banner15

Mısır'da devrimden sonraki ilk Ramazan

Ülke müftüsünün akşam saatlerinde devlet televizyonlarından hilalin görüldüğünü ve yarının orucun başlangıcı olduğunu açıklamasının ardından Mısır'da Ramazan heyecanı başlar

Mısır'da devrimden sonraki ilk Ramazan

Abdullah Aydoğan Kalabalık - Dünya Bülteni/ Kahire

Mübarek Ramazan ayının dünyadaki bütün Müminlerin kalplerinde çok özel bir yeri olduğu muhakkak. Kur'an'ın ifadesiyle, 'Kendisinde Kuran'ın indirildiği ay' olan ve içinde bin aydan daha hayırlı bir gecenin bulunduğu bu rahmet ve mağfiret dolu ayda Mısır'ın her yıl çehresi değişir.

İlk dönemlerde insanları teravih namazlarına giderken ellerine aldıkları fanusların bu mübarek ayın simgesi olduğu Mısır'da, evlerin balkonları ve kapı girişlerinde asılı olarak gördüğünüz fanuslar, Ramazanın yaklaştığını kulağınız fısıldar gibidir.

Tarihi Han-ı Halili bölgesinde reyhan, kerkede, nane ve zencefil gibi şark kokularının burnunuzun direğini sızlatmaya başladığında, yine Ramazan ayının yaklaşmaya başladığını anlarsınız.

Ülke müftüsünün akşam saatlerinde devlet televizyonlarından hilalin görüldüğünü ve yarının orucun başlangıcı olduğunu açıklamasının ardından, ilk teravih namazının kılınmaya başlandığı Mısır'da, teravihler yavaş yavaş, tadını çıkarırcasına kılınır. 8 rekat kılınan teravih namazlarında, ruku ve secdelerde bizim alışık olduğumuzun en az beş katı daha fazla durulur. Teravihler sadece hatim ile namaz kıldırılan camilerde 20 rekattır. Arap ülkelerinin genelinde de uygulama böyledir.

Ramazan ayında Mısır'da sokakta yemek yiyen, su içen, sigara dumanlandıranlara pek raslanmaz. 10 milyondan fazla Hıristiyan'ın yaşadığı ülkede Kıbtiler, Müslümanların mübarek ayına hürmeten bu tür görüntüler sergilemez. 1990'dan bu yana takip ettiğim Mısır'da Ramazan ayında sokakta bir şey yiyen veya içeni görmedim. Sadece bu Ramazan ayında, Şobra bölgesine yakın bir mahallede bir Hıristiyan manav'ın sigara içtiğini gördüm.

Ramazan ayının girmesiyle başkent Kahire başta olmak üzere ülkenin bütün şehirlerinde çarşı ve pazarlar şenlenir. Hurma, kuru yemiş çeşitleri gibi yiycekler, künefe ve kadayıf gibi farklı türde tatlı çeşitleri, pazar yerlerinin vaz geçilmez görüntülerindendir.

Hüseyin, El Ezher, Seyyide Zeynep ve Sultan Hasan gibi tarihi camilerde teravih kılmanın ayrı bir duygu iklimi vardır. Bu camilerin bulunduğu bölgelerde temizlik ve ışıklandırmalar yapılarak, Ramazana hazır hala getirilir. Caminin etrafında satıcı ve dilencilerin sayısındaki artış, göze pek hoş gözükmese de o tarihi hissiyatı yaşamanıza engel olmaz, hatta sizi biraz daha tarihin derinliklerine çeker.

Güneşin batma yaktinin yaklaşması ve iftar sevinciyle birlikte 23 milyonluk Kahire'nin yollar ve caddeleri boşalır. Normal trafikte 40 dakikada gideceğiniz yere,  iftar vaktinde 10 dakikada ulaşırsınız.

İftar topu adeti Mısır'da da yaygındır. Ezandan önce radyo ve televizyonlarda dahi önce bir top sesi duyulur, ardından ezanlar başlar. Mısır'da iftar topunun hikayesini daha önceki yazılarımızda anlatmıştık.

