banner39

31 yıldır adalet bekliyorlar-VİDEO

Sabra ve Şatilla katliamının üzerinden tam 31 sene geçti. O günden bu yana Filistin'de çok şey değişti fakat katliamda yakınlarını kaybedenlerin acısı dinmiyor.

Dünya 21.11.2013, 18:23 11.01.2014, 17:26
31 yıldır adalet bekliyorlar-VİDEO

Sabra ve Şatilla katliamından kurtulanlar, bir yandan o korkunç günlerin etkisi altında yaşarken, diğer taraftan 31 yıldır adalet arıyorlar. Bir hıristiyan olarak dünyaya gelen Meryana Burji, Lübnan'daki iç savaş yıllarında, gönlünü Müslüman bir Filistinli'ye kaptırınca, ailesinin bütün itirazlarına rağmen onunla evlenmiş. Meryana'nın 1982'nin Eylül'ünde uğruna ailesini terk ettiği Filistinli, Sabra'da hıristiyan milislerce öldürüldü. Meryana Burji'nin gözleri önünde vurulan sadece eşi değildi. Çocukları da babaları ile yan yana cansız yatıyordu. O günleri acıyla hatırlayan Burji "hatırlamaya çalışıyorum ama çok zor. Sanki kayboldum. Çünkü aklım tamamıyla şehitlerde kaldı. 5 şehidim var. 3 oğlum, yeğenim ve eşim. Tam tamına 5 şehit. Bu akıl halen nasıl bende dursun ki" diyor.

Meryana'nın Sabra kampındaki mütevazi evi, 31 yıldır ardından gözyaşı döktüğü kocasının ve yakınlarının fotoğrafları ile süslü... En tepede eşinin fotoğrafı var, yanında ise çocuklarının... Çerçevelediği fotoğrafları gösterirken, Meryana o kara günü hatırlayarak sevdiklerini sanki kanatları altına alıyor. Şimdi bile dokunmaya kıyamadıklarını toprağa vermenin ağırlığı konuşurken hâlâ üzerindeydi. "Bu eşim, bu oğlum, bu iki çocuk da evlatlarım. Bu üçü. Bunlar benim evimde kaybettiklerim. Sanki elimdeki en değerli şeyleri kaybettim" diyerek fotoğraflara hasretle bakıyordu. Meryana'nın Sabra katliamında öldürülen eşi ve çocukları, evinin az ilerisindeki araziye defnedilmiş. Aynı katliamda ölenler tek mezarda yan yana yatırılmışlar. Kampın girişindeki toplu mezar, bu kara günün asla unutulamayacağını gösteriyor.

Bu acı hatırayı unutulmaz kılan sadece toplu mezar değil. O günü yaşayan pek çok şahit hâlâ hayattadır. Katliamın görgü şahitlerinden Muhammed Sürur "saldırı başladığı zaman, 2 kızkardeşim yaralandı. Annem yaralandı. 5 kardeşim şehit oldu. Kardeşim İsmail ve Mahir'e ise bir şey olmadı. Mahir, küçük kardeşim İsmail'i elleriyle taşıdı. Onu muftağa götürdü, oradadan da banyoya geçip saklandılar. Katliamdan bu şekilde kurtulabildiler" diyor.

Muhammed Surûri ve Meryana Burji, o günün acısını ömürlerinin sonuna kadar yaşayacaklar. Onlara bu acıyı yaşatan hıristiyan milisler ve bu katliama yeşil ışık yakan İsrail savunma bakanı Ariel Şaron yargılanmaktan kurtulsalar da vicdanlarda hep mahkûm olarak kalacaklar.

 

Kaynak: Kuzey Haber Ajansı

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?