleyen zamanlarda bunun daha kolektif biçimlere dönüşebileceğine dair işaretlere tanık olduklarını söyledi.

"Gönüllülük hareketleri dünyayı güzelleştiriyor"

Gönüllülüğün her biçiminin yaygınlaşmasının önemini vurgulayan Şentürk, "Toplumsal etkileşimin sağlanmasında gönüllülük merkezi bir rol oynar. Kendi aileniz dışında başkaları için maddi çıkar beklemeksizin harekete geçmek, toplumu güçlendiren en önemli değerlerden biridir. Kısaca buna 'dünyayı güzelleştirmek' diyebilirsiniz. Dünyadaki tüm canlılar için güzel işler yapmanın adıdır gönüllülük ve toplumumuzun tarihinde derin kökleri bulunmaktadır. Çevrim içi gönüllülük de bugün hangi koşullarda bulunursak bulunalım, gönüllülük yapabileceğimizi gösterir. Ev dışına çıkamasanız da yapabileceğiniz şeylerin sayısı hiç de az değildir. Yeter ki gönüllü olalım, gönlümüz olsun. Sadece çevrim içi gönüllükle ilgili değil aslında, insanın bulunduğu her koşulda gönüllü olarak neler yapabileceğini sorgulaması ve harekete geçmesi, içinde yaşadığımız dünya için vazgeçilmez bir önemde." diye konuştu.

Genel olarak olumsuz haberlerin çoğaltıldığı sosyal medya platformlarında, iyiye ve güzele dair içeriklerin artmasının önemine işaret eden Şentürk, dünyayı güzelleştirmeye çalışanların yaptığı çalışmaların daha fazla duyulması gerektiğini sözlerine ekledi.

- Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını nedeniyle evde kalınan bu süreçte insanlar başkalarına faydalı olunabilecek konuları daha çok düşünme fırsatı bulurken, salgının yarattığı dayanışma ortamı insanların internet üzerinden çevrim içi gönüllülük faaliyetlerine yönelimini artırdı
- İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Şentürk:
- "Çevrim içi gönüllülük olarak artan sayıda eğitim içeriği ile karşılaşıyoruz. Hemen her düzeyde çevrim içi eğitimlerin gönüllü olarak yapıldığı görülüyor. Bu konuda sosyal medya platformlarında yapılan ilanların salgın döneminde arttığını gözlemliyoruz"
- "İnsanların evde kalmaları, hareketlerinin sınırlanması nedeniyle kendisi dışındaki insanlar için neler yapabileceği üzerine daha fazla düşünme imkanı oldu. Salgın döneminde hemen her şey çevrim içi alanlara yöneldiği için gönüllülük konusunda da bu türden bir eğilimin oluştuğu görülmektedir"

Kaynak: AA

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48