Türkiye-Rusya İdlib mutabakatı ne anlama geliyor?

Türkiye ile Rusya arasında İdlib’de çatışmasızlığın devamını sağlamaya yönelik imzalanan mutabakat zaptını uluslararası ilişkiler ve hukuk uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın ile konuştuk. Çaşın, zor bir dönemden geçildiğini ve sürecin pamuk ipliğine bağlı olduğunu belirtti.

Türkiye-Rusya İdlib mutabakatı ne anlama geliyor?

Furkan Özkul / Dunyabulteni.net

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Soçi’de bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede İdlib’in geleceğine ilişkin önemli kararlar alındı. Alınan kararlar çerçevesinde bölgede yaşanan son gelişmeleri uluslararası ilişkiler ve hukuk uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın’la konuştuk.


- Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın

Prof. Dr. Mesut Hakkı Çaşın, Türkiye ile Rusya arasında atılan imzaları diplomatik bir zafer olarak nitelendirdi. Erdoğan ve Putin’in karizmatik liderliği altında risk alınarak atılan imzalarla şiddet ve terörün önlendiği, zor ve kritik bir sürece girildiğini açıkladı. Bununla birlikte Türkiye ve Rusya arasında güvene dayalı bir zeminin geliştiğini ifade etti.

Hukuki açıdan bakıldığında Türkiye’nin başından bu yana tezlerinde haklı olduğunun ortaya çıktığını kaydetti.

NATO TARİHİNDE BİR İLK

Çaşın, mutabakat zaptına atılan imzalarla muhaliflerin oldukları yerde kalacakları, silahtan arındırılmış 15-20 kilometrelik bölgelerin oluşturulmasını ve bu bölgelerin Türkiye ve Rusya devriyeleri tarafından korunmasını öngören maddelerle NATO tarihinde bir ilkin gerçekleştiğini söyledi.

ASTANA RUHU DEVAM EDİYOR

İki saatlik görüşme için oldukça etkili kararların alındığını ve bazı güçlerin bozulmasını beklediği Türkiye-Rusya ilişkilerinin bozulmadığını ifade etti. Çaşın, “İki saatlik görüşmede beklenen olmamıştır, yani Astana’nın ipi kopmamıştır” dedi. 

İki ülke arasında imzalanan mutabakatta, Türk-Rus ittifakının dayandığı en önemli zeminin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve iki ülkenin garantörlük iradesi olduğunu ifade etti.

AB VE NATO MUTABAKATTAN MEMNUN

Türkiye ve Rusya arasında imzalanan mutabakatın, AB ülkeleri ve NATO tarafından memnuniyetle karşılandığını kaydeden Çaşın, NATO’nun Suriye’den Avrupa’ya göç etme ihtimali bulunan milyonların kendi bölgelerinde kalmaları yönünde bir arzusunun olduğunu belirtti. Aksi halde NATO’nun Ege Denizi’nden Suriyelileri toplamak zorunda kalacağını ifade etti.

TAHRAN’DA OLMAYAN SOÇİ’DE OLDU

Uluslararası ilişkiler uzmanı Çaşın, Türkiye’nin Tahran’da alamadığı sonucu Soçi’de aldığını ifade etti. Türkiye’nin Tahran’da talep ettiği ateşkesi, Soçi’de kazandığını ileri sürdü. Aynı zamanda Zeytin Dalı Operasyonu ve Fırat Kalkanı Operasyonunun kazanımlarının korunduğunu da sözlerine ekledi.

SOÇİ ZİRVESİYLE ELDE EDİLEN KAZANIMLAR

Prof. Dr. Çaşın, Soçi zirvesiyle Astana’nın çöktüğü yönündeki iddiaların boşa çıktığını kaydetti. İdlib’de yaşayan yaklaşık dört milyonluk sivilin hayatını tehlikeye atacak bir savaşın yaşanmamasının da başarı olduğunu dile getirdi.

Çaşın radikal gruplarla ilgili olarak, “İdlib’de bulunan radikal grupların bölgeden çıkışının altı ayla iki seneden önce olacağını sanmıyorum. Suriye iç savaşından günümüze kadar olan süreç göz önüne alındığında bu silahların toplanması hiç de kolay değildir” dedi.

PROVAKASYON OLABİLİR

Bölgede çatışmasızlığın pamuk ipliğine bağlı olduğunu belirten Çaşın, çatışma zeminini devam ettirmek isteyen güçler tarafından provakatif girişimlerin olabileceği hususunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasını referans alarak uyarılarda bulundu. Çaşın, “Erdoğan, konuşmasında Soçi’de provakasyona hazır olalım demişti. Aradan iki saat geçmedi bir Fransız gemisi dört İsrail uçağı saldırıda bulundu ve bir Rus uçağı düşürüldü" dedi.

ZOR VE HASSAS BİR SÜRECE GİRDİĞİMİZİ SÖYLEYEBİLİRİM

Çaşın, “Türkiye masadan istediğini almıştır. Türkiye için asıl stratejik öneme sahip bölgenin Fırat’ın doğusu olduğu ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın orada olduğu sürece Türkiye’nin güvenlik ve beka sorununun devam ettiğini söylemek mümkün. Yani aslında süreç tam olarak bitmiş değil. Zor ve hassas bir sürece girdiğimizi söyleyebilirim” dedi.

Prof. Dr. Hakkı Çaşın, İsrail’in bölgede hassas dengeleri bozması halinde geçmişte elde ettiği kazanımları kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.

RUS UÇAĞI, BARIŞ İSTEMEYEN GÜÇLER TARAFINDAN DÜŞÜRÜLDÜ

Akdeniz açıklarında düşürülen ve 15 Rus askerinin hayatını kaybettiği olayın Suriye’de barış istemeyen güçler tarafından gerçekleştirildiği de Çaşın tarafından kaydedildi.

ERDOĞAN VE PUTİN’İN LİDERLİĞİNDEN BARIŞ ÇIKABİLİR

Çaşın, “Erdoğan ve Putin’in karizmatik liderliklerini birleştirerek bu kimyadan bir barış formülü çıkabileceğini düşünüyorum” dedi. Ancak bu barışın zor bir barış olacağını da ekledi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov tarafından yapılan “her an vurabiliriz” açıklamasını hatırlattı.

Soçi zirvesinden aklıselimin galip çıktığını, devamına karar verilen çatışmasızlık ortamının da provakasyona açık olduğunu belirtti.

RUSYA İSRAİL’E DOLAYLI OLARAK BEDELİNİ ÖDETİR

Mesut Hakkı Çaşın, Rusya’nın uçağının Suriye tarafından düşürülmesi İsrail’in sinyal karıştırıcı cihazlarla gerçekleştirdiği bir operasyon olduğunu söyledi. İsrail’in çok tehlikeli bir oyun oynadığını ve Rusya’nın dolaylı da olsa bedelini ödeteceğini ifade etti.

TÜRK VE RUS İSTİHBARATI İLETİŞİM HALİNDE OLMALI

Çaşın, Lazkiye’nin 17 mil açığında düşürülen uçağın dört F-16 tarafından sinyallerinin karıştırıldığına inandığını açıkladı. Bu eylemi provakatif olarak tanımlayan Çaşın, bundan sonraki süreçte provakasyonun önüne geçmek için teknik istihbarata dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Türk-Rus istihbaratları arasında güçlü bir iletişim mekanizmasının oluşması gerekliliği vurgusu yaptı.
 

Güncelleme Tarihi: 19 Eylül 2018, 10:19
YORUM EKLE

banner26

banner25