Afganistan’ın kuzeyinde neler oluyor? | ANALİZ

Afganistan devlet başkanı birinci yardımcısı Raşid Dostum’un komutanlarından Nizamuddin Kaysari Faryab’da somut bir gerekçe gösterilmeden gözaltına alınarak apar topar Kabil’e gönderilmesi Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bir protesto dalgasına neden oldu

Afganistan’ın kuzeyinde neler oluyor? | ANALİZ

2 Temmuz’da Afganistan devlet başkanı birinci yardımcısı Raşid Dostum’un komutanlarından Nizamuddin Kaysari Faryab’da Afganistan ordusuna bağlı komando birlikleri tarafından gözaltına alınarak başkent Kabil’e gönderildi. Tutuklama sırasında yaşanan gerginlikte Kaysari’nin korumalarından 4’ü komandolar tarafından öldürülürken 3’ü de ağır yaralandı. Kuzey Afganistan’ın kapısı konumundaki Faryab vilayetine yönelik artan Taliban saldırılarına karşı etkin mücadelesiyle öne çıkan Kaysari’nin somut bir gerekçe gösterilmeden gözaltına alınarak apar topar Kabil’e gönderilmesi bir protesto dalgasına neden oldu. Kaysari’nin doğum yeri olan Faryab başta olmak üzere, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Cavuzcan, Saripul, Mezar-i Şerif, Semengan, Bağlan,Tahar ve Bedehşan vilayetlerinde halk sokaklara dökülerek cumhurbaşkanı Eşref Gani’yi protesto etti.

Özellikle Kaysari’nin tutuklanmasından birkaç gün sonra, güvenlik güçlerin tarafından evine düzenlenen operasyon ve tutuklanma sırasında korumalarına uygulanan şiddete ilişkin görüntülerin basına yansımasıyla tepkiler yoğunlaşarak devam etti. Protestolar sırasında güvenlik güçlerinin halkın üzerine ateş açması sonucunda 4 sivil hayatını kaybetti, 7 kişi de yaralandı. Konuyla ilgili olarak cumhurbaşkanlığı ofisinden yapılan açıklamada, Kaysari’nin bir güvenlik toplantısında ordu mensuplarını ölümle tehdit etmesi nedeniyle gözaltına alındığı ifade edilerek hakkındaki yasal sürecin devam ettiği vurgusu yapıldı. Olayların yatışması için Türk kökenli Nakibullah Fayik Faryab’a yeni vali olarak atandı. Fakat merkezi hükümetin gerçekleştirdiği bu zayıf siyasi manevra, yıllardır sistematik bir şekilde ayrımcılığa uğrayan Afganistan Türklerinin tepkisini dindirmeye yetmedi. Protestolar genişleyerek devam ederken, yaklaşık 1,5 yıldır Türkiye’de sürgünde bulunan Afganistan cumhurbaşkanı birinci yardımcısı Raşit Dostum, İslami Birlik Partisi lideri Muhammed Muhakkık ve İslami Cemiyet Partisi icra kurulu başkanı Ata Muhammed Nur hükümetin uygulamalarına tepki göstererek Kaysari’nin serbest bırakılmaması durumunda ülkenin büyük bir krize sürüklenebileceği uyarısında bulundular

Kaysari kimdir?

50 yaşındaki Kaysari’nin popülaritesi, Afganistan’ın Kuzeyinde Türklerin yoğun olarak yaşadığı Faryab’da Taliban’a karşı mücadelede gösterdiği başarıdan kaynaklanıyor. Son dönemde Taliban güçlerinin bölgede giderek artan saldırıları karşısında, merkezi hükümete bağlı güçlerin yetersiz kalmasıyla kendiliğinden oluşan “Halkın Savunma Güçleri”ne liderlik eden Kaysari, Taliban saldırılarını başarılı bir şekilde püskürtmesi nedeniyle halkın ilgisini çekmişti. Aynı zamanda Türk lider Raşit Dostum’un bölgedeki temsilcisi konumunda bulunan Kaysari, merkezi hükümetin Taliban’la mücadeledeki yetersizliği ve ilgisizliğini sık sık gündeme getirerek Gani iktidarına yönelik ağır suçlamalarda bulunan bir isim.

Kaysari’nin tutuklanması ne anlama geliyor?

