Ortodoks dünyasında kilise savaşları

11 Ekim günü Fener Patrikhanesi Ortodoks dünyasını derinden etkileyecek kararlar almıştır. Bunlardan ilki Fener Patrikhanesi’nin 1686 yılında Ukrayna’yı Moskova Patrikhanesi’nin yetkisi altına alan hükmünün iptal edilmesi olmuştur. Açıklanan bu karar Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin tanınmasının ilk adımı olarak görülmektedir. İkinci önemli karar ise 1997 yılında Moskova Patrikhanesi tarafından aforoz edilmiş olan Makariy ve Filaret gibi dini liderlerin üzerindeki aforoz kararın kaldırılmasıdır.

Ortodoks dünyasında kilise savaşları

Burak ÇALIŞKAN - İNSAMER Avrasya Araştırmacısı

Uzun süredir Ukrayna’da tartışılan Moskova Patrikhanesi’nden bağımsız bir Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin kurulması düşüncesi, 9-11 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen Fener Rum Patrikhanesi Kutsal Sinodu’nun toplantısında ele alındı. Fener Rum Patrikhanesi Ukrayna’nın Rus Kilisesi’ne değil kendi ruhani alanına dâhil olduğunu ilan ederek, Ukrayna’da Moskova Patrikhanesi’nden bağımsız bir Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin kurulması talebini kabul etti. Rusya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci Ortodoks nüfusuna sahip olan Ukrayna, Fener ve Moskova Patrikhaneleri arasında büyük bir krize yol açtı. Nitekim toplantı kararlarının ardından Moskova Patrikhanesi, İstanbul’daki patrikhane ile tüm bağlarını kopardığını açıkladı.

UKRAYNA’DA MİLLİ KİLİSE ÇABALARI

Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlık girişimlerinin dini yönünden ziyade politik tarafları bulunmaktadır. Ukrayna milliyetçileri, Rus kimliğinden tamamen bağımsız bir Ukrayna kimliği oluşturulmasında Ukrayna milliyetçisi ve Batı yanlısı bir Ukrayna Kilisesi’nin çok önemli bir rol üstleneceğine inanmaktadırlar. Bundan dolayı Ukrayna’daki Batı yanlısı siyasetçiler, bağımsızlıktan itibaren Rus etkisinden kurtulmuş bir Ukrayna Ortodoks Kilisesi için mücadele vermişlerdir.

Bu noktada Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ukrayna Ortodoksları üç kiliseye ayrılırken, bunlardan ilki 1686 yılından itibaren Moskova Patrikhanesi’ne bağlı Kiev Metropolitliği’dir. Moskova’nın etkisinden tamamen kurtulmak isteyen milliyetçi Ukraynalı papazlar ise Kiev Patrikhanesi ve Ukrayna Otosefal Ortodoks Kilisesi’ni kurmuştur. 1992 yılında bu kiliselerin bağımsızlığı gündeme gelse de hem Rusya’da hem de Ortodoks dünyasında kabul görmemiştir.

40 milyona yakın Ukrayna Ortodoks’unun Moskova’nın ruhani etkisinden çıkma ihtimali Rusya’yı tedirgin ederken, Ukrayna ise İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’ni Moskova’ya karşı destek bulabileceği bir otorite olarak görmüştür.

Nitekim ilk ciddi adım 2008 yılında dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko zamanında atılmıştır. Yuşçenko’nun Ukrayna Kilisesi’nin bağımsızlığı için Fener Rum Patrikhanesi’ne çağrıda bulunduğu aynı yıl, Patrik Bartholomeos da Ukrayna’yı ziyaret etmiştir. Moskova bu ziyaret sebebiyle Bartholomeos’a çok sert tepki göstermiş ve kimsenin tek taraflı olarak bir kilisenin bağımsızlığını ilan edemeyeceğini savunmuştur.

Ruslar, Hristiyanlığı Bizans İmparatorluğu’ndan aldıkları için Fener Rum Patrikhanesi’ne saygı duysalar da Ortodoks dünyasının asıl liderinin Moskova olduğunu iddia etmektedirler. 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Bizans’ı yıkmasının ardından Moskova Ortodokslar üzerindeki prestijini artırırken, III. Ivan döneminde Rusya’nın “Üçüncü Roma” olduğu iddiası ortaya atılmıştır. Roma ve Bizans İmparatorluklarının varisi ve tüm Ortodoksların koruyucusu olarak kendilerini takdim eden Ruslar, Moskova Patrikhanesi’ni de Fener Rum Patrikhanesi’nin üzerinde görmüşlerdir. Bir anlamda Fener ve Moskova arasındaki liderlik rekabeti sürekli bir şekilde devam etmiştir.

Bu liderlik rekabeti Ukrayna krizi ile birlikte daha fazla gündeme gelmeye başlamıştır. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Doğu Ukrayna’daki ayrılıkçılara desteği üzerine Kiev yönetimi, Rusya’nın Moskova Patrikhanesi’ne bağlı Kiev Metropolitliği’ni kullanarak Ukrayna’yı karıştırmaya çalıştığını savunmuştur. Dahası Rus Ortodoks Kilisesi’nin Vladimir Putin yönetiminin ideolojik dayanağı haline geldiği ve Ukrayna’da Rus Ortodoks Kilisesi teşkilatına bağlı pek çok rahibin Doğu Ukrayna’daki Rusya yanlısı isyancılara destek verdiği de ileri sürülmüştür. Bundan dolayı bir grup milletvekili, Ukrayna Ortodokslarının Rus Ortodoks Kilisesi’nden ayrılması ve bağımsız bir kilisenin oluşturulması için Fener Rum Patrikhanesi’ne başvuracaklarını açıklamışlardır.

