banner39

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "NATO'ya girmelerine evet demeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayirli mevkidaşı Tebbun ile ortak basın toplantısında konuştu.

Dış Politika 16.05.2022, 19:45 16.05.2022, 20:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "NATO'ya girmelerine evet demeyiz"

Bugün resmi ziyaret kapsamında Ankara'da bulunan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun'la görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Cezayir Halk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının 60. yılını tebrik ediyorum. Vatanlarının bağımsızlığı uğruna can veren kahramanları rahmetle yad ediyorum. Bu sene diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 60. yılına tekabül ediyor.

İkili ilişkilerimizi yeni zemine taşıyan yüksek düzeyli iş birliğinin kuruluşunun 2020 yılında Cezayir ziyaretimde kararlaştırmıştık. İlk toplantımızı gerçekleştirmek bugüne nasip oldu. İş birliğimizi daha da ileriye taşıma kararlılığımızı karşılıklı olarak bir kez daha teyit ettik.

"10 MİLYAR DOLAR HEDEFİNE ULAŞACAĞIZ"

Gerek ikili, gerek uluslararası platformlarda dayanışmamızı artırarak sürdürme kararlılığımızı vurguladık. Ticaret hacmimizi salgın şartlarına rağmen bir önceki yıla oranla yüzde 35 artırarak 4.2 milyar dolar düzeyine ulaştırdık. Bugün çıtayı yükseltip hedef belirledik, o da 10 milyar dolar hedefine ulaşacağız.

Cezayir'in birçok alanda siyasi, askeri,ekonomik, ticari, kültürel, turistik; bütün bu alanlarda Türkiye-Cezayir olarak geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Türkiye olarak her konuda Cezayirli kardeşlerimizin yanındayız. Yatırımcılarımızla bu süreci yakından takip ediyoruz.

Cezayir'i üretim üssü olarak gören yatırımları ülkenize yönlendiren firmalarımıza desteğinizi sürdüreceğinizden eminim. Yarın iş forumunun karşılıklı ticaretimizin ve yatırımlarımızın artırılmasına katkıda bulanacağı muhakkaktır.

"CEZAYİR KITANIN LİDER ÜLKELERİNDEN"

Enerji ve madencilik alanlarındaki çalışmalarımız ülkelerimizin refahını artıracaktır. Bugün aynı zamanda ortak coğrafyamız olan Afrika ve İslam dünyasındaki meseleleri ele aldık. Cezayir kıtanın lider ülkelerinden biridir. Cezayirli kardeşlerimizin kıtanın kuzeyi başta olmak üzere Afrika'nın tamamında oynadığı rolü takdirle karşılıyoruz.

Türkiye olarak kazan kazan ve eşit ortaklık temelinde işbirliğimizi güçlendirmeye çalışıyoruz. Libya ve Somali, kıtanın ekonomik kalkınmasına ve sosyal barışına verdiği önemi gösteren iki örnektir. Somali'deki seçimin sonuçlarını Somali halkı için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasına katkı sağladığı Somali'de Cumhurbaşkanlığı seçimin başarıyla tamamlanmasından ayrıca memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanı sayın Hasan Şeyh Mahmud'u tebrik ediyorum.

Açılacak başkonsolosluğumuz iki ülkenin gayretlerine destek verecektir. Türkiye Maarif Vakfı, Cezayirli gençlere kaliteli eğitim imkanı sunacaktır. Karşılıklı olarak açacağımız kültür merkezleriyle daha da kuvvetlendirilmesini hedefliyoruz. Biraz önce imzaladığımız anlaşmalarla ilişkilerimizin ahdi zemini tahkim ettik. Tüm alanlarda atılabilecek somut adımları ilgili bakanlarımız değerlendirmeye ve hayata geçirmeye devam edecektir."