Kaysari’nin tutuklanmasıyla ilgili henüz somut bir gerekçe veya suçlama öne sürülmedi. Konuyla ilgili yapılan resmi açıklamalarda, Kaysari’nin ciddi insan hakları ihlalleri, cinayet ve ordu mensuplarına hakaret ve tehditten dolayı tutuklandığı belirtilerek yetkili merciler nezdinde yasal sürecin devam ettiği vurgulandı. Bu operasyonun siyasi bir maksatla yapılmadığı belirtilen açıklamalarda, kamu düzenini tesis etmek için, devletle organik bağı bulunmayan silahlı gruplara karşı yürütülen mücadele kapsamında, Kaysari ile birlikte birçok kişinin daha göz altına alındığı öne sürüldü.

Hükümet her ne kadar bu olayın herhangi bir siyasi amaç taşımadığında ısrar etse de, Kaysari’nin tutuklanması Gani’nin iktidarı döneminde merkezi hükümetle Türkleri karşı karşıya getiren ikinci önemli gelişme oldu. Raşit Dostum’un geçen sene işkence suçlamasıyla ülkeyi terk etmek zorunda bırakılmasının ardından da benzer protesto eylemleri yaşanmış ve iktidara gelişinde çok önemli rolü bulunan Türklerle Eşref Gani hükümetinin ittifak ilişkisi bu olaydan sonra kopma noktasına gelmişti. Afganistan Türkleri tıpkı Raşit Dostum’a yöneltilen suçlamada olduğu gibi, Kaysari olayının da siyasi bir komplo olduğuna inanıyorlar. Gani liderliğindeki Ulusal Birlik hükümetinin son dönemde izlediği politikalar bu iddiaları güçlendirecek nitelikte. Öncelikle merkezi hükümetin Afganistan’ın diğer bölgelerindeki silahlı gruplara karşı aynı ciddiyet ve kararlılıkta operasyon yaptığı söylenemez. Afganistan’ın birçok noktasında birçok silahlı grup varken Gani’nin sadece belirli bir etnik gruba yoğunlaşması, hükümetin “yetkisiz silahlı gruplarla mücadele” söylemlerine yönelik ciddi şüphe duyulmasına neden oluyor. Gerek uyguladığı bu çifte standart gerekse son dönemde muhaliflerini çeşitli komplo ve baskılarla pasifize etme yönünde gösterdiği yoğun çaba, Gani’nin tarafsızlığına ciddi anlamda gölge düşürüyor. Gani tüm ülkenin cumhurbaşkanı olmaktan ziyade, bir etnik grubun cumhurbaşkanıymış gibi hareket etmekle eleştiriliyor.

Gani’nin uyguladığı "yanlı politikalar" ve keyfi tutuklamalardan rahatsız olan Türk, Tacik ve Hazaraların liderleri geçtiğimiz Nisan ayında Ankara’da bir araya gelerek İtilaf-ı Milli Beray-i Necat Afganistan’ı (Afganistan Kurtuluş İttifakı) oluşturmuşlardı. İttifakın gelecek seçimlerde etkili olması bekleniyor. Bundan çekinen Gani’nin bir taraftan siyasi izolasyon politikalarıyla kendisine ciddi şekilde muhalif olabilecek kişileri çeşitli yöntemlerle zayıflatmak için çabaladığı, diğer taraftan da uyguladığı bu katı etnik milliyetçi politikalarla Peştunların tamamının oyunu almayı hedeflediği öne sürülüyor. Bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde en büyük müttefiki olan Türklerle arası son olaylarla birlikte iyice açılan Gani’nin, uzun görüşmelerin ardından uzlaşıyla kurulan Ulusal Birlik hükümetinin icra kurulu başkanı Abdullah Abdullah ile de ilişkisi kriz halinde. Ayrıca Tacikler arasında önemli nüfuz sahibi olan Ata Muhammed Nur’un 10 yıldan fazla süredir yürüttüğü Belh vilayeti valiliği görevinden uzaklaştırılması ve geçtiğimiz günlerde Hazara kökenli eski iletişim bakanı Vahidi’nin yolsuzluk suçlamasıyla görevinden uzaklaştırılması, gerek Hazara gerekse Tacikler nezdinde de Gani liderliğindeki Ulusal Birlik hükümetini tartışmalı hale getirdi.

Gani, son dönemde izlediği "yanlı politikalar" yüzünden Afganistan’da etnik hassasiyetleri zedelemekle, her geçen gün yönetimin diğer etnik unsurlar nezdinde meşruiyetini kaybetmesine neden olmakla eleştiriliyor.

Kaynak: AA

YORUM EKLE

banner26

banner25