Dayton Anlaşması Nedir, kimler arasında yapıldı?

Bosna Hersek'te 1992-1995 yıllarında yaşanan kanlı savaşı bitiren, ancak ülkeye dünyanın en karmaşık siyasi sistemlerinden birini getiren Dayton Barış Anlaşması, 25 yıl geçse de tartışılmaya devam ediyor. İşte anlaşmanın detayları…

Dayton Anlaşması Nedir, kimler arasında yapıldı?

Bosna-Hersek, Avrupa’nın doğusunda ve Balkanların Batısında yer alan bir ülkedir. Bosna’nın üzerinde bulunduğu Avrupa’nın doğusundan Adriyatik’e ve Ege’ye inen hat; tarih boyunca göçlerin, istilaların, büyük devletlerin mücadelesinin, etnik ve dini farklılıkların görülebileceği yerlerdir. Bosna Devleti, Macar krallığı, Osmanlı Devleti ve Avusturya Macaristan gibi büyük devletlere bağlı olarak 20. Yüzyıla kadar gelmiştir. Avrupa diplomasisinde “Doğu Sorunu” olarak adlandırılan toprakların, Bosna’dan başladığı kabul edilir. Bosna ve Makedonya krizlerine Büyük Güçler o denli ilintili olmuşlardır ki I. Dünya Savaşı’nı patlatan bahane de Bosna’nın başkenti Saraybosna’dan çıkmıştır. Bu imparatorluğun Birinci Dünya Savaşı sonunda yıkılması ile birlikte Sırbistan Krallığı Sırplardan, Hırvatlardan ve Slovenlerden oluşan bir krallık kurmak için eski Avusturya- Macaristan topraklarına katılma kararı almıştır. 1918 yılında bu topraklar üzerinde kurulan devlete Yugoslavya adı verilmiştir. İkinci Dünya Savaşı öncesi, son çok partili seçimler 1938 yılında yapılmıştır ve 1939 yılında kabul edilen ortak federal anayasa ile çoğunluğu teşkil eden Sırplar ile Hırvat ve Slovenler arasındaki anlaşmazlığı sona erdirmeye çalışılmıştır. İkinci Dünya savaşı başladığında ise Yugoslavya Alman, İtalyan, Macar ve Bulgar orduları tarafından işgal edilmiştir. Savaşın hemen sonrasında komünist partinin savaş dönemindeki partizan lideri Josip Broz Tito yönetimi ele geçirmiştir. 1946 yılında kabul edilen Anayasayla da 6 Cumhuriyetten oluşan Bosna ve Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Slovenya’dan oluşan “Yugoslavya” kurulmuştur. “Her ulusa tek devlet değil, tek devlette tüm halklar” parolasıyla, federal Yugoslavya’nın çekirdeği işgal altında Orta ve Kuzey Bosna’daki gizli konferanslarda belirlenmiştir. Hükümet Başkanlığı’na getirilen Tito Komünist Sovyet Rusya karşısında bağımsız bir tutum içine girmiş ve yönetimi boyunca Sovyet lider Stalin’den farklı bir sosyalist siyaset takip etmiştir. Tito’nun ölümünden sonra bir türlü toparlanamayan ülke, 1991’de başlayan cumhuriyetler arasındaki iç savaş sonucu aynı yılın sonlarında parçalanmıştır. Federal çatı altındaki cumhuriyetlerden; 25 Haziran 1991’de Slovenya ve Hırvatistan, Eylül 1991’de ise Makedonya bağımsızlığını ilan etmiştir. 29 Şubat-1 Mart 1992’de ise Bosnalı Hırvatlar ve Bosnalı Müslümanlar bir bağımsızlık referandumu düzenlemişler ve %100’e yakın bir oy oranı ile bağımsızlık yönünde karar vermişlerdir. Referandumda çıkan bu kararın ardından 5 Nisan’da Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etmiştir. 7 Nisan 1992’de Bosna-Hersek Avrupa Topluluğu ve ABD tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmıştır. Sırplar ise, tüm güneydeki Slavları Sırp önderliği altında toplayıp Büyük Sırbistan’ı kurmayı hedeflediği için Slovenler ve Hırvatlar tarafından yürütülen bağımsızlık hareketine şiddetle karşı çıkmışlar ve referandumu boykot etmişlerdir. Bosna-Hersek’in bağımsızlığının tanınması beklenen barış ortamı ümitlerini yerine getirememişlerdir. Tam tersine Avrupa’nın 1949’da Yunan iç savaşının sona ermesinden sonra ilk defa yaşadığı ve sonuçları itibariyle hiç öngörülemeyen bir anlaşmazlığa dönüşmüştür. Savaşın patlak vermesinin hemen öncesinde Bosna, üç etnik-milli politik parti etrafında bölünmüştür: Müslüman Demokratik Hareket Partisi, Sırp Demokratik Partisi ve Hırvat Demokratik Birliği. Üç parti de Bosna-Hersek’in geleceği ile ilgili farklı vizyonlara sahip olmuştur. Bosnalı Müslümanların (Boşnakların) sayıca göreceli çoğunluğu Bosnalı Sırp ve Hırvat toplumları arasında bunun politik soruna yol açacağı kaygısını doğurmuştur. 1992–1995 yılları arasında süren Bosna Savaşı, Bosna’daki tüm toplumlar için trajedi oluştururken, özellikle Boşnaklar açısından ağır sonuçlara neden olmuştur. Bu savaş etnik temizlik ve soykırım kavramlarını üretmiştir. Ölen yaklaşık 200 bin kişinin 160 bini Boşnaklardan oluşmuştur. Boşnak nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan bir milyon Boşnak evini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu savaşta tecavüz özellikle Sırp milis ve askerleri tarafından Boşnak kadınlarına karşı kitlesel ve sistematik bir etnik temizlik aracı olarak kullanılmıştır. Bu savaşta Sırbistan’dan gelen para-militer gruplar hem önemli rol üstlenmişler hem de Yugoslavya’nın düzenli ordu birliklerinden destek almışlardır. Savaş süresince karşıt taraflar gibi hedefler de değişmiştir. Bu yüzden savaş üç döneme ayırılabilmiştir; Birincisi, Müslüman-Hırvat Koalisyonu’nun 1992–1993 yılları arasında Sırp güçlerine karşı savaşı, ikincisi 1993-1994 yılları arasında Müslüman-Hırvat ve bazı bölgelerdeki Müslüman-Müslüman savaşı, üçüncü ve Bosna’da savaşı sona erdiren dönemse Müslüman-Hırvat saldırılarını takip eden NATO-Müslüman-Hırvat güçlerinin Mart-Ekim 1995 yılındaki Sırplara karşı yapılan savaştı. BM Güvenlik Konseyi Bosna’da Sırplar tarafından soykırım amaçlı girişilen faaliyetlerin önlenmesini istemiştir. Ancak Divan bu emri uygulamamıştır. Önemli bir nokta da Konseyin Bosna halkına karşı işlenen insanlık suçlarını “etnik temizlik” olarak nitelemesi olmuştur. Bu, konseyi Soykırım Sözleşmesi gereğince harekete geçmek zorunda bırakmayan bir tanım olmuştur.