"KAPSAMLI BİR GÖRÜŞME YAPTIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının ardından sözü alan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, şu ifadeleri kullandı:

"Tarihi ayrıcalıklı ilişkilerimize katma değer sağlayan ziyaretimizle birlikte siyasi, ekonomik, kültürel ve her alanda olanaklar çerçevesinde ilişkilerimizi geliştirme fırsatı bulduk.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yapmış olduğum ikili görüşme gerçekten kapsamlı ve verimliydi. 2 yıl önce bir araya gelmiştik Cezayir'de. 2020 yılında sayın Cumhurbaşkanı ülkemizi ziyaret ettiğinde bir dizi iş birliği anlaşmasına imza atmıştık.

O sırada sayın cumhurbaşkanı Türk yatırımlarının Cezayir'deki hacminin 5 milyar dolara ulaştığını ifade etmişti. Ben şu an inşallah bu yatırım oranını yakın zaman içinde 10 milyar ve üzerine ulaştıracağımıza inanmaktayım.

Siyasi ve ekonomik strateji bağlamında çok önemli ve verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İki ülke halkları ve ülkelerinin faydalarına olacaktır.

"İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİ BÜYÜK POTANSİYELE SAHİP"

Aynı bağlamda 2 yıldan beridir ortaya koyduğumuz yol haritasının ne aşamaya geldiğine bakmış olduk. Şüphesiz o ziyaretin çok önemli meyveleri oldu. Bunlar arasında tekstil sektörünü söyleyebilirim. Demir ve çelik alanında orada bir yatırım yaptı. Bu yıl itibariyle Cezayir'den 1 milyar dolarlık bir ihracat da gerçekleştirmiştir. Tüm alan, sektörler ilişkilerimizin geliştirilmesi ve bütüncül bir işbirliğinin tesisi için bütün potansiyellere ve olanaklara sahiptir diyebilirim.

Bizler iş birliğimizi geliştirebiliriz. Daha güçlü köprüler kurabiliriz. Beklediğimiz dinamizmi tarihi ilişkilerimize de katarak iki kardeş ülkeyi çok d aha iyi noktalara beraberce ulaştırabiliriz.

Görüşmelerimiz sırasında ortak meselelere de değinmiş olduk. Filistin halkına karşı işlenen suçlar ve ihlallerle ilgili olarak ortak görüşümüzü beyan ettik. Bu konuda tam bir mutabakat halindeydik. Libya konusuna değindik. Libya'da da Libya halkına söz verilmesi, seçimleri Libya halkı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını beraberce çizdik.

"STRATEJİK TEMASLARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ"

Libya ve Filistin meseleleriyle ilgili önemli sonuçları beraberce belirlemiş olduk. Sahil bölgesi ve Afrika'yı tehdit eden terör yuvalarının kurutulmasıyla ilgili olarak ortak işbirliği yapabileceğimizden bahsettik. İnşallah bu operasyonu beraber yapabiliriz. Önemli olan çok sayıda anlaşmaya imza atıldı. İki ülke arasında tam bir koordinasyon ve tamamlayıcılıkla birlikte inşallah önümüzdeki yıl yüksek düzeyli işbirliği konseyi bir araya geldiğinde çok daha iyi sonuçları görmüş olacağız.

Burada samimiyetimizle ifade ettik. Birçok alanda anlaşmalara imza attık. Stratejik olarak devam edeceğiz. Sanayi bağlamında çok önemli adımları atmayı düşünmekteyiz. Özellikle sivil ve askeri deniz endüstrisi alanında da önemli adımlar atmayı düşünmekteyiz."

"CEZAYİR İLE ULUSLARARASI ALANDA ORTAK HAREKET ETME KONUSUNU ELE ALDIK"

Tebbun'un ardından konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Savunma sanayinde atacağımız adımlar önem arz ediyor. Savunma sanayi tabii dar bir kalıp içerisinde ifade edilebilecek alan değil. Şu anda görüşme halinde olan kurumlarımız var. Başta TUSAŞ olmak üzere. Denizde, karada birçok firmamızın Cezayir'le görüşmeleri devam ediyor. Bu görüşmelerle birlikte işin savunma sanayi bölümünü askeri ilişkiler başlığı altında ele aldık. Bunun yanında siyasi noktada uluslararası bütün diplomatik ilişkilerimizi de Türkiye-Cezayir ortak hareket etme konusunu ele aldık.

