banner39

banner35

Çavuşoğlu'ndan "garantörlük" açıklaması

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "(Garantörlük halinde) Türkiye (Ukrayna'daki) savaşın içine hemen girecek, Türkiye oraya asker gönderecek gibi yorumlar doğru değil" ifadesini kullandı.

Dış Politika 31.03.2022, 10:40 31.03.2022, 14:00
Çavuşoğlu'ndan "garantörlük" açıklaması

Bakan Çavuşoğlu, A Haber'de katıldığı canlı yayında güncel gelişmeleri değerlendirdi.

İstanbul'da gerçekleştirilen Rusya-Ukrayna müzakere heyetleri toplantısının ardından ciddi konuların daha üst düzeylerde görüşüleceğini belirten Çavuşoğlu, "Bir taraftan bu iki teknik heyet müzakereleri sürdürürken dışişleri bakanları bir araya gelecek, bir mutabakat olursa paraflayacaklar, daha sonra liderler bir araya gelecek." dedi.

Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanları düzeyinde bir görüşme için Türkiye'nin çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek "Şimdi ikinci aşamada biz dışişleri bakanlarının bir araya gelmesi için gereken çalışmaları yapıyoruz. Dün hem (Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro) Kuleba'yla hem de (Rusya Dışişleri Bakanı Sergey) Lavrov'la mesajlaştık ve bu konudaki telkinlerimizi ve bize düşen konularda elimizden geleni yapacağımızı kendilerine ilettik. Lavrov Çin'deydi, oradan Hindistan‘a geçeceğini söyledi. Kuleba da aynı şekilde batıda. Özellikle Ukrayna olarak böyle bir toplantıya tabii iki taraf da hazır olduğu zaman gelmek istediğini söyledi." diye konuştu.

Ukrayna tarafının, İstanbul görüşmesinde Rusya'ya güvenlik garantilerini içeren tekliflerini yazılı ilettiğini hatırlatan Çavuşoğlu, Rusya tarafının da bunu Devlet Başkanı Vladimir Putin'e götüreceğini aktardı.

Çavuşoğlu, dışişleri bakanları düzeyinde görüşmenin zamanlamasına ilişkin de "Bizim hem ev sahibi hem kolaylaştırıcı hem de elimizden geldiği kadar dürüst bir müzakerecilik yapan ülke olarak kesin bir tarih vermemiz mümkün değil ama aşağı yukarı 1-2 hafta içinde. Bize orada (İstanbul'da) ayaküstü sohbetlerde 1-2 hafta içinde daha üst düzeyde bir görüşmenin en azından dışişleri bakanları düzeyinde bir görüşme olabileceğini söylemişlerdi." ifadelerini kullandı.

"Garantörlük denince Türkiye'den beklentiler nedir" yönündeki soruya yanıt veren Çavuşoğlu, güvenlik garantileri konusunda bir mutabakat ortaya çıkmadan bu konuda kesin yorum yapmanın doğru olmadığını belirtti.

Çavuşoğlu, "Rusya’nın Batılı ülkelerin garantörlüğüne karşı çıktığına dair haberler de doğru değil." değerlendirmesini yaptı.

Moskova ziyaretinde dahi Rus tarafının P5 + Almanya ve Türkiye'nin burada garantör olmasına karşı olmadıklarını söylediklerini aktaran Çavuşoğlu, bu hafta taraflar arasında yapılan İstanbul'daki müzakerelerde de farklı ülkelerin isminin zikredildiğini de ifade etti.

Çavuşoğlu, İstanbul'da her iki tarafla yaptığı temaslara göre, garantörlüğün P5 + Almanya ve Türkiye ile gönüllü katılmak isteyen başka ülkelere açık olduğunu gördüklerini söyledi.

Çavuşoğlu, "Yorumlara bakıyoruz. Türkiye otomatikman güç gönderecek. Böyle bir şey yok. Bugün hatırı sayılır bir gazetede Türkiye'nin garantör olduğu zaman oraya asker göndereceğini söylüyor. Öyle bir şey yok. " dedi.

Rusya'nın P5 içinde yer almasına rağmen Ukrayna'nın P5'i garantör olarak teklif ettiğini kaydeden Çavuşoğlu, bu durumun ileride iki ülkenin yakınlaşmasını da sağlayabileceğini belirtti.

NATO'nun 5. maddesinin devreye girmesinin tüm ülkelerin fikir birliğiyle olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, bu maddenin devreye girmesi durumunda bile ülkelerin nasıl destek vereceğini kendisinin belirleyebildiğini söyledi.

Çavuşoğlu, "(Garantörlük halinde) Türkiye (Ukrayna'daki) savaşın içine hemen girecek, Türkiye oraya asker gönderecek gibi yorumlar doğru değil." diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, bu konuda tam yorum yapabilmek için iki ülke arasında tam mutabakatın sağlanabilmesinin görülmesi gerektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, NATO ve AB içinde savunma alanında Türkiye'ye yönelik kısıtlamaları kaldırma arayışının olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"NATO ve AB içinde artık Türkiye'ye yönelik kısıtlamalar kaldıralım anlayışı ağır basmaya başladı. Hatta Kanada Başbakanı, Cumhurbaşkanımıza özellikle lenslerle ilgili hemen gereğini yapalım dedi. Fakat bu arada en büyük müşterisi Bayraktar olduğu için lens üreten firma iflas etti. Sonuçta Kanada bile 'artık gözden geçirelim' diyor."

