Kırımoğlu: Silah gerekirse buluruz

Kırım Tatar toplumunun lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya ile savaşmaya mecbur kalırlarsa silah bulabileceklerini söyledi.

Kırımoğlu: Silah gerekirse buluruz

Kırımoğlu, hükümet yetkilileriyle temaslarda bulunmak ve Türkiye tarafından kendisine verilen Cumhuriyet Nişanı’nı almak üzere Ankara’da. Temaslarının ardından Ukrayna’nın tanımadığı bir referandumla Rusya’ya bağlandığını ilan eden Özerk Kırım bölgesindeki gelişmeleri Al Jazeera’ye değerlendiren Kırımoğlu, bölgede bir iç savaş yaşandığını, Putin’in ‘askerimiz yok’ açıklamasına inanmanın ‘aptallık’ olacağını söylüyor ve ekliyor: “Gerekirse biz de silah buluruz”:

“Kırım’ın sokaklarında bunların askerleri, tankları yürüyor, görüyoruz. Kırım’da kan dökülmesini hiç istemiyoruz. Kimsenin ölmesini istemiyoruz. Ama biz de kendi haklarımızı ve onurumuzu korumak için elbette tedbir alacağız. Ama hangi yolla, o başka mesele.

“Eğer mecbur kalırsak silaha başvurmak da bu yollardan biri olur. Aslında şimdi elimizde silah da yok ama gerekirse buluruz tabii. Ciddi şekilde Rusya’nın savaşma eğilimi olursa, tabii biz de yollarını buluruz.”

“Kırım’da kan dökülmemesi mucize olacaktır”

Kırımoğlu, Rus askerlerinin bir Kırım Tatarı’nı öldürmesi halinde işlerin zorlaşacağını söyledi:

“Şimdiki durumda halkımız gerçekten tehlikede. Toprağımızda yabancı bir devletin askerleri geziyor. Böyle bir durumda kan dökülmemesi büyük mucize olacaktır. Bugüne kadar başardık ama yarın nasıl olacak bilmiyoruz. Toprağımıza başka devletin askerleri girdiği zaman hiç kimse buna garanti veremez. Çünkü yarın bunların sarhoş askerleri birini öldürseler intikam almak isteyenleri durdurmak o kadar zor olacak ki... Elimizden geleni yapacağız ama yüzde yüz kan dökülmeyecek demek çok zor.”

“Silahsız savaş daha etkili, ama nereye kadar bilmiyorum…”

Tatar lider, silahsız halk ayaklanmalarının ve protesto gösterilerinin çok daha iyi bir yöntem olduğunu düşünüyor; ama bu şekilde nereye kadar gidileceğinden emin değil:

“Biz 1944’ten beri çok zor sınavlardan geçtik. Gururla söylüyoruz, hiç kan dökülmedi. Savaşla, terörist eylemlerle hiçbir yere varmak mümkün değil. O şekilde sorun çözülmüyor tam tersine çıkmaz yola giriyor. Sovyetler zamanında da silah kullanmadık. Çeşitli yürüyüşler, protestolar yaptık. Bu çeşit savaş daha etkili oluyor.

“Şimdi bakıyoruz, böyle nereye kadar gideceğiz. Mesela yakın zamanda Ukrayna parlamentosunda bir karar alındı, 'o karara evet oyu veren milletvekilleri Kırım’a giremez' dedi Rus yanlıları. Ben de evet oyu verenlerden biriydim. Ben bir sürpriz yapacaktım, Kırım’a girecektim ve birkaç yüz bin kişi karşılamaya gelecekti. Arabalar yolları kapatacaklardı. Beni yasaklı listesine sokmadılar. Dediler ki ‘biz bu derece aptal değiliz, çünkü sonucu biliyoruz.’ Bu fırsat çok iyi fırsattı, silahsız öyle bir etkisi olacaktı ki... Bunu fark ettiler.”

