Türkiye'den Çerkes soykırımı açıklaması

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Bilgiç vatanlarından sürgün edilen Kafkas halklarının hafızalarına kazındığını ve kalplerinde derin yaralar açtığını söyledi

Türkiye'den Çerkes soykırımı açıklaması

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, tarihe “Çerkes Sürgünü” olarak geçen ve her yıl 21 Mayıs’ta anılan büyük felaketin, öz vatanlarından sürgün edilen Kafkas halklarının hafızalarına kazındığını ve kalplerinde derin yaralar açtığını belirtti.  

Bilgiç, konuya ilişkin soruya cevabında Çarlık Rusyası’nın Kafkasları 19. yüzyıl boyunca süren istilası sırasında yaşanan çarpışmalarda, ardından da bölgede yürütülen zulüm ve katliamlar neticesinde Kafkasya toplumlarının yüz binlerce kayıp verdiğini ve sağ kalanların çoğunun Anadolu’ya göç ettiğini hatırlattı.  

"Tarihe Çerkes Sürgünü olarak geçen ve her yıl 21 Mayıs’ta anılan bu büyük felaket, öz vatanlarından sürgün edilen Kafkas halklarının hafızalarına kazınmış ve kalplerinde derin yaralar açmıştır." ifadelerini kullanan Bilgiç, insanlık tarihindeki en büyük kırımlardan birini teşkil eden bu mezalimde ölenleri saygıyla andığını kaydetti.

ÇERKESLER: TÜRKİYE SOYKIRIMI TANISIN

Çerkes Dernekleri Federasyonu (Çerkes-Fed) Başkanı Nusret Baş, "Biz Türkiye Cumhuriyeti parlamentosundan Çerkes soykırımını araştırmasını ve soykırımı tanımasını talep ediyoruz." dedi.

Baş, "21 Mayıs 1864 Çerkes Sürgünü ve Soykırımı"na ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu. 1864'ün bir toplumun yok edildiği, zulme uğradığı, vatanından sürüldüğü, bütün hak ve hukukunun yerle bir edildiği, Çerkesler için bir kalp sızısı, unutulmaz acıların hatırlandığı bir tarih olduğunu ifade eden Baş, bundan sonra da bu kalp sızısının devam edeceğini söyledi.

Çerkes-Rus savaşlarının, 1763’te başladığını, 1864’e kadar sürdüğünü anımsatan Baş, şunları kaydetti:

"Kafkasya çok güzel tabiatı olan, çok güzel bir vatandır. Çerkeslerin takriben 2 bin 500 senedir hür ve özgür yaşadıkları bir vatandır. Çarlık Rusya’nın da sıcak denizlere inme politikası vardı ve onun önünde Çerkesleri engel olarak görüyordu. Çerkesler de hem vatansever, hem cengaver hem de yiğit insanlardı. Ve 101 sene müddetle vatanlarını korudular. Birebir savaştılar. Hiçbir aile yoktur ki 1-2-3 ferdini savaşta kaybetmemiş olsun. Ama orantısız bir güç vardı. Bir tarafta Rusya vardı, diğer tarafta bir avuç Çerkes. 100 senenin sonunda Çerkeslerin son birliklerinin yok edildiği tarihtir 21 Mayıs. Çerkeslerin teslim olduğu tarihtir. Dolayısıyla bu mücadele gayri nizami ve gayri ahlaki bir mücadeledir. Çünkü sivil insanların yok edildiği, ormanların, tarlaların yakıldığı, her türlü ahlaksızca savaşın yapıldığı bir mücadele bu. Onun için biz buna gerçek anlamda Çerkes soykırımı diyoruz. BM’nin ifade ettiği bütün maddeleri uyan tek soykırım Çerkes soykırımıdır. Onun için dostlarımıza ve bütün dünyaya bunu soykırım olarak ilan ediyoruz."

"KAFKASYA’DAKİ ÇERKESLER, RUSYA İÇİN POLİTİK BİR TEHDİT"

Nusret Baş, 1864’le beraber Çerkeslerin yüzde doksanının Osmanlı ülkesine sürüldüğünü, Ruslara karşı ikinci bir yenilgiyi de burada yaşadıklarını anlatarak, "Tabii Çerkesler Anadolu’ya geldikleri zaman rahat edemediler. Din kardeşlerine sığındılar. Fakat burada da bir fırtınaya tutuldular. 20 yıl müddetle savaşlardan muaf oldukları halde Osmanlı toraklarına geldikten 13 sene sonra Osmanlı-Rus savaşı başladı. Ve bütün Çerkesler, henüz daha yerleşmemişken gönüllü olarak savaşa gittiler. Hep ön saflarda savaştılar. Ve maalesef kaderdir bu, savaşı hem Osmanlı devleti hem de Çerkesler kaybetti. Bu Çerkeslerin ikinci bir yıkımı oldu." şeklinde konuştu.

Rusya'nın Çerkeslere yönelik politikası hakkında ise Baş, "Kafkasya’daki Çerkesleri, Rusya için politik bir tehdit olarak görülüyorlar. Ve sürekli kontrol-takip altındalar. Putin’in Kırım, Ukrayna ve Suriye’yen karşı politikası neyse, Kafkasya’ya karşı politikası da odur." değerlendirmesini yaptı.

"TÜRKİYE’DEN SOYKIRIMI TANIMASINI İSTİYORUZ"

Çerkes soykırımını dünyada tanıyan tek ülkenin Gürcistan olduğunu anımsatan Baş, şöyle devam etti:

"Ama Çerkeslerin en fazla yaşadığı ülke Türkiye’dir. Onun için biz Türkiye Cumhuriyeti parlamentosundan Çerkes soykırımını araştırmasını ve soykırımı tanımasını talep ediyoruz. Biz intikam peşinde değiliz. Biz tarihi bir hakikatin gün yüzüne çıkmasının peşindeyiz. Ayrıca siyasi bir mesele de çıkartmak istemiyoruz. Bu soykırımın müsebbibi Çarlık Rusyası’dır, Rus halkı değildir, çarlardır. Halklar birbirine düşman olmazlar, siyasi yönetimler birbirine düşman olurlar. Bu çarların cezasını Rus halkı vermiştir. 17 Ekim Devrimi'nde Rus Çarlarının hepsi öldürüldü. Fakat Çerkesler vatanlarından sürülmüşler, dünyaya dağılmışlar ve mağduriyetleri devam etmektedir.  Bugünkü Rusya’ya da sorumluluk düşmektedir. Birincisi, bu soykırımı tanımalarını istiyoruz. İkincisi Çerkeslerin bu mağduriyetini giderecek ülke Rusya’dır. Onun için her 21 Mayıs’ta Rusya Konsolosluğu önünde ‘İstanbul Yolu’ diye bir ağıdımız var, bu ağıdımızı Rusya’ya iletiyoruz. Bu soykırımı unutmadığımızı, atalarımızı unutmadığımızı ve unutmayacağımızı haykırıyoruz. Hür dünyanın vicdanına haykırıyoruz."

Çerkes soykırımının dünyada yeterince ilgi görmediğini ifade eden Baş, "Nedeni ise; bir, karşımızdaki muhatap Rusya'dır. İki, Çerkesler sahipsizdir, gariptir. Üç, Çerkesler Müslümandır. Bu üç nedenden dolayı Çerkes soykırımı dünyada maalesef yeterince ilgi görmüyor." dedi.

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2016, 12:32
YORUM EKLE

banner33

banner37