Sayın Başkan Filistin, Libya'yı gündeme getirdi. Bu alanlarda beraber hareket etme, genişletme, ilgili bakanlarımızın birbiriyle yapacakları görüşmelerle genişletme. Stratejik işbirliği anlaşması demek aslında Dışişleri Bakanlarımızın sekretaryasında yıl boyu bakanlarımızın birbiriyle yaptıkları çalışmalar, 1 yıl Türkiye'de 1 yıl Cezayir'de olmak üzere Cumhurbaşkanlarının riyasetinde bu toplantıda devam ettireceğiz.

Alanların ne gibi genişletildiği, bakanların ne gibi çalışma yaptıklarını değerlendirme fırsatımız olacak. Özellikle tarım alanında, hayvancılık alanında, ki tarım endüstrisi noktasında deneyimlerimiz var. Cezayir yüz ölçüm itibarıyla 2 milyon 400 bin kilometre karelik alana sahip. Bu kadar büyük alana sahip iken su noktasında sıkıntısı adeta olmayan ülke konumunda. Bu konuda bir çalışmanın içerisine girebileceğimizi konuştuk. Devletten devlete, özel sektörler arası bunları yapıp her ülkenin kazan kazan esasına göre gerekirse üçüncü ülkelere buralara ihracat yapılabileceği konularını ele aldık.

Turizmde özellikle Türkiye-Cezayir arasındaki tarihten gelen ilişkileri, o birikimle ele almak ve bununla kültürel turizm gelişebilir, paket turizmini geliştirebiliriz. Milli eğitim, Maarif'le ilgili attığımız önem arz ediyor. Güvenlik alanında attığımız önem arz ediyor.

"FİNLANDİYA VE İSVEÇ'İN TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI TAVRI NET DEĞİL"

Her iki ülkeyle ilgili de gerçi bu aralar Dışişleri Bakanları arasında bazı görüşmeler yapıldı. Çok açık, net, samimi bir şeyi benim söylemem lazım. Her iki ülkenin de, (Finlandiya ve İsveç) terör örgütlerine karşı açık, net bir tavrı söz konusu değil. Kaldı ki bu süreç içerisinde bu terör örgütlerine karşı kalkıp, 'Biz karşıyız' deseler bile ki, tam aksine teslim etmeleri gereken bazı teröristlerle ilgili teslim etmeyeceklerine dair açıklamaları var. Velev ki teslim edeceklerini dahi söyleseler biz şuna inanırız; bir delikten iki kez Müslüman sokulmaz. Daha önce biliyorsunuz Yunanistan NATO'dan çıkmıştı, o dönemin yönetimi tekrar Yunanistan'ın NATO'ya girmesini sağladı.

Şimdi ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum; peki NATO'nun en önde gelen ülkeleri Yunanistan'a her türlü desteği veriyor mu? Veriyor. Yunanistan'da üsler kuruyorlar mı? Kuruyorlar. Biz bunlara nasıl inanacağız? İsveç terör örgütlerinin zaten kuluçka merkezi. Parlamentolarında teröristleri getirip, orada bunları konuşturtuyorlar, özel davetler çıkartıyorlar. Hatta ve hatta PKK yanlısı teröristler var parlamentolarında. Biz bunların neyine güveneceğiz. Ha pazartesi Türkiye'ye geleceklermiş. Bizi ikna etmeye mi gelecekler. Kusura bakmasınlar, yorulmasınlar. Her şeyden önce Türkiye'ye yaptırım uygulayanların, bu süreç içerisinde NATO'ya girmelerine biz evet demeyiz. Çünkü o zaman NATO güvenlik olmaktan çıkar. Buna evet demek mümkün değil. Biz sokulduğumuz yerden bir daha sokulamayız. Kusura bakmasınlar.

Yorumlar (0)
22
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?