Nihayetinde 19 Nisan 2018’de Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun girişimleriyle Ukrayna Parlamentosu, Moskova Patrikhanesi’nden bağımsız bir Ukrayna Ortodoks Kilisesi için Fener Rum Patrikhanesi’ne sunulacak başvuru metnini hazırlamıştır. Poroşenko bu girişiminden on gün önce Türkiye’yi ziyaret ederek konu ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Patrik Bartholomeos ile de görüşmüş ve umut verici geri dönüşler aldığını açıklamıştır.

Rusya bu gelişmelere hızla tepki göstererek Fener Rum Patrikhanesi’nin böyle bir karar alamayacağını savunmuştur. Ancak ilerleyen süreçte 2018 Temmuz’unda gerçekleşen Ukrayna’nın Hristiyanlığı kabul edişinin 1030. yıl dönümü kutlamalarına Fener Rum Patrikhanesi’nden de bir heyet katılırken, Patrik Bartholomeos gönderdiği mektupla Ukrayna Kilisesi’ne otosefal (bağımsızlık) vermek amacıyla inisiyatif alacağını ilan etmiştir. Nitekim Fener Rum Patrikhanesi’nin üst kurulu, 9-11 Ekim tarihleri arasında bu konuyu görüşmek üzere toplanmıştır.

İSTANBUL’DA HANGİ KARARLAR ALINDI?

11 Ekim’de açıklanan toplantının sonuç bildirgesinde, Fener Patrikhanesi Ortodoks dünyasını derinden etkileyecek kararlar almıştır. Bunlardan ilki Fener Patrikhanesi’nin 1686 yılında Ukrayna’yı Moskova Patrikhanesi’nin yetkisi altına alan hükmünün iptal edilmesi olmuştur. Açıklanan bu karar Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin tanınmasının ilk adımı olarak görülmektedir. İkinci önemli karar ise 1997 yılında Moskova Patrikhanesi tarafından aforoz edilmiş olan Makariy ve Filaret gibi dini liderlerin üzerindeki aforoz kararının kaldırılmasıdır.

Toplantının en önemli sonucu ise Ukrayna Ortodoks Kilisesi’ne otosefal verileceğinin doğrulanmış olmasıdır. Bu kararla birlikte bağımsızlık sürecinin resmi olarak tamamlanabilmesi için Ukrayna’da Moskova Patrikhanesi’nden ayrılmak isteyen rahiplerin, büyük bir organizasyon düzenleyerek kiliseye bir patrik/başkan seçmeleri gerekmektedir. Ardından Fener Rum Patrikhanesi Ukrayna Ortodoks Kilisesi’ni otosefal ilan ederek, süreci tamamlayacaktır.

KİEV’İN MOSKOVA’YA KARŞI ZAFERİ

Poroşenko kararın hemen ardından Rusya’nın emperyal hayallerinin yıkıldığını belirtti ve yaşanan süreci Kiev’in Moskova’ya karşı bir zaferi olarak nitelendirdi. Poroşenko ayrıca kurulacak milli kilisenin Ukrayna’nın bağımsızlığının bir başka göstergesi olacağını dile getirdi. Ukraynalı lider bu hamlesiyle 2019 Mart’ında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için de önemli bir avantaj elde etti.

Moskova Patrikhanesi ise toplantıda çıkan kararların ardından Fener Patrikhanesi ile tüm bağlarını kopardığını açıkladı. Yaşanan süreci son bin yıl içinde gerçekleşmiş en büyük bölünme olarak tanımlayan Rus Ortodoks Kilisesi, Fener Patrikhanesi’nin kararının yasa dışı olduğunu savundu.

NASIL GELİŞMELER YAŞANABİLİR?

Ukrayna’da bağımsız milli kilise kurulduğunda Kiev Metropolitliği varlığını sürdürse bile ismi muhtemelen Rus Ortodoks Kilisesi ile daha fazla anılacaktır. Ayrıca Ukrayna’daki Moskova Patrikhanesi’ne bağlı cemaatler ve rahipler de zamanla milli kiliseye geçecektir. Daha önemlisi Rus yanlısı tavrından dolayı 2014 yılından itibaren kaybetmeye başladığı toplum ve siyaset üzerindeki etkisi giderek azalacaktır.

Ukrayna jeopolitik, siyasi, toplumsal ve ekonomik anlamda Rusya için muazzam bir önem taşıdığından, bu ülkenin Moskova’nın dini etkisinden de çıkacak olması Rusya açısından ciddi bir kriz olarak algılanmaktadır. Bundan dolayı Moskova, hem Ukrayna’ya hem de Fener Patrikhanesi’ne karşı çeşitli hamlelerde bulunacaktır. Önümüzdeki süreç Rusya’nın tutumunu daha net bir şekilde gösterecektir.

YORUM EKLE

banner33

banner37