banner39

Asya İşbirliği Diyaloğu 16. Dışişleri Bakanları Doha'da toplandı

Çavuşoğlu, "Dünyanın 30 büyük şehrinin 21'i Asya'da. Son 50 yılda Asya'da yüzlerce, binlerce kişi yoksulluk seviyesini aştı ve birçok Asya halkı orta gelirli ya da gelişmiş ekonomiler statüsüne yükseldi" dedi

Dış Politika 01.05.2019, 11:02
Asya İşbirliği Diyaloğu 16. Dışişleri Bakanları Doha'da toplandı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Dünyanın 30 büyük şehrinin 21'i Asya'da. Son 50 yılda Asya'da yüzlerce, binlerce kişi yoksulluk seviyesini aştı ve birçok Asya halkı orta gelirli ya da gelişmiş ekonomiler statüsüne yükseldi." dedi.

Çavuşoğlu, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Asya İşbirliği Diyaloğu 16. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda konuştu. 

Asya'nın geçmişte ekonomik olarak önemli bir güç olduğunu ve sonrasında gerileme sürecine girdiğini kaydeden Çavuşoğlu, "Bugün büyük bir geri dönüş görüyoruz. 'Asya yüzyılı' gerçekleşmeye başlıyor." ifadelerini kullandı. 

Çavuşoğlu, Asya kıtasının dünya nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yaptığına işaret ederek, "Dünyanın 30 büyük şehrinin 21'i Asya'da. Son 50 yılda Asya'da yüzlerce, binlerce kişi yoksulluk seviyesini aştı ve birçok Asya halkı orta gelirli ya da gelişmiş ekonomiler statüsüne yükseldi." diye konuştu. 

Asya'nın 2020'ye kadar dünya orta gelir sınıfının yarısına ev sahipliği yapacağına dikkati çeken Çavuşoğlu, Asya'nın dünya ekonomisindeki yerinin giderek arttığını kaydetti. 

Çavuşoğlu, bu kazanımlara ve Asya'nın önemli potansiyeline rağmen belli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek bu zorluklara karşı mevcut pozitif yönelimin istikrarının sağlanabilmesi için birlikte çok çalışılması gerektiğinin altını çizdi. 

Yoksulluk, sosyal dışlanma, çevre sorunları, enerji güvenliği, insan kaçakçılığı, düzensiz göç sorunu gibi birçok yeni problemle Asya'nın da karşı karşıya olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, "Yeni Zelanda ve Sri Lanka'yı harap eden terör saldırıları bize terörün nasıl esaslı bir tehdit olduğunu hatırlattı." şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, "Terör grupları arasında bir ayrım olmamalı. Terörizm ve aşırıcılığın temel nedenlerini ele almamız gerekiyor." ifadelerini kullandı. 

Kapsayıcı ekonomik büyüme, sürdürülebilir kalkınma ve sosyal adalet konularında iş birliğinin artırılması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, artan güvenlik tehditleri karşısında bölgesel iş birliğinin önemine işaret etti. 

Çavuşoğlu, Asya İşbirliği Diyaloğu'nun önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, Asya kıtasındaki ülkelerin fiziksel, kurumsal ve insan kaynağı bakımından bağlantılı olması gerektiğini dile getirdi. 

Kıta genelinde ülkeler arasında ticaret hacmini yükselterek, güvenli ve etkin ulaşım ağları sağlayarak önemli ekonomik kazançlar elde dileceğini anlatan Çavuşoğlu, bu kapsamda enerji ağlarının da önemine değindi.

Çavuşoğlu, "Makul ve kesintisiz enerji akışı, ülkelerimizin sürdürülebilir ekonomik kalkınması için bir araç. Bölgesel enerji altyapı ağları inşa etmeye, yenilebilir enerji kaynaklarını geliştirmeye ve enerji etkinliği programlarını teşvik etmeye odaklanmalıyız." değerlendirmesinde bulundu. 

Kültürel değişim ve turizmin de önemli olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, kültürel değişimin ülkeler arasında etkileşimin ve zenginliğin artmasının yanı sıra istikrara olan katkısına işaret etti. 

Çavuşoğlu, "Türkiye, bu nedenle, ileriki başkanlık döneminde, Asya'nın zengin çeşitliliği ve turizm potansiyeline odaklanacak. Sağlık turizmi dahil turizm alanına öncelik vereceğiz." şeklinde konuştu. 

Türkiye'nin başkanlık döneminde Asya ticaret ve endüstri odaları arasındaki etkileşimi artırmak gibi yeni iş birliği alanları yaratmak için çaba sarf edeceğini kaydeden Çavuşoğlu, "Türkiye, Asya İşbirliği Diyaloğu'nun başarıları konusunda üstüne düşen rolü yerine getirmek konusunda kararlı." dedi. 

Çavuşoğlu, Asya'nın kalkınması ve uyumu için hep birlikte çalışılması gerektiğini söyledi. Bakan Çavuşoğlu, Filistin'in dün Asya İşbirliği Diyaloğu'na üye olmak için yaptığı başvuruyu da memnuniyetle karşıladıklarını sözlerine ekledi.

banner53
Yorumlar (0)
20
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?