ABD'nin ise Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının gündemde olduğunu belirten Çavuşoğlu, "F35 konusu halen tıkanmış durumda ama yeni nesil F16'ların alınması ve de mevcut F16'ların modernizasyonu konusunda müzakereler devam ediyor ve iyi gidiyor. En azından yönetim kanadıyla müzakereleri askerlerimizi sürdürüyor ve ilerleme var." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, bu konuda ise ABD Kongresinin ikna edilmesi gerektiğini belirterek "Her seferinde kongrenin arkasına saklanmak doğru değil." dedi.

Türkiye'nin ihtiyaçlarını müttefiklerinden karşılayamadığı takdirde başka yerden karşılama yoluna gitmesinin eleştirilmemesi gerektiğin ifade eden Çavuşoğlu, Avrupa ve Amerika'dan adil bir yaklaşım beklendiğini söyledi.

Çavuşoğlu, Hindistan'ın da S400 hava savunma sistemi aldığının hatırlatılması üzerine, "Oraya istisna yapabiliyorsanız Türkiye'ye de aynı anlaşışı göstermeniz lazım." diye konuştu.

Suudi Arabistan’a bir ziyaretinin olup olmadığına yönelik Çavuşoğlu, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ın Türkiye’ye geleceğini söylediğini ancak henüz bunu planlayamadıklarını dile getirdi.

Çavuşoğlu, "Şu anda ilişkilerin normalleşmesi konusunda da önemli adımlar var." dedi. İki ülke arasında yargı iş birliğinin bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, “Bu yargı iş birliği daha iyi bir noktaya geldi.” ifadesini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, ilişkilerin normalleşmesi konusunda ise Suudi Arabistan’a yönelik ticari, ekonomik ve siyasi olumsuz bir tavırlarının olmadığını vurgulayarak ancak şu anda ilişkilerde bir durgunluğun bulunduğunun görüldüğünü kaydetti.

Bunun tekrar canlanması için adımlar atıldığına işaret eden Çavuşoğlu, “Önümüzdeki süreçte bu konuda somut adımların atılacağını söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Ukrayna ve Rusya heyetlerinin Antalya ve İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmelerde çıkan sonuçlarla ilgili "Türkiye’nin her iki tarafı bir araya getirmesi, sadece bir araya getirmesi değil o toplantılarda Türkiye’nin de olmasını her iki tarafın da istemesi, Türkiye’ye yönelik her iki tarafın da duyduğu güvenin göstergesidir. Bu da izlediğimiz dengeli, ilkeli politikanın bir sonucudur." diye konuştu.

Türkiye’nin doğruyu ve yanlışı, yapabileceklerini ve yapamayacaklarını açıklayan bir tutum sergilediğinin altını çizen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Ama gerginliğin daha tırmanmaya başladığı günden bu yana da gerginliğin önlenmesi, bu mümkün olmadı. Şimdi de savaşın sona erdirilmesi konusunda çaba sarf ediyoruz. Elbette kolay bir durumla karşı karşıya değiliz. Sadece biz değil, sadece bölgemiz değil, dünya kolay bir durumla karşı karşıya değil. Ciddi bir tehdit, bir savaş var ortada ve bunun sonlandırılması için mücadele ediyoruz. Dünyanın aldığı tedbirler var, yaptırımlar var, başka kararlar var, Ukrayna’nın beklentileri var ama sahada ve masada samimi olarak bu konuda en çok çaba sarf eden ülke, Türkiye."

Rusya ve Ukrayna’nın liderleriyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra kendisinin de mevkidaşlarıyla temaslarının sürekli devam ettiğini aktaran Çavuşoğlu "En anlamlı netice, İstanbul’da alındı. Ama her şey bitti mi? Bitmedi. Burada bazı konularda bir uzlaşı, bir ortak anlayışa varıldı." dedi.

Çavuşoğlu, Ukraynalı ve Rus heyetlerin müzakerelerde artık tarafsızlığı müzakere etmediğini ve tarafsızlığın sağlanması için güvenceler konusunun tartışıldığını belirterek Ukrayna’nın tarafsız bir politika izlemeye hazır olduğunu ancak kendisine güvencelerin verilmesini talep ettiğini aktardı.

Müzakerelerde, Ukrayna’da Rusçanın bir dil olarak eğitimde önünde engel olmamasına, Ukrayna’nın Nazilerden ve silahtan arındırılması gibi konuların artık göreceli olarak daha az tartışıldığına dikkati çeken Çavuşoğlu, kolektif güvenlik anlaşmasının içeriği, Kırım’ın ve Donbas bölgesinin statüsünün ne olacağının konuşulduğunu ve bu konulara da karar verecek kişilerin de iki ülkenin liderleri olduğunu ifade etti.

