banner39

banner35

ABD'nin Ermeni tasarısına hükümetten ilk açıklama

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde onaylanan Ermeni Tasarısı’nın iç politika malzemesi olarak kullanılmasının hoş olmadığını söyledi

Dış Politika 11.04.2014, 08:13 11.04.2014, 08:58
ABD'nin Ermeni tasarısına hükümetten ilk açıklama

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Türkiye’nin uluslararası çıkarları, milli güvenliği söz konusuysa, (BM) Güvenlik Konseyi seçimleri gibi ya da Ermeni meselesi gibi herhangi bir konu gündeme geldiğinde Türkiye kendi içinde kenetlenir ve Türkiye’den tek bir ses çıkar, tek bir duruş gösterir. Ama maalesef şu son dönemde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi ve hatta Ermeni meselesi gibi konular, son derece önemli bir şekilde gündemimizde yer teşkil ettiğinde, Türkiye’nin duruşunun, hükümetin duruşunun dışında bir duruş sergilemek, Türkiye’yi iktidar partisi veya hükümet üzerinden kötü, olumsuz gösterecek bir çaba içinde olmak, Türkiye Cumhuriyeti devletini seven, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını seven bir tutumla ben bağdaştıramıyorum doğrusu” dedi. 

IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında ABD’nin başkenti Washington’da bulunan Babacan, Türk gazetecilerle bir araya geldi.

Babacan, Washington temasları kapsamında Anadolu Ajansı Washington Ofisi’nin açılışını yaptıklarını belirtti. Bunun yanında, MÜSİAD’ın Washington Şubesi’nin açılışına katıldığını ve iki ayrı düşünce kuruluşunda temaslarda bulunduğunu kaydeden Babacan, diğer günlerde de çok sayıda ikili görüşmelerinin olacağını ve üç farklı yatırımcı konferansına katılacaklarını bildirdi.

Babacan, Türkiye’nin G20’nin gelecek dönem başkanı olduğunu, bu nedenle Troyka sisteminde yer aldıklarını ve masanın başında dönem başkanı Avustralya ve bir önceki dönem başkanı Rusya ile beraber oturduklarını hatırlattı. Babacan, G20 toplantısının gelecek yıl Türkiye’de yapılacağını ifade etti.

Washington temasları kapsamında ABD Hazine Bakanı Jack Lew ile görüşeceklerini, görüşme talebinin de Lew'den geldiğini ifade eden Babacan, zaten Lew ile ara sıra telefonlaştıklarını belirtti. 

"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNİN DE İYİ BİR NETİCEYLE SONUÇLANACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ"

Başbakan Yardımcısı Babacan, görüşmelerinde Türkiye’deki yerel seçimlerin gündeme gelip gelmediğine yönelik soru üzerine, yerel seçim sonuçlarından sonra herkesin cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklandığını gözlemlediğini kaydetti. Babacan, “Bundan sonra herhalde cumhurbaşkanlığı seçimleri ilgiyle, dikkatli takip edilecek diye anlıyorum” dedi.

Başka bir soru üzerine, yerel seçimlerde iyi bir sonuç alındığı için piyasanın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çok büyük heyecan yaşamasını beklemediklerini belirten Babacan, şimdiye kadar ekonomi politikalarında hiçbir şeyi seçime endeksli yapmadıklarını, bunun da güven yarattığını dile getirdi. 

Babacan, “Dolayısıyla yerel seçimler önemliydi, çok şükür Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili bir kaygımız yok. Tabi hiçbir seçimde sonuca garanti demek mümkün değil ama üç aşağı beş yukarı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de iyi bir neticeyle sonuçlanacağını öngörüyoruz, piyasa da öyle öngörüyor. Bu yıl artık çok ciddi seçim heyecanı ve ekonomi üzerinde olumsuz etki olmasını beklemiyoruz” dedi.

“KİMSENİN KENDİ ŞAHSİ YORUMUNU ORTAYA KOYMASINI BEN UYGUN GÖRMÜYORUM"

Cumhurbaşkanı adayının kim olacağına soru üzerine Babacan, bu konuların öncelikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı değerlendirmeler sonrasında ortaya çıkacağını söyledi.

