banner39

Esed zulmünün mahvettiği milyonlarca hayattan sadece biri...

Esed rejiminin saldırıları yüzünden evlerini terk ederek Bab ilçesinde Osmanlı döneminden kalma yıkık bir kervansarayın çatısı altına sığınan kanser hastası Halepli Ali Kalay, iftarda çocuklarının aç kalmaması için uzanacak yardım elini bekliyor.

Dünya 30.04.2021, 12:24 30.04.2021, 12:52
Esed zulmünün mahvettiği milyonlarca hayattan sadece biri...

2016'da Halep'teki zorunlu tahliyeler kapsamında İdlib'e yerleşen Kalay ailesi, Beşşar Esed rejiminin saldırılarından kaçarak Fırat Kalkanı Harekatı'yla terörden arındırılan Bab ilçe merkezine yerleşti.

Burada Osmanlı döneminde tüccarların konaklaması için yapılan ancak şu an sadece kalıntılardan ibaret kervansarayın ayakta kalan bir köşesi, yaşam mücadelesi veren 8 kişilik Kalay ailesinin sığınağı oldu.

Halep'in 2016'da rejim güçlerince kuşatmaya alındığı bir dönemde prostat kanserine yakalanan baba Ali Kalay, maddi durumunun yetersizliği nedeniyle tedavi imkanı bulamadı.

Halep'te iç savaş öncesi manavlık yaparak geçimini sağlayan Kalay, Bab ilçesinde 12 yaşındaki oğlunun da yardımıyla kağıt ve plastik atıkları toplayarak kazanç elde etmeye çalışıyor.

Büyük geçim sıkıntısı yaşayan Kalay ailesi, çoğu günler iftarda oruçlarını sadece kuru ekmek, su ve domates salçasıyla açıyor.

"Çalışmadığımız gün aç yatıyoruz"

Çocuklarının aç kalması yüzünden derin bir üzüntü yaşayan baba, kutsal ramazanda kendilerine yardım elinin uzatılmasını istiyor.

39 yaşındaki Kalay, hayatta kalma mücadelelerini ve karşılaştıkları sıkıntıları AA muhabirine anlattı.

Kalay, "Yaklaşık 1,5 yıl önce Fırat Kalkanı Harekatı bölgesindeki Bab'a göç ettik. İmkanımız yoktu ama çadırda da yaşamak istemiyordum. Harabe bir yer bulduk. 6 çocuğum ve eşimle birlikte burada yaşamaya başladık. Çevremizdeki hayırseverler eski yapının içerisine tuvalet, mutfak gibi bölmeler yaptı." dedi.

İmkansızlıklar yüzünden tedavi imkanı bulamadığını, çocuklarının bakımıyla ilgilenirken sağlığını ihmal ettiğini anlatan Kalay, şunları kaydetti:

"Ramazanın diğer günlerden bir farkı yok.12 yaşındaki oğlumla birlikte sabahları atık plastik ve karton toplamaya çıkıyoruz. Bir gün bile dinlenmiyoruz. Çalışmadığımız gün aç yatıyoruz. Özellikle şu günlerde plastik toplamaya çıktığımız gün iftarımızı garantiliyoruz. Akşama kadar çalışarak 1 dolar gibi bir para çıkartıyoruz. Şu an iftarda veya sahurda ne yiyeceğimizi değil ekmeğimizi bulmanın derdindeyiz."

banner53
Yorumlar (0)
14
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?