Kırım Tatarları arasında ayrılık korkusu

Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde 12 Nisan’da yeni bir anayasa kabul edildi. Anayasa’da, Kırım’ın Rusya toprağı olduğu da belirtiliyor. Kırım Tatarları’nın bir kısmı yeni anayasayı şiddetle reddederken, bir kısmı ise Kırımoğlu’nun deyişiyle ‘pragmatik’ yaklaşıyor ve Rus vatandaşlığını kabul etmekten yana tavır alıyor. Kırımoğlu’na göre bu süreçte en önemli olan şey, halkın bölünmesine engel olmak:

“Bazıları diyor ki Ukrayna askerleri çekildi, biz tek başımıza koskoca Rusya ile nasıl savaşacağız? Halkımızın problemleri var, eğer bunların vatandaşlığını kabul etmezsek biz topraklarımızda yabancı olarak muamele göreceğiz. Onun için bu kimlikleri almak gerek diyorlar. Diğerleri diyor ki hiçbir şekilde almayacağız. Çünkü bunlar düşmanlar gelip benim toprağımı işgal ettiler. İki taraf da belli derecede haklı… Bizim vazifemiz, iki farklı fikirdeki insanlar arasında ciddi bir ayrılık olmaması. Millet bölünmesin.”

29 Mart’ta düzenlenen Kırım Tatar Kurultayı’nda delegeler, ‘milli özerklik’ tasarısına evet oyu vermişti. Tasarı, Kırım Tatarları’nın tarihsel vatanları olan Kırım’da ulusal ve bölgesel özerklik elde etmesi için gerekli hukuki ve siyasi süreçlerin başlatılmasını öngörüyor.

Bu kurultayın devamı niteliğinde 15 Nisan’da yapılması planlanan ancak Kırımoğlu’nun Türkiye ziyareti nedeniyle ertelenen kurultay ile ilgili de çekinceler var. Kurultayda fikir ayrılıklarının artmasından korkuyorlar:

“Orada da fikirler farklı olacak. Halkımızın arasında bölünmek olmasın diye dengeyi sağlamaya çalışıyoruz. Ama elbet bir gün toplanmak gerekecek.”

“Bakanları deneme amaçlı gönderdik”

Kırım Tatar Milli Meclisi Nisan ayı başında, Kırım’da gayrımeşru olarak kabul ettikleri, Rusların denetimindeki Kırım Özerk Cumhuriyeti Hükümeti’ne iki bakan atama kararı aldı. Ancak bakanları görevlendirirken, bu atamanın yeni hükümeti tanıma anlamına gelmeyeceğini yazılı olarak ifade etti. Kırımoğlu, bunu bir uzlaşma hamlesi olarak da değerlendirmiyor:

“İnsanlarımızın pratik sorunlarını çözmek için deneme olarak iki adamımızı atadık. Ama bakacağız neticesi ne olacak. Esas mesele bu işgali kabul etmeyeceğiz.

“Putin bize ‘23 sene içinde Ukrayna sizin sorunlarınızı çözmedi ama bizim pogramımız var, sizin sorunlarınızı tez çözeceğiz. Ona göre tedbirler almaya başladık’ dedi. Ben de ‘biz 1944 yılında sürgün edildiğimiz zaman Rusya’nın bir parçasıydık. Halkımızın trajedisinde Rusya’nın büyük mesuliyeti var. Onun için elbette Rusya’nın bizim sorunlarımızı çözmeye katkısı olması lazım. Ama bunu yapmak istiyorsanız ilk önce askerlerinizi çıkarın’ dedim. ‘Referandum yapalım da, halkın iradesine bakalım da’ dedi… İnanmak pek mümkün değil.”

“Putin Türkiye’ye mesaj verdi”

Putin’in Kırım Tatarları için verdiği sözlerin aslında Türkiye’ye bir mesaj olduğunu düşünen Kırımoğlu, Putin’in Türkiye’den çekindiği görüşünde:

“Aslında bize böyle ‘sorunlarınızı çözeceğiz’ dediğinde bu aynı zamanda Türkiye’ye de bir mesajdı. Türkiye’yi kızdırmamak için. Rusya’nın menfaatine değil Türkiye’ye herhangi bir tepki göstermek. Rusya’nın Türkiye ile ilgili çekinceleri var.”

Ukrayna’ya bağlı özerk bir bölge olan Kırım, 16 Mart 2014’te yapılan ve Tatarların boykot ettiği referandum sonucuna dayanarak Rusya tarafından ilhak edilmişti.

Yüz binlerce Kırım Tatarı 1944 yılında Sovyet lideri Stalin tarafından yurtlarından sürgün edilmiş, yerlerine Ukraynalı ve Rus nüfus yerleştirilmişti.

Kaynak: Al Jazeera Türk

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2014, 14:23
YORUM EKLE

banner33

banner37