Babacan, “Şu anda bu gelişmeleri şahıslardan bağımsız olarak düşünmek lazım. Burada birinci öncelik, birinci sırada cumhurbaşkanlığı seçimi var, cumhurbaşkanlığı seçimi için adayın kimin olacağı çok önemli. Bu konuda henüz bir açıklama yok. Ama hem Sayın Başbakanımız hem de Sayın Cumhurbaşkanımız dediler ki ‘biz aramızda oturup konuşacağız bunları’” diye konuştu.

Babacan, bu konudaki ısrarlı sorular üzerine ise “Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız 'aramızda konuşacağız' dedikten sonra bu konuda kimsenin kendi şahsi yorumunu ortaya koymasını ben uygun görmüyorum. Ben şahsım için de uygun görmüyorum, bu konuda kendi görüşlerini beyan eden arkadaşlarımız için de uygun görmüyorum. Konunun direkt muhatabı bellidir. Dolayısıyla onlardan gelen açıklamaları hep beraber beklemek lazım” değerlendirmesinde bulundu.

“HEDEFİNİ ŞAŞIRANLAR YA DA FARKLI GAYRET İÇERİSİNDE OLANLARI TASVİP ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Babacan, bir gazetecinin “Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Gülen hareketine yakın sivil toplum kuruluşlarının Türkiye'yi şikayet eden mektuplarına yönelik açıklamasını” hatırlatarak, “bu harekete yakın kurumları Türkiye’nin milli çıkarı açısından nasıl değerlendirdiklerini” sorması üzerine şunları kaydetti:

“Türkiye’de bir gelenek vardır. Türkiye’nin uluslararası çıkarları, milli güvenliği söz konusuysa, (BM) Güvenlik Konseyi seçimleri gibi ya da Ermeni meselesi gibi herhangi bir konu gündeme geldiğinde Türkiye kendi içinde kenetlenir ve Türkiye’den tek bir ses çıkar, tek bir duruş gösterir. Bu bizim geleneğimizdir. Ama maalesef şu son dönemde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi ve hatta Ermeni meselesi gibi konuların son derece önemli bir şekilde gündemimizde yer teşkil ettiğinde, Türkiye’nin duruşunun, hükümetin duruşunun dışında bir duruş sergilemek, Türkiye’yi iktidar partisi veya hükümet üzerinden kötü, olumsuz gösterecek bir çaba içinde olmak, Türkiye Cumhuriyeti devletini seven, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını seven bir tutumla ben bağdaştıramıyorum doğrusu. Bu bizim geleneğimizde var. Dolayısıyla böyle dönemlerde herkes kenetlenir, herkes aynı hedeflere doğru çalışır, hep beraber aynı hedeflere doğru giderken hedefini şaşıranlar ya da farklı gayret içerisinde olanları tasvip etmek mümkün değil.”

“KÜÇÜK ÇIKARLAR İÇİN BÜYÜK HEDEFİ, ÜLKENİN YÜKSEK ÇIKARLARINI RİSKE ATMAMAK LAZIM”

Babacan, benzer başka bir soru üzerine, “Burada belki hedef alınan iktidar partisi, hükümetimiz, Başbakanımız ama sonuçları itibariyle devletin çıkarlarının etkilendiğini görüyorsunuz ve yine sonuçları itibariyle tüm milletimizin, ülkenin zarar gördüğünü izliyorsunuz, dolayısıyla herkes böyle dönemlerde aklı selimle hareket etmeli. Küçük çıkarlar için büyük hedefi, ülkenin yüksek çıkarlarını riske atmamak lazım” diye konuştu.

“(Gülen hareketine yakın kurumlara) Bir çağrınız var mı” sorusu üzerine Babacan, “Konu eğer Türkiye’nin çıkarları, güvenliği, uluslararası camiadaki kredibilitesiyse, hükümeti, iktidar partisini hedef alayım derken Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarına zarar verici girişim içerisinde hiç kimsenin olmaması gerektiğini düşünüyorum ve herkesin sorumluluk duygusu içerisinde hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Babacan, “Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesiyle ilgili Türk hükümetinin girişimlerinin olup olmadığına” yönelik soru üzerine, “Bugün itibarıyla böyle bir girişimin olduğuyla ilgili bende bir bilgi yok” dedi.   

Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama arasındaki telefon görüşmesinin hatırlatılması üzerine Babacan, “iki liderin yaptığı mahrem bir görüşmede, neyin gündeme gelip gelmediği konusunda kimsenin fikir yürütmesinin doğru olmadığını” dile getirdi.

banner53
Yorumlar (0)
1
hafif kar duşu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?