banner39

'Suriye'ye müdahale kaçınılmaz olur!'

Başbakan Erdoğan Suriye Halkının Dostları Grubu'nun İkinci Konferansı'nda Esad'ın sözlerini tutmaması halinde BM müdahalesinin kaçınılmaz olacağını söyledi

Dış Politika 01.04.2012, 10:38 01.04.2012, 12:42
'Suriye'ye müdahale kaçınılmaz olur!'

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Suriye Halkının Dostları Grubu'nun İkinci Konferansı, Türkiye'nin evsahipliğinde İstanbul'da başladı.

İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen toplantıya evsahibi olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile aralarında ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın da bulunduğu 41 ülkeden dışişleri bakanı ve genel sekreter katılıyor. 82 ülkeden çeşitli düzeylerde katılım sağlandığı konferansın açılışında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da konuşma yapacak.

"Demokratik Suriye'ye giden yolda önemli kilometre taşlarından biri" olarak değerlendirilen konferans, uluslararası toplumun Suriye'deki krizi çözmeye yönelik çabalarını koordine etmek ve ortak bir tutum geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenleniyor.

Birincisi Şubat ayında Tunus'ta düzenlenen konferansın sonunda yol haritasını belirleyecek olan İstanbul bildirisinin yayımlanması bekleniyor. Üçüncü konferansın ise Paris'te düzenlenmesi planlanıyor.

Prensip olarak BM Güvenlik Konseyi üyeleri ile BM'de Şubat ayında Suriye konusunda alınan karara "evet" oyu veren ülkelerin davet edildiği İstanbul konferansına BM Genel Sekreteri özel temsilcisi Kofi Annan da davet edildi. Ancak Annan, BM'ye yarın Suriye konusunda bir sunum yapacağı için İstanbul'a gelemeyeceğini açıkladı.

Suriye konusunda farklı görüş ve çekincelere sahip oldukları bilinen BM Güvenlik Konseyi üyeleri Rusya ve Çin de konferansta temsil edilmiyor. Bölgenin önemli aktörlerinden İran ise BM'deki Suriye kararına olumlu oy vermediği için toplantıya davet edilmedi.

BAŞBAKAN ERDOĞAN KONUŞTU

Zirvenin açılış konuşmasını başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

- Bu zirveye katılanlara samimiyetle teşekkür ediyorum. Suriye'de özgürlük mücadelesi verenlere asla yalnız olmadıklarını hatırlatıyorum.

-  Zalim ile kurbanı aynı kefeye koyan her zaman şiddete zaman kazandıracaktır.

-  Şam işbirliği yapmazsa BM'nin 'dur' demesi kaçınılmaz olur.

- Masum insanları katleden bir rejime bu güne kadar dur diyemeyen BM Güvenlik Konseyi barışı sağlamaktan acizdir. Biz Suriye'deki hadiselere jeopolitik çıkarlarla bakmayı reddediyoruz.

- Uluslararası toplumun ahlaki bir sorumluluğu vardır.

- Bugün buradan Suriye yönetimine vereceğimiz mesaj net ve kesin olmalıdır.

- Eylem birlikteliğini de sağlamalıyız.

- Suriye Ulusal Konseyi'nin demokrasi için azmine inanıyoruz.

- Bu rejim bugüne kadar verdiği sözleri tutmadı.

- Suriye halkı kendi rotasını çizecektir. Masum halkı öldürenler muhakkak cezasını bulacaktır.

- Türkiye olarak bölgedeki hiçbir ülkenin içişlerine karışma niyetimiz yoktur.

DAVUTOĞLU: SURİYE YÖNETİMİ HAYAL KIRIKLIĞI YAŞATTI

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye yönetiminin, Suriye Halkının Dostlarının çağrılarını kulak ardı ederek ve kendi bildiğini okuyarak acımasız şiddet politikalarını sürdürdüğünü söyledi.

