Erdoğan: Ölürüz de aşağılanmaya rıza gösteremeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de son günlerde dövizde yaşanan hareketliliği değerlendirdi. ABD'ye tepki gösteren Cumhurbaşkanı, "81 milyonluk stratejik ortağınızı, bir papaza değişiyorsunuz" dedi. Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rahip Brunson tehditlerine "Ölürüz de aşağılanmaya rıza göstermeyiz" sözleriyle karşılık verdi.

Erdoğan: Ölürüz de aşağılanmaya rıza gösteremeyiz

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Ordu'daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı.

Erdoğan, konuşmasına, hemşehrilerinin, 24 Haziran'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 77'lik oy oranıyla şahsına verdiği desteğe teşekkür ederek başladı.

Başkan Erdoğan, Ordu'da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşa Allah'tan rahmet, evleri, iş yerleri, mahsulleri, yolları, köprüleri zarar görenlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu. Bugün Ordu'da felaket bölgesini ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, devletin, vatandaşın zararlarını karşılayacağını söyledi. Erdoğan, "Rabbim bölgemizi ve ülkemizi bu tür felaketlerden korusun." dedi.

Salona girmeden önce binlerce hemşehrisine meydanda hitap ettiğini belirten Erdoğan, "Sizin bu sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz bizim en büyük güç ve moral kaynağımızdır. Bizim arkamızda Rize olduğu sürece, bizim arkamızda Rize ile birlikte 80 vilayetimiz olduğu sürece, bizim arkamızda 81 milyon vatandaşımız, yüz milyonlarca kardeşimiz olduğu sürece Allah'ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur." diye konuştu.
 

"ŞİMDİ DE DÖVİZ BARONLARIYLA BERABER HAREKET EDİYORSUN"
 

Son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanmanın bahane edilerek, Türkiye'nin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışıldığının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri aldık, alıyoruz. Ama asıl olan bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır. Zaten daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz. Sanıyorlar ki döviz kurunu zıplatınca Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki finans araçlarını devreye sokunca bu millet diz çökecek. Sanıyorlar ki bize farklı hukuk uygulayınca bu ülke teslim olacak."

Başkan Erdoğan, şunları söyledi:

"Şimdi biz birilerinin affedersin bize saldırısını anladık da ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor? Yeni bir Genel Sekreter atadı. Hamzaçebi, Sayın Hamzaçebi'ye teşekkür ediyorum. Fakat Genel Başkanı ne yazık ki ondan hiç nasibini almamış. O başka telden çalıyor, o başka telden çalıyor. Kılıçdaroğlu, ağzınla kuş tutsan avucunu yalarsın, avucunu. Sen zannediyor musun bu döviz baronlarının yanında yer aldığın zaman sana bu ülkede paye verecekler, asla. Bunca zamandır girdin kaybettin, girdin kaybettin, girdin kaybettin hala koltuğu bırakamadın. Ama koltuk seni bıraktı. Bir yere gideceğin yok. Şimdi de döviz baronlarıyla beraber hareket ediyorsun. Sana bir şey mi gelecek oradan? Biz emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz ve aynı şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz."
 

"BİR BAŞKA BAHAR İÇİN SADECE YAPRAK DÖKTÜK"
 

"Ey milletim, bu gafillere Türkiye'nin nasıl bir ülke olduğunu göstermeye hazır mıyız? Bu gafillere içte ve dışta Türk milletinin nasıl bir halk olduğunu göstermeye var mıyız? Ey milletim, bu haramzadelere bizim öyle 3 kuruşla sarsılacak bir ülke olmadığımızı göstermeye var mıyız? Bu haramzadelere bizim gücümüzün paramızdan değil, imanımızdan, inancımızdan kaynaklandığını göstermeye hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, Mevlana'nın, "Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük." sözünü anımsattı.

Tüm bunların sadece daha güzel baharlara hazırlanma vesilesi olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya kalmadığına işaret etti.

Erdoğan, 2002'de iktidara geldikten sonra vesayet güçlerinin pek çok provokasyonuyla, engellemesiyle, tuzağıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Hepsiyle sabırla mücadele ederek, ülkeye demokrasi ve ekonomide sınıf atlattıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'yi satın alma paritesine göre dünyanın 13. büyük ekonomisi haline getirdiklerini kaydetti.

Tarihin en büyük projelerini, en büyük yatırımlarını bu dönemde hayata geçirdiklerinin altını çizen Erdoğan, "Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacak yeni bir hamlenin eşiğindeyken bir anda ardı ardına akılla mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladık." dedi.

Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet - yargı darbe girişimi, farklı örgütler aracılığıyla terör eylemlerinin tırmandırılması ve 15 Temmuz'a gelindiğini hatırlatan Erdoğan, bunların dışında daha pek çok büyüklü küçüklü saldırıyla dikkatin dağıtılmaya çalışıldığını ifade etti.
 

"CEVABIMIZI SURİYE OPERASYONLARIMIZLA VERDİK"
 

Bir dizi çelmenin ardından 15 Temmuz'da ülkenin tam manasıyla esir alınmaya çalışıldığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz cevabımızı, Suriye operasyonlarımızla verdik. Bugün de ekonominin araçlarını kullanarak aynı işi yapmaya çalışıyorlar. Cevaplarını yine vereceğiz. Türkiye gibi bir ülkeyi, küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar, elbette bunun bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyeceklerdir. Bizimle hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasınlar; dünyada ülkemize karşı husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes eninde sonunda belasını bulmuştur.

Peki bizim prensibimiz nedir? Men sabera, zafera. Evet, ne demek bu? Kim sabrederse zafere ulaşır. Sabredeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz ve müjdelenen zafere de mutlaka ulaşacağız. Yeter ki saflarımızda delik açtırmayalım. Tamam bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım. Yeter ki kurulan tuzaklara düşmeyelim. Yeter ki kendi hedeflerimizden uzaklaşmayalım. Yeter ki kendi stratejilerimizden kopmayalım. Yeter ki meseleye olduğu gibi son hadiseye de işte bu anlayışla yaklaşalım. Biz üzerimize düşenleri yapacak ve gerisini Rabbimize havale edeceğiz."

Herkese kolay olan işlerin, söz konusu Türkiye olduğunda zor bir şekilde gerçekleştiğine işaret eden Erdoğan, demokrasiyi nice zorluklara göğüs gererek geliştirdiklerini belirtti. Ekonomiyi sıkıntılarla boğuşarak büyüttüklerini ifade eden Erdoğan, geç ve güç olsa da bugün gelinen yeri önemli gördüklerini, ancak bunu yeterli bulmadıklarını vurguladı.
 

"TEHDİT EDİYOR"
 

Büyük hedeflerinin olduğunu ve bunlara ulaşmak için daha çok çalışılması gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz büyürken, gelişirken, etki ve güç alanımızı genişletirken, anlaşılan o ki birilerinin ayağına basıyoruz. Şayet Suriye'de sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoruna ses çıkarmasaydık, ülkemiz topraklarının bir kısmına göz dikilmesine rıza gösterseydik, bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Bu oyun önümüze geldiğinde biz, 'Ölürüz de böyle bir istiskale, aşağılanmaya rıza gösteremeyiz' dedik. Tehdit ediyor ya. 'Saat 18.00'e kadar, yarın akşam, göndereceksiniz.' Burası çatladıkapı ülkesi mi? Burası Türkiye Türkiye. Ne yapıyorsunuz? Biz besleme değiliz, ayakları üzerinde dimdik duran 81 milyonluk bir Türkiye'yiz. Biz mazisi asırlara sari bir ülkeyiz."

Amerika'nın 300 yıllık, Türkiye'nin ise asırları geçen geçmişe sahip bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, vesayetçilerle darbecilerle ve bunların içerideki tetikçileriyle uğraştıklarını, diğer taraftan da etrafa sarılan zincirleri kırdıklarını dile getirdi.

