banner15

Almanya Dışişleri Bakanı Maas: Doğu Akdeniz'de durumun tırmanması ne AB'nin ne Yunanistan'ın ne de Türkiye'nin yararına

Almanya Dışişleri Bakanı Maas, "(Doğu Akdeniz'de) Durumun tırmanması ne AB'nin ne Yunanistan'ın ne de Türkiye'nin yararınadır." dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Maas: Doğu Akdeniz'de durumun tırmanması ne AB'nin ne Yunanistan'ın ne de Türkiye'nin yararına

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "(Doğu Akdeniz'deki) Durumun tırmanması ne Avrupa Birliği'nin (AB) ne Yunanistan'ın ne de Türkiye'nin yararınadır." dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. 

Atina ve Ankara'da Doğu Akdeniz konusunda görüşmeler yaptıklarını belirten Maas, "Tehlikeli durumu ele aldık. Sadece AB içinde değil aynı zamanda NATO müttefiklerini de endişelendiriyor. Durum son derece riskli. Zira, bir uçuruma yaklaştığınız zaman tabii uçurumdan aşağı düşme riskiniz de var. Biz bu nedenle bu gelişmenin önünü kesmek istiyoruz." ifadelerini kullandı. 

Türkiye ve Yunanistan'ın samimi olarak doğrudan görüşmelere başlamasıyla iki taraf için de kabul edilebilir sonuçlar elde edilebileceğine inandığını dile getiren Maas, "Bu fırsatı mutlaka değerlendirmeliyiz. Çünkü durumun tırmanması ne AB'nin ne Yunanistan'ın ne de Türkiye'nin çıkarına. Almanya bu acil diyalog sürecini elinden geldiğince desteklemeye hazır." diye konuştu. 

Maas, kimsenin bu konuda askeri çözüm beklemediğine ve bunun "akılsızlık" olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: 

"Bu diplomasiyle çözülecek. Zor olabilir. Ağır ilerleyebilir fakat burada diyalog niyeti var. Bunun koşullarını hazırlamalıyız. AB içinde bunun siyasi koşulları da hazırlanmalı. Ve doğrudan Yunanistan ile Türkiye arasında bunun konuşulması gerekiyor. İki taraf da ön koşulun olmamasını istiyor. Aslında bir araya gelmek için gerekli koşullar bunlar."

"Bu tartışmalı konuların bir çözüme ulaşabileceğini düşünüyorum"

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Doğu Akdeniz'deki gerginliğin azaltılması için ülkesinin Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığını değerlendirmek istediklerini söyledi.

Perşembe ve cuma günü AB Dışişleri Bakanları ile Berlin'de toplanacaklarını ve toplantıda Doğu Akdeniz konusunu da ele alacaklarını kaydeden Maas, bu nedenle Atina ve Ankara'daki görüşmelerin önemli olduğunu söyledi. 

Maas, son zamanlarda AB Konseyi Dönem Başkanı olarak Türkiye ve Yunanistan ile yoğun görüşmeler yaptıklarını belirterek, "Şimdi önemli olan gerginliğin azaltılması için adımların atılması ve içten diyaloğa hazır olunması. İki tarafta da diyaloğa hazır olunduğunu duyuyorum. Bu nedenle bu tartışmalı konuların bir çözüme ulaşabileceğini düşünüyorum. Bu da sadece Yunanistan ve Türkiye arasında doğrudan görüşmelerle yapılabilir." ifadesini kullandı. 

İki ülke arasında diyalog sürecinin mevcut durum nedeniyle kolay olmayacağını belirten Maas, "Fakat halen iki tarafın da samimi olarak doğrudan görüşmelere başlamasıyla iki taraf için de kabul edilebilir sonuçlar elde edilebileceğine inanıyorum. Bu fırsatı mutlaka değerlendirmeliyiz." diye konuştu. 