İstanbul’daki görüşmelerden sonra gerginliğin azaltılmasıyla ilgili bazı adımların atıldığını anımsatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Ama sahada tam bu kararların yansımasını görmüyoruz. Örneğin bazı bölgelerden Rus askerlerin çıkarılması…'Taktik manevra' diyenler var. Şüpheci iyimser olanlar var. Biz de temkinliyiz çünkü (savaşın başlaması) 35 günü geçti yani müzakereciler, yaklaşık bir aydan sonra İstanbul'da bir araya geldi. Sonuçta burada önemli bir mesafe katedildi."

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye’ye gelme durumunun olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Biliyorsunuz; Bizim Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi mekanizmamız var. O konuda Rusya'dan bir tarih bekliyoruz. Ama şu anda savaşın süresi tam 35 günü geçti. (Savaşın) Yoğun olduğu bir dönemde ve gerginliğin azaltılması kalıcı bir ateşkesin ve insani koridorların açılması konusunda adımlar atılırken (Putin’in) ne zaman gelebileceği konusunda bir şey söylemek mümkün değil. Biz şimdi Sayın Putin’in Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi Toplantısı için Türkiye gelmesini bekliyoruz. "

Çavuşoğlu, Mariupol’de bir günlük geçici ateşkes sağlanması ve insani koridor açılması konusunda Antalya Diplomasi Forumu’ndan bu yana Türkiye’nin iki tarafla da görüştüğünü ancak bu konuda tarafların anlaşma sağlayamadığını ifade etti.

Bakan Çavuşoğlu, "(Mariupol’de geçici ateşkes ve insani koridorun açılması) Bu maalesef başarılamadı bugüne kadar. Çünkü her iki taraf birbirini suçluyor her iki taraf da koridorların kendi tarafına doğru açılmasını istiyor. Burada haklılık payları da olabilir ‘ama bu insani bir durum’ dedik. Diğer taraftan sahada her iki ülkenin askerlerinin yanı sıra her iki tarafta paralı askerler var. Çeçenler var her iki tarafta. Azov taburu/gücü var. Diğer yabancı savaşçılar da var. Yani orada her iki tarafın da gerçek anlamda bu sahadaki gruplara etkisinin olmadığını da gördük." diye konuştu.

Mariupol’de altyapının çökmesi nedeniyle telefon ile iletişimde zorluklar yaşandığını söyleyen Çavuşoğlu, "Tüm bu zorluklara rağmen 120 civarında vatandaşımız buradan ayrıldı. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay örgütünün otobüslerine binen oldu. Bu konvoylara kendi araçlarıyla takılan vatandaşlarımız oldu. Bizim de şu anda orada 30 civarında vatandaşımız var. " ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, otobüslerin şehrin dışında diğer bölgelerdeki Türk vatandaşlarını tahliye etmek için beklediğini ifade ederek "Dolayısıyla otobüslerimiz sürekli sahada bekliyor. O koridor açılırsa hemen biz vatandaşlarımızı oradan çıkaracağız. Ayrıca camide mahsur kalan farklı insanlar da var. Burada Tatarlar var, Kazan Tatarları da var, Türkmen kardeşlerimiz de var." dedi.

Mariuopol’da binlerce sivil olduğuna, bunların da tahliye edilmesi gerektiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Koridorlar her tarafa, Rusya tarafına da açılsın, Ukrayna tarafına da açılsın. Burada insanları, 'kimse bu taraf ya da o tarafa gideceksin' diye zorlamasın. Ukraynalıların Rusya tarafına gitmesi söz konusu değil. Varsa burada Rus ya da Rusça konuşandan gitmek isteyen onu da serbest bırakmak lazım, onu da zorlamamak lazım veya siviller ne tarafa gitmek istiyorsa o tarafa doğru güvenli bir koridorun açılması lazım."

Bu aşamada tahliyenin gözlemlenmesi için Ukrayna ve Rusya'ya Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılayın görev yapması önerisinde bulunduğunu aktaran Çavuşoğlu,"Hatta Ukrayna bunu kabul etti. Rusya da BM teşkilatının dışındaki kurumların orada sahada olabileceğini söyledi. Sonuçta biz bu konuda çok çaba sarf ettik. Umarım bu sefer gerçekleşir, iki tarafın da sahada bu bahsettiğimiz gruplara sözü geçer ve ihlaller olmaz." diye konuştu.

Kiev’de mahsur kalan 2 A-400M uçağının durumuna değinen Çavuşoğlu, "Tabii Ukrayna havadan bu havaalanlarına indirme olmasın diye sahada güvenlik tedbirleri almıştır. Mayınlama vesaire bunların temizlenmesi kolay ama hava sahasının açılması lazım. Her iki tarafla da temastayız. Hava sahası açıldığı zaman bizim uçaklarımız oradan kalkacaklar. Uçaklarımızın durumu ile ilgili şu anda herhangi bir tehlike yok, bir risk yok, görmüyoruz ama hava sahasının açılması lazım öncelikle." ifadelerin kullandı.

Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?