Bütün Müslüman ükelerde olduğu gibi Mısır'da da teravih namazları Ramazan ayının ilk günlerinde kalabalık olur, sonra sayı biraz düşer. Ancak bu Mısır için biraz daha az geçerli bir adettir. Cemaatin sayısında bir düşüş yaşansa bile çok farkedilmez.

Teravihten sonra hatim okunan yerlere gidip hatim edenler olduğu gibi, Han Halili'deki meşhur El Fişavi Kahvehanesinde nargile tüttürenler ve yeşil nanali çay yudumlayanların sayısı da az değildir.

Saat 01.30'dan itibaren 'Musahharati' olarak isimlendirilen Ramazan davulcusu, def çalmaya başlar ve 'Isha ya naim' diye ezgiler söylemeye başlar.

Sahurda kerkede gibi yerli içecekler içilir. Mısırlıların vazgeçemedikleri en meşhur kahvaltılıkları olan kara pakla (Fuul), sahurların baş köşe yiyeceğidir. Çünkü fuul yiyen o gün açlık hissetmez. Sanki midenize bir çivi gibi çakılıp kalmıştır, mide akşama kadar ancak hazmedebilir. Bu sebepten dolayı Mısırlılar kara pakla için 'Mismarul batn' karın çivisi derler.

Mısır'da bayramlar, bizdekilere benzer. Ancak bayram namazlarında Türkiye'de uygulanmayan bir özellik vardır ki, iftar çadırları gibi takdire şayandır. Bayram namazlarında genelde camilerde namaz kılınmaz. Büyük alanlarda, meydanlarda toplanılır. Yüzbinler birlikte namaz kılar. Bu uygulamayı Mübarek yönetimi yıllarca engellemeye çalıştı ancak başaramadı. Çünkü özellikle de Müslüman Kardeşler'in sahip çıktığı ve teşvik ettiği toplu bayram namazı rejimi kaygılandırmaktaydı.

Mısır'da yıllardan beri var olan 'Maidet er rahman' olarak ifade edilen, İftar cadırları  ve sokak iftarları uygulaması belediyeler kanalıyla, Türkiye'de de başlatıldığı gibi, bayram namazlarının meydanlarda kılınmasını da pekala sağlayabilir. Belki de bu bayram namazında bir belediye açık alanda bayram namazı uygulamasına geçer. Bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da Ramazan ayının yaz mevsimine denk gelecek olması, bu uygulamayı cazip hale getirebilir. Çünkü İslam kolaylığı teşvik eder.

Büyük alanlarda toplu bayram namazı uygulamasını Türk cumhuriyetlerinin bazılarında da gördüm. Mesela Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'in en meşhur meydanlarından birinde, on binlerce insan toplanıp bayram namazı kılıyor. Namazdan önce ülke Cumhurbaşkanı veya başbakanı, diğer Müslüman ülkelerin büyükelçileri falan da konuşma yapıyor. Hatta hatırlıyorum, ABD Büyükelçisi bile Kırgızistan'daki bir bayram namazına katılmış ve dahi konuşma yapmıştı.

Bütün Arap ülkelerinde olduğu gibi bu Ramazan ayının Mısır'da farklı bir boyutu daha vardı. Devrim nedeniyle bir türlü kesilmeyen artçı sarsıntılar, bu mübarek ay nedeniyle biraz yavaşladı. Bu aya damgasını vuran gösteriler, İsrail büyükelçiliği önünde başladı. Gösteriler de Ramazan ayına göre şekillendi. Eskiden gündüz yapılan protesto gösterileri, Ramazanda iftardan sonra başlayıp sahura kadar devam ediyor. İsrail Büyükelçiliği önündeki gösteriler iftardan sonra her gece sahura kadar hala devam ediyor.

Güncelleme Tarihi: 26 Ağustos 2011, 09:22
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35