banner15

Fransa'da Müslümanları bekleyen tehlike

Paris'teki saldırılardan sonra muhalefet ve iktidar savaş dili kullanmaya başladı. Müslümanlara yönelik muhtemel "kısıtlayıcı, baskıcı" kararların bütün siyasi partilerin desteğini almasından endişe ediliyor

Fransa'da Müslümanları bekleyen tehlike

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Paris'te 129 kişinin ölümüne, 300'ün üzerinde kişinin yaralanmasına neden olan saldırılar ülke siyasetini de hareketlendirmeye başladı. Muhalefet, iç ve dış politikanın  gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyor. Konuların başında iç güvenlik, Suriye ve müleciler geliyor. Cumhurbaşkanı Pazar günü muhalefet liderlerini kabul ederek birlik görüntüsünü sürdürmek istediyse de liderlerin açıklamaları açık çek döneminin bittiğini ilan ediyordu. Charlie Ebdo saldırısı (11 Ocak 2015) sonrasında da eleştiriler gecikmemişti ancak bu defa sessizlik çok daha erken bozuldu.

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'nin saldırıyı savaş ilanı olarak yorumlaması "savaş, barbar ve Fransız (banliyö)" sözcüklerinin bir araya gelmesiyle Fransa'nın iç savaşın eşiğinde olduğu yorumlarının yapılmasını kolaylaştırdı.  

Yapılan açıklamaların aşırı sağın uzun zamandır dillendirdiği eleştirilerle örtüştüğü, banliyö ayaklanmalarının onuncu yılında (2005), "terörün" banliyölerden beslendiği ve vakit kaybetmeksizin müdahale edilmesi gerektiği düşüncesi  prensipte bütün tarafların  uzlaştıkları bir konu.

HER ŞÜPHELİYE ELEKTRONİK KELEPÇE TAKILABİLİR

Banliyölerin "temizlenmesi" fikri gibi iç güvenlik noktasında IŞİD görüşlerinin yayılmasında aracılık yapan imamların sınır dışı edilmesi ve terörist yapılanmayla ilişkisi bulunduğu tespit edilen kişilerin vatandaşlıkların düşürülmesi tarafların uzlaştıkları üç nokta.

Ayrıca, eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Hollande ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada şüphelilere "elektronik bileklik" takılması önerisi iktidar ve muhalefetin uzlaşabilecekleri bir diğer  konu olarak siyasetin gündemine taşındı. Ne var ki, bu bilekliğin fişlenen beş bin kişiye mi takılacağı yoksa yalnızca dosyası kabarık olup suç işleme potansiyeli yüksek olanlarla mı sınırlandırılacağı belirsizliğini koruyor.

Fransız siyasasının savaş dili, medyanın korku söylemi yanlış okuma ve değerlendirmelere zemin hazırlıyor. Her saldırı sonrasında Elysee Sarayı'na davet edilen  dini cemaatlerin  bu saldırı sonrasında davet edilmemesi 11 Ocak saldırısından farklı olarak konunun genel terör başlığında değerlendirilmesine yardımcı olacağı ve yersiz tartışmalardan kaçınılacağını düşündürüyordu. Ne var ki, aşırı sağın açıklamaları  ve görsel medyada yayılan haberler mülteciler meselesi üzerinden Müslümanları hedef tahtasına oturttu.

SİNAN ÖZDEMİR'İN HABER ANALİZİ İÇİN TIKLAYINIZ

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2015, 15:17
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35