Bunun yanı sıra diplomatik alanda sergilenen iki yüzlülükleri deşifre ederek, muhatapların yüzüne vurduklarının altını çizen Erdoğan, "Sahada bizimle boy ölçüşemeyenler, reel ekonomiyle üretimle ülkemizin gerçekleriyle hiçbir ilgisi olmayan fiktif kur oyunlarını devreye soktular. Buradan tüm milletime soruyorum, 15 Temmuz'dan bir gün önce 2,8 lira civarında olan dolar kurunun, dün itibarıyla 6 lirayı aşması, bunun nasıl bir gerekçesi olabilir?" değerlendirmesinde bulundu.
 

"AYAKTA DURACAK MECALİ YOK"
 

Bu dönemde Türkiye'nin üretiminde, ihracatında, istihdamında rekor kırdığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin büyük yatırımlarını yürüten ve programlarını hedeflerine uygun şekilde hayata geçiren bir devlet olduğunu bildirdi.

Başkan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kendisine daha büyük, daha iddialı hedefler belirlemiş, bunun altyapısını kurmak için kolları sıvamış bir Türkiye'yi biz inşa ettik. Ortada ne çöken ne yıkılan ne batan ne krize giren bir ülke, bir ekonomi var. İş adamlarıyla yatırımcılarla turizmcilerle sendikacılarla her gün oturuyoruz, konuşuyoruz. Ekonominin gerçek durumunu, başarılarıyla imkanlarıyla sıkıntılarıyla gayet iyi biliyoruz, ama benim iş adamlarım Kılıçdaroğlu değil ki, o zaten batmış. Onun ayakta duracak mecali yok. O, siyasette de çökmüş, ekonomide de çökmüş. Onların atıp tutmalarına sakın kulak asmayın. Onların bu ülkede sevdası yok, bu ülkeye aşkı, bu ülkeyle ilgili dertleri yok. Onun derdi başka. Komik gerekçelere dayandırılarak yürütülen operasyon bize meselenin, derdin başka olduğunu gösteriyor."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür eden Erdoğan, yerli ve milli olanların, kendisini bu tür meselelerde tam manasıyla ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Erdoğan, ortak paydanın millilik ve yerlilik olduğunu belirtti.

"Hedef aynı olunca, istikamet aynı olunca, konuştuklarınız da birbiriyle örtüşüyor." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bütün bunlara rağmen içimizdeki birileri hala gözlerini gerçeklere kapatıp işi başka taraflara çekmeye çalışıyorsa artık onlara diyecek bir sözümüz de kalmadı. Halbuki iktidarıyla muhalefetiyle, bizi seveniyle sevmeyeniyle, biz hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi yürüdüğünde hep birlikte kazandığımız gibi delinip su aldığında da hepimiz aynı akıbete düçar olacağız. Gelin, Türkiye'ye hep birlikte sahip çıkalım. Hepimiz birlikte Türkiye'yiz. Bu ülkenin ve milletin en büyük düşmanları, 'Ekonomi kötüye gidiyor, biraz daha sarsılırsak Tayyip Erdoğan'dan kurtuluruz' diyen kifayetsizlerdir. Hamdolsun milletimiz, bu nebbaşlara itibar etmiyor. Her fırsatta derslerini veriyor. Bir süredir yaşanan, dün de zirveye çıkan kur oyunu karşısında da milletimizin aynı duruşu sergilediğini görmekten memnuniyet duyuyorum. Milletimiz oyunu görmüş ve ülkesine sahip çıkmıştır. Türkiye, içine sıkıştırılmaya çalışıldığı bu kur, faiz, enflasyon sarmalından çok kısa sürede çıkacaktır, hiç endişe etmeyin. Bu oyunun en büyük panzehiri, üretimdir, ihracattır, istihdamdır, büyümedir, faizi minimize etmektir. Eğer, bu faizi biz minimize etmezsek gerçek formülü söylüyorum, faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan maalesef bir sömürü aracıdır. Ne yaparsanız yapın, açıkça ilan ediyorum, ekonomideki hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz, terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri durmayacağız, Suriye ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız. Ne yaparsanız yapın, ezanlarımızın semalarımızda yankılanmasına, bayrağımızın nazlı nazlı gönderde dalgalanmasına engel olamayacaksınız."
 

"KENDİ PARAMIZA SAHİP ÇIKMAYA VAR MISINIZ?"
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bize sıkılan döviz kurşunlarını, sahiplerinin başına çalmaya var mısınız? Bunun için kendi paramıza sahip çıkmaya var mısınız? Yastık altlarındaki değerlendirmeyi ekonomiye kazandırmaya var mısınız?" diye sordu.

Türkiye'ye yönelik saldırılar ortadayken hiç kimsenin döviz üzerinden kar zarar hesabı yapmaya hakkı olmadığını belirten Erdoğan, bu toprakları vatan kılmak için gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerin ve kanlarını döken gazilerin ellerinin böyle davrananların yakalarında olacağını söyledi.

Erdoğan, Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Yaşamaz ölümü göze almayan / Zafer, göz yummadan koşar da gider. 
Bayrağa kanının alı çalmayan / Gözyaşı boşana boşana gider. Kazanmak istersen sen de zaferi / Gürleyen sesinle doldur gökleri / Zafer dedikleri kahraman peri / Susandan kaçar da coşana gider." dizelerini okudu.

Susmayacaklarını, demokrasiden ekonomiye her alanda coşkun bir sel gibi hedeflerine doğru akmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Devlet olarak, alacağımız tedbirler üzerine ilgili bakanlıklarımız, kurumlarımız gece gündüz çalışıyor. En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin, Rusya, İran, Ukrayna gibi ülkelerle ticaretimizi milli para birimlerimiz üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz. Şayet Avrupa ülkeleri de dolar cenderesinden çıkmak istiyorlarsa onlarla da benzer bir sistemi kurmaya hazırız. Gerek bu yöntemle gerek diğer alternatifleri devreye sokarak, orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlıyız. 

Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz."

Türkiye'nin dostluğuna ihtiyacı olmayanlara kendilerinin de ihtiyacı olmadığına dikkati çeken Başkan Erdoğan, "Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış, hiçbiri umurumuzda değil. Biz bu günlere milletimize güvenerek, milletimizle birlikte mücadele ederek geldik. Bundan sonra da aynı şekilde bu yola devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok mücadele edeceğiz. Bizim krizden çıkış formülümüz budur. Hep söylüyorum, kimseden inayet beklemeyeceğiz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz." ifadelerini kullandı.
 

"BİZE PARMAK SALLAYANLARI BUNA PİŞMAN EDECEĞİZ"
 

Savunma sanayisinde bunun yapıldığını anlatan Erdoğan, ciddi mesafe kaydedildiğini, göreve geldiklerinde ihtiyaçların yüzde 25'i karşılanırken şimdi bunun yüzde 60'a ulaştığını belirtti. 

Göreve geldiklerinde 36 milyar dolarlık ihracat söz konusuyken bunun da 163 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Erdoğan, "İstihdamda bunu yaptık, turizmde bunu yaptık. İnşallah bu yıl 40 milyon turiste doğru gidiyoruz, gelişmeler gayet güzel. Diğer alanlarda da bunu yapacağız ve bize parmak sallayanları buna pişman edeceğiz." şeklinde konuştu.

İktidara geldikleri günden bu yana Türkiye'yi büyüterek sorunlarından kurtarma anlayışıyla hareket ettiklerini anımsatan Erdoğan, bu dönemde Türkiye'yi 3,5 kat büyütürken bundan 81 ilin tamamının faydalanmasını sağladıklarını kaydetti.

Erdoğan, Rize'ye yapılan yatırımlara da değinerek, "Son 16 yılda Rize'ye 17 katrilyon yatırım yaptık." dedi.