Bu olaylar Bosna-Hersek’i Dayton Antlaşması sürecine götürmesinde önemli faktör olmuştur. Dayton Barış Antlaşması, tarafların Amerika’nın Dayton şehrinde, haksız ve dengesiz bir savaştan kurtulmak amacıyla imzaladıkları ve 1992-1995 arasında süren Bosna Savaşı’nı resmen sonlandıran antlaşmadır. ABD’nin Ohio eyaletindeki Dayton Hava Üssü’nde 1-21 Kasım 1995 tarihlerinde yapılan bir konferansın ardından paraf edilen antlaşma, bölgeyi baştan düzenleyip bir hukuki metin olarak 14 Aralık’ta Fransa’nın başkenti Paris’te imzalanmıştır. Bosna Hersek Devletinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı “Bilge Kral” Aliya Izzetbegoviç, Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç ve Hırvatistan Devlet Başkanı Franjo Tudjman tarafından imzalanmıştır. Aliya Izzetbegoviç’e, kendisine Dayton Antlaşması’na neden razı olduğu sorulduğunda; “Bunun adil bir barış olmadığını fakat zulüm dolu savaşın devam etmesine kıyasla daha adil olacağını ve mevcut şartlarda ve böylesi bir dünyada daha iyi bir barış antlaşması yapma imkanlarının olmadığını” söylemiştir.

Bu antlaşmanın 1. maddesi şöyle denilmekteydi: “Bundan sonra resmi adı “Bosna-Hersek” olan Bosna-Hersek Cumhuriyeti, uluslararası hukuk anlayışına uygun bir devlet olarak, bu anayasayla düzenlenmiş iç yapısıyla ve uluslararası alanda kabul gören mevcut sınırlarıyla hukuki varlığını sürdürmektedir. Bu şekilde hâlâ, Birleşmiş Milletler’in (BM) üyesi sayılmakta, isteğe bağlı olarak Bosna-Hersek olarak üyeliğini sürdürebilir veya BM sistemi içerisinde yer alan örgütlerle diğer uluslararası örgütlere kabul edilme talebinde bulunabilir.” Aynı maddenin 3. fırkasında ise “Bosna-Hersek'in Yapısı” başlığı altında: “Bosna-Hersek iki entiteden oluşmaktadır: Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti” denilmekteydi. Bu antlaşma, sadece adaletsiz değil uygulanması imkânsız bir antlaşma olarak da değerlendirildi. Bugün, savaş bittikten sonra Bosna-Hersek'in o bölgesine dönen Boşnaklar, o bölgedeki devlet kurumlarında iş sahibi olamıyor, önceki hizmetlerini yeni işleriyle birleştirip emeklilik talep edemiyor, camileri taşlanıyor, mezarları yağmalanıyor. Resmi olmayan bilgilere göre Dayton Barış Antlaşması'nın imzalanmasından bugüne kadar, savaşta topraklarını terk etmek zorunda kalıp da geri dönen 100'den fazla Boşnak öldürüldü. Günümüzde Dayton'la belirlenmiş anayasanın değişmesinden yana olan Boşnaklar, bu ikinci Dayton Antlaşmasında uluslararası taraflardan birinin Müslüman ülkelerden biri, olmasını istiyor. Sırpların siyasi temsilcileri Dayton anayasasının değişiminden bahsedilmesine izin vermezken, Hırvatlar kendilerine ait bir entite ya da Bosna-Hersek'in birleşmesini istiyor. Bosna Hersek tarihinin önemli bir yeri olan Dayton Barış Antlaşması, etkilerini sürdürmeye devam ediyor.

Güncelleme Tarihi: 16 Aralık 2020, 14:18
banner53
YORUM EKLE

banner39