banner39

'Türkiye'yi dışarda tutmak için oluşturulmuş bir forum'

Ürdün Eski Başbakanı Awn Khasawneh, Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun Türkiye'yi dışarda tutmak için oluşturulmuş bir forum haline dönüştürüldüğünü söyledi.

Dünya 20.06.2021, 00:08 20.06.2021, 01:36
'Türkiye'yi dışarda tutmak için oluşturulmuş bir forum'

Türkiye'nin Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na dahil edilmemesini eleştiren Ürdün Eski Başbakanı Awn Khasawneh, 'Hiç şüphesiz Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na en baştan dahil edilmesi gerekirdi. Doğu Akdeniz Gaz Forumu Türkiye'yi dışarda tutmak için oluşturulmuş bir forum haline dönüştürüldü. Bu format işe yaramayacaktır' dedi.

Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenlenen "Doğu Akdeniz İçin Bölgesel Konferans" başlıklı panelde, Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlığın diplomatik yöntemlerle çözülmesinin en doğrusu olacağı ifade edildi.

Panele, Ürdün Eski Başbakanı Awn Khasawneh, Libya Dışişleri Bakanı Necla Manguş, Malta Dışişleri Bakanı Evarist Bartolo, DEHUKAM Başkanı Hakan Karan ve Beyrut Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Joseph Bahout konuşmacı olarak katıldı.

Khasawneh, Akdeniz'deki sorunun hem egemen ve siyasi sembolizm meselesi hem de teknolojiyle doğal kaynakların keşif ve işletilmesinin daha kolay hale gelmesiyle ilgili olduğunu söyleyerek "Akdeniz'deki sorunla baş etmenin iki yolu var, birincisi diplomatik müzakere yolunu takip etmek ve tüketmektir, bence en iyi yol budur. Diğer bir yol ise tahkim ve adli yolla uzlaşmadır. Birileri bu adli karardan bir nebze mutsuz olacaktır. İdeal olan Akdeniz ülkelerinin bir araya gelmesidir, Akdeniz ülkelerinin bunu neden yapamadığını anlayamıyorum." dedi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na dahil edilmemesini eleştiren Khasawneh, "Hiç şüphesiz Doğu Akdeniz Gaz Forumu'na en baştan dahil edilmesi gerekirdi. Doğu Akdeniz Gaz Forumu Türkiye'yi dışarda tutmak için oluşturulmuş bir forum haline dönüştürüldü. Bu format işe yaramayacaktır. Bölge ülkeleri ve Türkiye'yi dışarıda bırakan bir oluşumun hukuken ve ahlaken açıklaması olmayacaktır." diye konuştu.

"Karşı taraflar olmak yerine, bir arada olalım, masa etrafında oturalım"

Bartolo, "yenilikçi diplomasiyi" savunduğunu belirterek düşman olunsa dahi sorunların tartışılması gerektiğinin altını çizdi.

Mevcut durumda, AB de dahil "bir arada var olma" krizinin olduğunu vurgulayan Bartolo, "Malta olarak Akdeniz konusunda, 'karşı taraflar olmak yerine, bir arada olalım, masa etrafında oturalım ve müzakere edelim' diyoruz. Ortak bir dış politika oluşturmamızın önünde ulusal öncelikler var. Malta ve İrlanda gibi ülkeler çok daha tarafsız politikalar izliyor." değerlendirmesini yaptı.

BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) her zaman için gerçeklik içerdiğine dikkati çeken Bartolo, Kıbrıs ve Orta Doğu konusundaki BMGK kararlarının gerekirse revize edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bartolo, BM kararlarının zayıflatılmasını arzu etmediklerini ancak bunların sahadaki mevcut koşullara göre uyarlanması gerektiğini anlattı.

"Akdeniz'de bölgesel iş birliği yönünde çok ciddi bir potansiyel var"

Manguş, ADF'de siyaset ve akademinin harmanlandığına işaret etti.

Doğu Akdeniz konusunda büyük resme bakmanın son derece önemli olduğuna işaret eden Manguş, "Akdeniz'de bölgesel iş birliği yönünde çok ciddi bir potansiyel var. Burada bazı bölgesel normlar ve kurumlar oluşursa bölge daha istikrarlı hale gelir, ihtilafın çözümüne de yardımcı olur." ifadelerini kullandı.

Manguş, bölgedeki ülkelerin çok ciddi potansiyeli olmasına rağmen farklı ulusal menfaatleri olduğuna dikkati çekerek temel bir menfaatte buluşulabildiği takdirde çözüm potansiyelinin kullanılabileceğini vurguladı.

"Özellikle de bu bölgedeki tüm aktörler birbirleriyle iş birliği içerisinde olmalı"

DEHUKAM Başkanı Karan, uluslararası deniz kanununun ilk gerekliliğinin "okyanus ve denizlerin barışçıl" kullanımı olduğunu hatırlatarak bu konuda devletlerin iyi niyetle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkelerin iş birliği içerisinde denizleri barışçıl kullanabileceklerini söyleyen Karan, "Doğu Akdeniz, yarı kapalı bir deniz ve deniz kanununda devletlerin spesifik olarak bu bölgede iş birliği yapmasını gerektiriyor. Özellikle de bu bölgedeki tüm aktörler birbirleriyle iş birliği içerisinde olmalı." dedi.

Karan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl yaptığı, "Doğu Akdeniz'de bölgesel konferans" çağrısına işaret ederek böyle bir konferansın gerçekleştirilebilmesinin bölgedeki ülkelerin inisiyatifinde olduğunu ve bütün ülkelerin bu konferansın bir parçası olabileceğini anlattı.

Beyrut Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Bahout ise Doğu Akdeniz konusunun Türkiye dahil birçok ülkeyi ilgilendirdiğini, ilgili ülkelerin bir masa etrafında toplanmasının avantajlı olacağını söyledi.

Kıbrıs meselesinin Doğu Akdeniz konusunda önemli bir rol oynadığının altını çizen Bahout, sorunun çözümünün Akdeniz'deki ihtilafa da yardımcı olabileceğini ifade etti.

Bahout, Kıbrıs konusunun kısa süre içerisinde çözülmediği takdirde başka sorunlara da yol açacağını ve diplomasinin bu noktada devrede olmasının önemli olduğunu kaydetti.

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?