Bakan Davutoğlu, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu'nun İkinci Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Suriye Halkının Dostlarının safına katılanların sayısındaki artışın, uluslararası toplumun Suriye halkıyla dayanışmasının güçlendiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Ahmet Davutoğlu, şunları kaydetti:

''Bugün bizleri İstanbul'da bir araya getiren Suriyeli kardeşlerimizin maruz bırakıldığı zulmü bir an sona erdirme ve Suriye için aydınlık bir gelecek inşa edilmesi için elimizden gelen desteği vermek kararlılığımızdır. Bu kararlılığın başarıyla vücut bulduğu Tunus toplantısından bu yana maalesef Suriyeli kardeşlerimizin akan kan ve gözyaşı dinmemiştir. Suriye yönetimi Suriye Halkının Dostlarının çağrılarını kulak ardı etmeyi ve kendi bildiğini okuyarak acımasız şiddet politikalarını sürdürmüştür. Kofi Annan'a verdiği sözlere rağmen Suriye yönetiminin kendi halkının katletmeyi sürdürmesi hayal kırıklığımızı daha da derinleştirmektedir. Suriye halkının bugün bizden duymak istediği, dostlarının kendilerini yalnız bırakmayacağı, bu ülkede yaşanan insanlık dramına daha fazla seyirci kalınmasının kabul edilemez olduğu mesajıdır. Suriye halkı ile dayanışma kararlılığı hususunda Tunus'ta atılan temel bugün burada vereceğimiz güçlü mesajların üzerinde yükselecektir. Bu süreç Suriye'de halkın güçlü talepleri doğrultusunda muteber bir siyasi geçiş sürecinin önü açılana kadar da kararlılıkta devam edecektir.''

Davutoğlu, konferansın Suriye halkı için Tunus'ta yakılan umut ateşini daha da gürleştireceğine inandığını sözlerine ekledi.

NEBİL EL ARABİ'DEN BM'YE ÇAĞRI

Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi, toplantının üç amacı olması gerektiğini söyledi. El Arabi, bu amaçları ise "Kofi Annan'a destek vermek, derhal ateşkes sağlamak ve muhalifler arasında birlik sağlamak" olarak açıkladı.

Toplantının açılışında Başbakan Tayyip Erdoğan ve Katar Dışişleri Bakanı el Tani'den sonra söz alan Nebil El Arabi, konferansta üç amaçları olduğunu kaydetti. İlk amaçlarını Bileşmiş Milletler ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'a destek vermek olarak açıklayan Nebil El Arabi, Arap Birliği'nin de Bağdat'taki zirvede Annan'ın 6 maddelik barış planını desteklediğini hatırlattı.

Suriye'de ikinci amaç olarak derhal ateşkes sağlanması gerektiğini ifade eden Arap Birliği Genel Sekreteri, böylece gözlemcilerin Suriye'de yayılabileceklerini, şiddetin kontrol edilebileceğini ve insani yardımların ulaştırılabileceğini dile getirdi. Bu konuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne de çağrıda bulunan Nebil El Arabi, Konsey'in Suriye'de şiddetin durması için derhal kararlar alması gerektiğini vurguladı. Bu konuda daha fazla zaman kaybedilmemesi gerektiğini ifade eden El Arabi, Birleşmiş Milletler'in sadece kınama yayınlamakla yetinmemesi gerektiğini kaydetti. Arap Birliği Genel Sekreteri, diğer uluslararası kuruluşlara da "harekete geçin" çağrısı yaptı.

Üçüncü amacı ise "muhalefetin birlik olması" olarak açıklayan Nebil El Arabi, Suriye'deki tüm vatandaşların eşit haklara sahip olması için bunun önemli olduğuna değindi. Arap Birliği'nin tüm muhalif gruplarla iletişim halinde olduğunu belirten Arabi, Suriye muhalefetine "söylem birliği içinde olma ve Arap Birliği kararları şemsiyesinde toplanma" tavsiyesinde bulundu.

Konuşmasında Arap ülkelerini çözüm için çaba göstermeye davet eden Nebil El Arabi, Suriye muhaliflerinin tamamının burada olmasının da önemli olduğunu vurguladı. Arap Birliği Genel Sekreteri, "Ülkeler ve teşkilatlar olarak Suriye konusunda hepimizin bir sorumluluğu var, Suriye'deki krizin aşılması için elimizden geleni yapma sorumluluğumuz var" dedi.

El Arabi, "Suriye'nin geleceğinin tamamen Suriye halkı tarafından belirlenmesi konusunda ortak çaba harcamalıyız, BM'yi de bu konuda gayret gösterme konusunda ikna etmeliyiz" diye konuştu.

Nebil El Arabi son olarak da Suriye halkının çok can kaybettiğinin ve yıkıma maruz kaldığının altını çizdi ve uluslararası toplumun Suriye konusunda sorumlu davranmaya çağırdı.