Maas, böyle bir görüşme ortamının yalnızca "yapıcı" bir atmosferde gerçekleşebileceğine işaret ederek, şunları kaydetti: 

"İki tarafın faaliyetleri için de bu geçerli. Bu ortamın sağlanmasını arzu ediyoruz. Şu anda Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerden hiçbirimiz memnun değiliz. İş birliği konusunda daha çok potansiyelimiz var. İnsanlar için birçok fırsat var, olanak var. Bu konuda ilerlemek istiyoruz. Maalesef bu ilişkileri şu anda siyasi açıdan çözümsüz olmayan konular gölgeliyor. Bu blokajları aşmamız gerekiyor." 

"(Libya'daki) Ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz"

Maas, Çavuşoğlu ile Libya'daki gelişmeleri de ele aldıklarını ve Trablus ile Abu Dabi'deki görüşmeler hakkında bilgi verdiğini dile getirdi. 

Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac ve Tobruk Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih'in 21 Ağustos'taki ateşkes kararını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Maas, "İki tarafın da son derece uzlaşmaya hazır olduğunu gördük. Şimdi Berlin sürecinin sürdürülmesini arzu ediyoruz. Şu anda umutluyuz." değerlendirmesinde bulundu. 

Maas, Libya'da özellikle siyasi sürecin sürdürülmesi ve petrol ablukasının kaldırılmasıyla "Libya halkının, seçimle geleceği hakkında karar verebilmesinin" yolunun açılabileceğine dikkati çekerek, "Bu fırsatı mutlaka değerlendirmeliyiz. Berlin sürecinde sorumluluk yüklenen herkesin verdikleri sözleri tutmasını bekliyoruz. Aksi takdirde askeri durum yine tırmanacaktır ve insani bir felakete yol açacaktır." ifadesini kullandı.

Türkiye-AB ilişkileri 

Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde bir yol ayrımında olduklarını belirten Maas, "Türkiye ile AB arasında gelecekte de yapıcı bir diyalog olması için dönem başkanlığımızı değerlendirerek bir katkı sağlamak istiyoruz." dedi.

Maas, Türkiye'nin "stratejik" bir partner olduğunu ve NATO müttefiki olarak çok büyük bir öneme sahip olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye stratejik bir partner. Terör konusunda da bir partner. Bu nedenle biz Türkiye ile yapıcı bir diyalog istiyoruz. Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler hiçbir şekilde istenilen ve beklediğimiz düzeyde değil. Şu anda bu diyaloğu ilerletmek için ve bizim beklentimizi karşılayacak bir seviyeye getirmek için halletmemiz gereken bir sorun var."

Maas, arabulucu olarak Doğu Akdeniz'deki gerginliğin azaltılmasını arzu ettiklerini kaydederek, "Biz arabulucu olarak bu gerginlikte dönem başkanlığımızı değerlendirmek istiyoruz. Fakat bunun için de başarı perspektifi olmalı. Dönem başkanlığımız sürecinde bu ilişkilerin nasıl devam edeceği ortaya çıkacak. Biz bu görevi üstlendik. Bunun yapıcı bir ilişki olması gerektiğine inanan herkes katkı sağlayabilir. Türkiye'nin de katkısını sağlamasını arzu ediyoruz." ifadesini kullandı.

Alman Bakan Maas, Türkiye ile Yunanistan arasında yakın zamanda bir diyaloğun gerçekleşme ihtimaline ilişkin bir soruya, "Tabii ki kendimizi kandırmıyoruz. Durum zor ve bu durumu çözmek de çok kolay değil. Fakat iki tarafta da hem Atina'da hem Ankara'da, hep tek yolun bir diyaloğu başlatmak olduğu söylendi. İki taraf da ön koşulun olmamasını istiyor. Biz bu süreci desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü AB içinde Türkiye ile olan diyaloğu da yapıcı bir temele oturtmak istiyoruz." yanıtını verdi.

Kaynak: AA

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48