Eğitimde bin 783 yeni derslik ve 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü üniversiteyi ve yükseköğrenim öğrencileri için 4 bin 772 kişi kapasiteli yükseköğretim yurtlarını kente kazandırdıklarını dile getiren Erdoğan, Rize'de Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Güneysu ve Pazar'da toplamda 3 bin 50 kişi kapasiteli 6 yurt binasını da birkaç yıla kadar hizmete alacaklarının bilgisini verdi.

Sağlıkta 10'u hastane olmak üzere toplam 26 yeni tesis yaptıklarını belirten Erdoğan, 800 yataklı şehir hastanesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü, yapımına en kısa zamanda başlayacaklarını vurguladı. 

TOKİ kanalıyla Rize'de 2 bin 708 konut projesini hayata geçirdiklerini de ifade eden Erdoğan, yapımına 2012'de başladıkları İkizdere-İspir yolu, Ovit Tüneli ve bağlantı yollarının açılışını da haziran ayında yaptıklarını hatırlattı.

Ovit Tüneli'nin özelliklerine değinen Erdoğan, tünelden geçenlerden ellerini kaldırmalarını isteyerek beğenip beğenmediklerini sordu.

Ovit Tüneli'nin açılışında çok fazla sağanak ve fırtına yaşandığını anımsatan Erdoğan, "Bu tünel Karadeniz limanlarıyla tüm Anadolu'nun ulaşımını kolaylaştıran önemli bir eser." dedi.

Rize'de 20 kilometre olan bölünmüş yola 16 yılda 130 kilometre daha eklediklerine dikkati çeken Erdoğan, Güneyce ve Salara tünelleri ile İyidere Çayeli ayrımı Güneysu yolu, Rize Çayeli Büyükköy ayrımı, İyidere-İkizdere yolu ve Rize Diyanet Eğitim Merkezi ayrımı Isırlık yolunun da 2019'da tamamlanacağını bildirdi. 

Çayeli-Kaptanpaşa yolu ile Rize-Kalkandere yolunun iki yıla kadar hizmete gireceğini belirten Erdoğan, deniz üzerine inşa edilen ikinci havalimanı Rize-Artvin Havalimanı'nın yapımının sürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje bedeli 1,5 katrilyon liraya yakın havalimanının yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli olacağını duyurdu.

Rize Limanı'nın onarıldığını, Pazar, Çayeli, Fındıklı'ya balıkçı barınakları yapıldığını anlatan Erdoğan, yapımı devam eden içme suyu tesislerinin tamamlanmasıyla Rize ve pek çok ilçenin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanacağını bildirdi.

Karadeniz Bölgesi'nin taşkınlarla mücadelede büyük önem arz ettiğini belirten Erdoğan, "Ordu'da yaşanan felaketi sizler de gördünüz. Son 16 yılda inşa ettiğimiz 53 taşkın koruma tesisiyle halkımızı ve toprağımızı koruduk. Şehir merkezi ve değişik ilçelerde 24 taşkın koruma tesisinin yapım çalışmaları devam ediyor." dedi.

Rize'nin sahip olduğu tabii güzellikleriyle tabiat turizmi açısından son derece önemli potansiyel taşıdığını dile getiren Erdoğan, şehri geçen yıl yaklaşık 800 bin turistin ziyaret ettiğini, bu sayının her yıl yüzde 10 ile 15 oranında arttığını kaydetti.

Erdoğan, şehre güzel oteller yapıldığını, bunların sayısının artmasıyla gelen turistlerin de artacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizme katkı için Kaçkar Dağları Milli Parkı'nı kullanıma açarak vatandaşları tabiatla buluşturduklarını bildirdi.