KATAR'DAN ALTI MADDELİK ÖNERİ

Toplantının açılışında konuşan Katar Dışişleri Bakanı Hamad Bin Casim El Tani, Suriye'de krizin çözümüne ilişkin altı maddelik bir çözüm önerisi sundu. Katar Dışişleri Bakanı, Kofi Annan'ın altı maddelik barış planının desteklenmesi, Arap Birliği'nin kararlarının vurgulanması, Suriye'ye Arap ve yabancı güçlerden oluşan ortak bir barış gücünün gönderilmesi, Suriye toraklarında güvenli bölgeler oluşturulması, insani yardımların desteklenmesi ve Suriye rejimine yönelik siyasi ve ekonomik baskı uygulanması çağrısı yaptı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ardından konuşan El Tani, Suriye'de öncelikli olarak insani yardımların ulaştırılması ve etnik kimlikler gözardı edilerek bir eşitliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Katarlı yetkili, Suriye yönetiminin Kofi Annan'ın barış planını kabul etmesine rağmen Suriye'de ölüm ve tutuklamaların devam ettiğine dikkat çekti. Kofi Annan'ın barış planının uygulanması için bir süre belirlenmesi gerektiğini söyleyen El Tani "Bu şekilde devam edilemez, bir yandan görüşmeler sürerken diğer yandan kan dökülümez" dedi.

Suriye halkına insani yardımların etkin bir şekilde ulaştırılması gerektiğini; ancak rejimin politikalarından dolayı her türlü ihtimalin gözönünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Katar Dışişleri Bakanı, bu konuda diğer ülkelerin de çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

Suriye halkına verilen sölerin yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden El Tani, "Sözlerimizi fiillere çevirmeliyiz, Suriye halkının taleplerine ulaşması için sözle yetinmemeliyiz, eyleme geçmeliyiz." dedi.

Ardından Suriye konusundaki çözüm önerilerini sıralayan Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı El Tani, "Kofi Annan'ın 6 maddelik önerisinin desteklenmesi, Arap Birliği kararlarının vurgulanması, Suriye'ye ortak bir barış gücünün gönderilmesi, Suriye topraklarında güvenli bölgeler oluşturulması, insani yardımlarının desteklenmesi ve Suriye rejimine siyasi ve ekonomik baskıların uygulanması gerektiğini" ifade etti.

El Tani son olarak da Suriye Milli Konseyi'ne çabalarını sürdürme çağrısı yaptı.

ALMAN BAKAN: SURİYE'DE ZAMAN KISITLAMASINA KARŞIYIZ

İstanbul'da gerçekleştirilen Suriye'nin Dostları İkinci Toplantısı'na katılan Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Suriye'de çözüm konusunda bir mühlet tanınmasına karşı olduklarını söyledi. Bir zaman kısıtlamasına gitmenin çözüm üretmeyeceğini belirten Westerwelle, "Bir sınırlandırma bu dönemde yanlış anlaşılabilir." dedi.

Toplantı başladığı sıralarda gazetecilere açıklamada bulunan Alman Dışişleri Bakanı, "Nihai açıklamada açık bir şekilde göreceksiniz; biz siyasi bir çözüm istediğimizi biliyoruz ama bu sürecin asla bitmeyecek bir müzakere süreci olamayacağını da biliyoruz." diye konuştu.

Westerwelle, ayrıca "Şu an önemli olan tek şey şiddetin durması ve o da Esed rejiminin sorumluluğunda." ifadelerini de kullandı.

KONFERANSIN GÜNDEMİ

Dışişleri Bakanlığı iki gün önce konferansın gündemini şöyle açıklamıştı:

"Konferansta Suriye'de kan dökülmesinin bir an önce durdurulması, güvenlik güçlerinin yerleşim yerlerinden çekilmesi, ihtiyaç sahibi Suriyelilere düzenli ve kesintisiz insani erişim sağlanması, Suriye'de muteber bir siyasi geçiş sürecinin başlatılması, Suriye'deki şiddet ortamından kaçarak komşu ülkelere sığınan Suriye vatandaşlarına geçici koruma sağlanması gibi konularda ilgili BM ve Arap Birliği kararları çerçevesinde yürütülen uluslararası faaliyetler gözden geçirilecek ve önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar değerlendirilecektir.
Bu bağlamda, BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın ortaya koyduğu 6 maddelik plan ile ilgili son durumun da ele alınması öngörülmektedir. Suriye halkının meşru talep ve beklentileri doğrultusunda ülkede demokratik bir dönüşüm süreci başlatılması amacıyla Suriye muhalefeti tarafından son dönemde gerçekleştirilen faaliyetler de Konferans gündeminde yer alacaktır."

banner53
Yorumlar (0)
4
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü