banner39

banner35

Rusya-Ukrayna krizinde uluslararası örgütlerin rolü ne olacak?

Rusya ile Ukrayna arasındaki krizin savaşa dönüşmemesi için gözler Birleşmiş Milletler, AGİT ve diğer uluslararası örgütlere çevrildi. Daha önceki krizlerin çözümünde yetersiz kalan kurumlar, bu sefer çözüme ulaşabilir mi? Ayrıntılar, haberimizde.

Dünya 13.02.2022, 16:54
Rusya-Ukrayna krizinde uluslararası örgütlerin rolü ne olacak?

Yaptırım hazırlıkları, diyalog çağrıları, mekik diplomasileri, sıklaşan temaslar...

Dünyanın gözü Rusya ile Ukrayna arasında tırmanan gerilimde.

Uluslararası toplum, krizin çözümüne odaklandı. Beklenti, iki ülke arasında artan gerilimin savaşa dönüşmemesi.

Krizlerde çözümün adresi olması beklenen uluslararası örgütler de yeni bir sınavla karşı karşıya.

Küresel güvenlik ve adalet sisteminin yetersizliği diplomatik çözümü erteliyor, ortak platformları etkisiz hale getiriyor.

"Güç siyaseti" etkili

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nden Prof. Dr. Muhittin Ataman, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Bizim içinden geçtiğimiz uluslararası sistem maalesef güç siyasetinin hakim olduğu bir dönemi bize gösteriyor. Son 20 yılda giderek artan düzeyde güç siyasetinin etkili olduğu bir uluslararası ilişkiler atmosferi yaşıyoruz. Maalesef Ukrayna krizinde de ön plana çıkan unsur budur." 

Krizin ittifaklar arası gerilime dönüşmesi de sorunun sınırlarını genişletiyor.

Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Toğrul İsmayıl da krizin ittifaklar arası gerilime dönüşmesinin sorunun sınırlarını genişlettiğine dikkat çekti.

Toğrul, "Uluslararası platformlarda Ukrayna sorununun çözümü hem Minsk görüşmeleri olmuş Normandiya Dörtlüsü denilen mekanizma işe salınmış, çalışmalar var... İşin gerçeğinde sorun Rusya-Ukrayna sorunu gibi gözükse de Rusya, sorunu Amerika-Rusya Rusya-NATO sorunu boyutuna getirdi. Bir nevi bağlantı kurdu." diye konuştu.

Önceki işgallerde örgütlerin yetersizliği

Daha önceki işgal örneklerinde uluslararası örgütlerin yetersiz kalması endişeleri artırıyor.

ABD'nin 2003'teki Irak işgalinin, Rusya'nın da 2014'teki Kırım işgalinin bu bağlamda değerlendirilebileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Ataman, "Güç kullanmama yasağını delerek bir devlet başka bir devleti işgal edebiliyor. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler platformunu kenarda tutmamız lazım." ifadelerini kullandı.

Krizin çözümünde diplomatik kanalların kullanılması için girişimler sürerken endişeleri giderecek somut adımlar henüz atılmadı.

Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?