Tunca Vadisi, Handüzü, Isırlık tabiat parkları ve Akyamaç Şelalesi'nde turizmi geliştirmek için çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Erdoğan, şunları söyledi:

"2002 yılından bugüne Rize'ye toplam 2,5 katrilyon lira tutarında tarımsal destek verdik. Rize'de ÇAYKUR tarafından son 16 yılda yaş çay alımı karşılığında üreticilerimize yaklaşık 7 katrilyon lira ödedik. Bu, öyle sıradan rakam değil. Milli tarım projemiz kapsamında Rize organik çayını yaygınlaştırmak için çalışmalar yapıyoruz. Gördüğünüz gibi biz Hans'ın, Corç'un, onun, bunun ne dediğine değil, milletimize hangi hizmeti sunacağımızla, hangi projeyi hayata geçireceğimizle ilgileniyoruz. Bundan sonra da böyle yapacağız. Gösterdiğiniz sevgi için, coşku için, muhabbet için, desteğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."

Konuşmasının sonunda tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusu yapan Erdoğan, salondakilerle karşılıklı "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının sözlerini söyledi.

81 MİLYONLUK STRATEJİK ORTAĞINIZI, BİR PAPAZA DEĞİŞİYORSUNUZ
 

Ordu'daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı öncesinde İsmail Kahraman Kültür Merkezi önünde halka hitap etti. 

Başkan Erdoğan, konuşmasına, alandaki vatandaşları selamlayarak başladı. Hafta sonunu Doğu Karadeniz'de geçirdiğini hatırlatan Erdoğan, bugün sel felaketinin yaşandığı Ordu ve Ünye'de incelemelerde bulunduğunu anlattı.

Erdoğan, partisinin İl Danışma Meclis toplantısını yapacağını, yarın Trabzon'da da benzer toplantılar yapacaklarını ve ardından Ankara'ya döneceğini söyledi.
 

"KİMSE BİZİ BU YOLDA DURDURAMAZ"
 

24 Haziran'ın Türkiye'de bir devrin kapanışı, yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirten Recep Tayyip Erdoğan, "Artık parlamenter demokrasinin yerine başkanlık sistemi ikame edildi. Bunun kararını siz verdiniz. Sizinle beraber bu verdiğiniz kararda, şimdi bu yolda yürüyoruz. Bu kardeşinizi başkan seçmek suretiyle artık yeni bir dönemin adımlarını çok daha farklı atacağız. Türkiye'mizi, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne farklı bir şekilde çıkaracağız." diye konuştu.

Çok şey yapılması gerektiğini ve bu konuda inancının tam olduğunun altını çizen Erdoğan, "Allah'ın izniyle bu yolda imanımız, kararlığımız var. Kimse bizi bu yolda durduramaz. Yeter ki siz arkamızda, yanımızda durun, gerisine karışmayın." şeklinde konuştu.
 

"DOLARI YERE ATAYSUN"
 

"Mekansızlar" isimli topluluktan bir gencin doları yere atması üzerine Erdoğan, Karadeniz şivesiyle, "Ula ne edeysun. Doları yere ataysun. Türkiye'de bayağı dolar var ha. Bana bak, sahte mi hakiki mi?" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben kardeşlerime diyorum ki; Mekanınız muhakkak olsun. Hele Rizeliye mekan yakışır mekan, mekansızlık değil. Sizler inşallah o mekanların sahibi olarak o mekanları sağlam tutacaksınız. Yolumuza da emin adımlarla ilerleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Spor Toto Süper Lig'de 2018-2019 sezonunun ilk haftasında oynanacak Çaykur Rizespor-Kasımpaşa maçına gideceğini de belirten Erdoğan, "Bu akşam geleyim bari de beraber seyredelim. Şimdi yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal. Bir tarafta Kasımpaşa, bir tarafta Rize, ne edeceuk?" dedi.

"Sizler bu kararı 24 Haziran'da veriniz, yolumuzu açtınız. Bize de çalışmak düşüyor." diyen Recep Tayyip Erdoğan, çok çalışacaklarını ifade etti.

Bakanları tayin ettiklerini ve bakan yardımcılarını atadıklarına işaret eden Erdoğan, politika kurullarının çalışmalarını yaptıklarını, ofisleri, başkanları atadıklarını aktardı.
 

"TÜRKİYE'YE TEHDİT SÖKMEZ"
 

Yeni bir Türkiye kurduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu görevi bize verdiniz, biz de bu göreve layık olacağız. İnşallah tarih 24 Haziran'ı böyle kaydedecek. Ama bunun mimarı sizsiniz ve bunun mimarları olarak sizler anılacaksınız. Bizler de bu yolda emin adımlarla yürüyeceğiz. Son zamanlarda bir şeyler oluyor. Hepten boşvermişim ona, kafayı taktığımız yok. Amerika Birleşik Devletleri, stratejik ortağı olan 81 milyonluk Türkiye'ye sırtını dönüyorsa kusura bakmasın. Bu Türkiye'yi bir tane papaza değişiyorsa kusura bakmasın. Biz bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Biz stratejik ortağız. Stratejik ortağına bu şekilde davranan Amerika bizleri rahatsız etmiştir, üzmüştür. Dolayısıyla öyle bizi tehditle bir yere çekmeye kalkan kusura bakmasın. Öyle Türkiye'ye tehdit sökmez. Biz hukuk devletiyiz. Hukuk devleti olarak da hukukun dışına asla çıkmayız. Onların doları varsa bizim de Allahımız var. Böyle yürüdük biz bu yolda, böyle yürüyeceğiz."
 

"DAHA NELER YAPACAĞIZ, NELER?"
 

IMF'ye 23,5 milyar dolarlık borcu sıfırladıklarını hatırlatan Erdoğan, "Merkez Bankasında 27,5 milyar dolar döviz rezervimiz vardı. Başbakanlığım döneminde bunu 136 milyar dolara kadar çıkardık mı çıkardık. Şimdi düşmüş 102'ye, düşebilir. Tekrar çıkar. Kazanan da biziz, eyvallah harcayan da biziz. Biz bunları daha iyi noktaya getiririz. Bunlardan dolayı hiçbir endişemiz yok. Yeter ki sizler gibi kardeşlerim, inançlı, azimli, kararlı bir milletim olsun. Çalışır üretir, dünya pazarlarına da gireriz." dedi.

Başkan Erdoğan, "Savunma sanayiinde göreve geldiğimizde yüzde 25'ini üretiyorduk. Ama şimdi savunma sanayiinde yüzde 65'ini üretiyoruz. Nereden nereye? Amerika, bize insansız hava aracı vermiyordu. Ne oldu, şimdi biz yapıyoruz. Bak, komşu işte bunlar. Malum stratejik ortak ya bizi ev sahibi yaptı. İHA sahibi yaptı. Şimdi silahlı İHA'ları da üretiyoruz. Daha neler yapacağız, neler?" diye konuştu.
 

"DAHA ÇOK ÜRETECEĞİZ, DAHA ÇOK KAZANACAĞIZ"
 

Savunma sanayiinde, bütün alanlarda Türkiye'nin artık bir sıçramanın peşinde olduğunu kaydeden Erdoğan, "Otomotiv sektöründe, bütün sanayi dallarında artık üreten bir Türkiye var. Biz tüketen olmanın yanında, şimdi bunun yarışı içindeyiz. Daha çok üreteceğiz, daha çok kazanacağız hiç merak etmeyin, hiç endişe etmeyin. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, enerjide, dış politikada, ulaşımda evelallah çok daha güzel şeyler olacak." şeklinde konuştu.

Rize-Artvin Havalimanı'nın yakın zamanda biteceğinin müjdesini veren Recep Tayyip Erdoğan, hem Artvin, hem Rize'nin havalimanı olarak orayı kullanacağını söyledi. 

Gurbetçi bir vatandaşın kendisini davet etmesi üzerine de Erdoğan, "Beni bağışla. Allah gurbetten uzak eylesin inşallah." yanıtını verdi.

24 Haziran'daki seçimlerdeki gayreti sebebiyle Rizelilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki kalabalıkla birlikte Rabia işareti yaparak, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" dedi ve "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısını söyledi.

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2018, 22:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER