banner39

Bir Türk İslam Ülkesi: Başkurtistan

Rusya federasyonu sınırları içerisinde bulunan Türk cumhuriyetlerinden biri olan Başkurtistan, hem dil hem de din olarak "kardeş" ülkedir.

Dünyanın Bir Ucu 11.05.2012, 14:56 11.05.2012, 15:36
Bir Türk İslam Ülkesi: Başkurtistan

Başkurtistan ya da Başkurdistan (Başkurtça: Башҡортостан - Başqortostan; Rusça: Башкортостан - Başkortostan veya (halk ağzında) Башкирия - Başkiriya) ya da resmî adıyla Başkurtistan Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu'na bağlı federe bir Türk cumhuriyetidir. 11 Ekim 1991 tarihinde özerkliğine kavuşmuştur.

Yüzölçümü 143.600 km2 ve başkenti Ufa olan cumhuriyetin nüfusu 4 milyondan fazladır.



Başkurtistan Özerk Cumhuriyeti Güney Urallardan batıya doğru Belaya ve Kama nehirlerine kadar uzanır. 1552'de Kazan Hanlığı'nın yıkılmasından sonra Başkurtlar ve Tatarlar, Ruslara karşı birlikte ayaklanmış ancak, 18. asrın sonlarında Rus egemenliğine girmek zorunda kalmışlardır. Başkortlar, Tatarlarla iç içe yaşamışlardır. Başkurtça daha çok konuşma dilinde kullanılmıştır. İlk Başkurtça kitap 1926'da yayımlanmıştır. Etnik yapı olarak Tatarlara yakındırlar. Başkurt SSC, 1919'da SSCB içinde kurulmuştur.

Başkurtların ana dili olan Başkurtça, Tatarca'ya yakın olup hemen hemen bu Türkî dille aynıdır. Başkurtların % 68'i Özerk Başkurdistan'da yaşamakta olup, geriye kalan % 32'si Ural bölgesindedir. Başkurtlar daha çok kırsal bölgelerde yerleşiktirler. Başkurt halkının hayatında efsanelerin ve destanların ayrı bir yeri bulunmakladır. Başkurdistan'ın dışında, Başkurtlar, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Ukrayna ve Rusya Federasyonu'nun diğer bölgelerinde yaşamaktadırlar.



Ufa, (Rusça: Уфа, Ufa; Başkurtça: Өфө, Öfö) Başkurdistan'ın başkenti ve en büyük şehridir. 1,1 milyon nüfusa sahiptir. 1574 yılında bir kale ile kuruldu. Ufa şehrinde 4 üniversite bulunmaktadir. Ünlü Daşka Taşı, Ufa şehrinin yakınlarında Rus bilimadamları tarafından bulundu. Rus Devlet İstatistik Kurumu'nun 2005 senesi raporuna göre, Moskova'dan sonra Ufa, Rusya Federasyon'u içinde ikinci yüksek hayat kalitesi ve gelir rakamına sahip şehirdir. Ufa'nın Ankara ile kardeşşehir antlaşmaları mevcuttur.



Tarihî Ufa şehrinin bir özelliği de Rusya Federasyonu Müftülük merkezinin burada bulunması. Müftülüğün hemen yanıbaşında ise tarihî Abdulkadir Geylani Camisi bulunuyor.

Aslında bir zamanlar Ufa, yüzlerce caminin ve mescidin olduğu bir merkezdi. Ancak gerek Çarlık Rusyası ve gerekse Sovyetler Birliği döneminde, camilerin neredeyse tamamı yıkılmış ve yok edilmiş, geriye sadece sembolik amaçlı bu cami kalmış.



Asırlar boyunca çeşitli baskılara ve asimilasyon çalışmalarına maruz kalan Başkurtlar, her şeye rağmen millî kimliklerini ve İslam inançlarını korumaya çalışmışlar. Özellikle 90’lı yıllarda Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla birlikte, dinî değerlere ve geleneksel milli kültüre olan ilgi de önemli ölçüde artmış...

17.yüzyıldan günümüze ulaşabilen tarihî Abdulkadir Geylani Camii’nde Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerif dersi alan 60’lı, 70’li yaşlardaki nur yüzlü ninelerle karşılaşmak mümkün...

Başkurdistan Cumhuriyeti Rusya'nın gelişmiş, sosyal yönetimli, piyasa ekonomili ve istikrarlı bir bölgesidir. Rusya Federasyonu bölgelerin çoğunun arasında çok dallı yapısı, sahip olduğu güçlü sanayi potansiyeli, gelişmiş ziraati ve zengin doğal kaynaklarıyla fark edilmektedir. Cumhuriyet, Rusya federal bütçesine ve ekonomik gelişmesine büyük bir katkıda bulunmaktadır. Gayrısafi Bölge hâsılatın yapısı: Sanayi  % 39,5 İnşaat  % 6,2 Ulaştırma  % 7,5 Ticaret  % 11,2 Ziraat  % 10,8 Diğer dallar % 24,8.



Başkurdistan gayrisafi bölge hâsılatı hacmi bakımından Rusya Federasyonu bölgeleri arasında ilk on bölgenin içinde yer almaktadır.

Başkurdistan Cumhuriyeti petrol üretim ve rafine, kimya ve petrokimya ürünleri, enerji üretimi, petrol, petrol ürünleri ve gaz nakliyesi yapan Rusya Federasyon'un en büyük işletmelerini içeren gelişmiş yakıt ve enerji kompleksine sahiptir. Başkurdistan, Rusya Bölgeleri arasında ham petrol işleme ve akaryakıt üretiminde 1. sıradadır. Başkurdistan'ın petrol rafine fabrikaları yılda 60 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahiptir. Petrolün rafine derinliği % 80'den fazladır. Burada çeşitli kalitede benzin, mazot, dizel, mineral yağ, koks, zift gibi ürünler üretilmektedir. Üretilen ürünler kalite ve ekolojik açısından dünya standartlarına uygundur. Bazı sanayi sektörlerinde Başkortostan, Rusya'da ilk sırada yer almaktadır.



Başkortostan, Rusya'nın en büyük tarım bölgelerinden biri olup zirai hasılatı hacmi bakımından Rusya Federasyonu Bölgelerinden ilk 3 'e girmektedir. Zirai tarlaların % 3,7'sine ve sürülmüş toprakların % 3,2'sine sahip olup Rusya Federasyonu zirai gayrisafi hasılatının % 4’nü elde etmektedir. Kırsal kesimde değişik idare ve mülkiyet şekilleri gelişmiş, binden fazla büyük ve orta çaplı tarım işletmeleri ile 4000'e yakın çiftlik kurulmuştur. Başkortostan buğday ihtiyacının tamamına yakınını kendisi sağlamaktadır. Mağazalardaki gıda maddelerinin yüzde 60-70'i kendi imalatıdır.

Prof.Dr.Ahmet Zeki Velidi Togan kimdir?

Velidi Togan, 10 Aralık 1890 tarihinde Başkurdistan'ın İsterlitamak'a bağlı Küzen köyünde doğdu. Daha ilk medrese tahsilini yaparken bir yandan da özel Rusça dersleri alıyordu. Öğretmen olan annesinden Farsça öğrenmeyi de ihmal etmiyordu. 1902 yılında orta tahsil için Ütek'e bulunan dayısı Habib Neccar'ın medresesine gitti. Buradaki öğrenimi sırasında Arapça dersleri alarak dil bilgisini geliştirdi.

Başkurt Türklerinin ve  hak ve hürriyet mücadelesinde ve Türk Dünyası’nın birliğini esas alan faaliyetlerde efsanevi bir önder olan Ahmet Zeki Velidi Togan, 1908'de köyünden kaçarak Kazan'a gelip burada özel dersler aldı. Bu arada Katanov ve Aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu Kasımiye medresesine “Türk Tarihi ve Arap Edebiyatı Tarihi Muallimi” oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında 1911 sonlarında yayınladığı Türk ve Tatar Tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. Bu eserin iyi yankıları sayesinde Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti'ne aza seçildi.
1913 yılında Fergana'ya, 1914 yılında Buhara'ya araştırmalar yapmak için gönderildi.

Fergana'da Yusuf Has Hacib'in 11. yüzyıla ait Kutadgu Bilig adlı eserinin bir elyazması nüshasını buldu. Bu seyahat neticelerine ait hazırlamış olduğu raporlar başta Petersburg Arkeoloji Cemiyeti olmak üzere Kazan ve Taşkent Arkeoloji cemiyetleri mecmualarında yayınlandı. Bu arada Prof. Katanov'un şimdi İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü'nün esas nüvesini teşkil edecek olan kitaplarının Türkiye'ye gönderilmesine vesile oldu.


 
Zeki Velidi Togan, daha sonra Rus Millet Meclisi Duma'da Ufa Müslümanlarının temsilcisi olarak bulunmak üzere Petersburg'a gitti. Bilimsel çalışmalarına siyasî çalışmalarını da eklemiş oluyordu. Bu sırada Bolşevik ihtilâli patlak verince o da Türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye girişti.

Bolşevik İhtilâli'nden 22 gün sonra 29 Kasım 1917 tarihinde Başkurdistan ilinin muhtariyeti ilan edildi. Orenburg'u 18 Şubat 1918 tarihinde işgal eden Bolşevikler onu tutukladılarsa da 7 Haziran 1918 tarihinde hapisten kaçtı. Başkurt hükümeti kurulduğunda Zeki Velidi Togan, Harbiye Nazırı oldu. Bundan sonra Lenin, Stalin ve Troçki ile defalarca görüştü fakat olumlu sonuç alamayınca Türkistan'a çekilip orada mücadeleye karar verdi.
Türkistan Millî Özerk Hükûmeti'nin bastırılmasından sonraki Basmacı Hareketi'nin içinde bulundu. 1920-23 yıllarında Türkistan'da amansız bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. Türkistan Millî Birliği'nin kurucusu ve ilk başkanı oldu.

Ahmet Zeki Velidi Togan, Paris, Londra ve Berlin'deki bir çok Orta-Asya tarihçisi onunla çalışmak istemesine rağmen, devrin Türkiye Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, Fuad Köprülü, Rıza Nur, Yusuf Akçura'nın istekleri sayesinde Türkiye'den davet aldı. Türkiye'deki uzun süren akademik çalışmaları bütün dünyada yankı buldu. 26 Temmuz 1970 tarihinde İstanbul'da vefat etti.



Milli Kahraman: Salavat Yulayev

1773 yılında Başkurtların Ruslara karşı en şiddetli, en büyük ve geniş katılımlı son ayaklanması başladı. Diğer ayaklanmalardan farklı olarak bu ayaklanma, Rus avamıyla birlikte Rus Çarına karşı bir ayaklanma olarak gerçekleşmiştir. Artık kimse bağımsız Başkurdistan adına savaşmıyordu. Rusların kendi çarlarına karşı ayaklanması, son yıllarda Başkurdistan topraklarında açılan maden ocaklarında ve fabrikalarda köle olarak çalıştırılmalarından kaynaklanmaktaydı.

Ruslar savaşmayı bıraksalar dahi Başkurtlar bir sene daha savaştılar ve bu harp 1775 yılına kadar sürdü.



Bu savaşın birçok kahramanı olmasına rağmen, halkın yüreğinde Salavat Yulay oğlu (Yulayev) ayrı bir yer edinmiştir. Çok genç yaşında Batır (Bahadır) ünvanı kazanmış bu yiğit hem okumuşluğu ile hem şiirleri ile hem kuvveti ile herkesi kendine hayran bırakırdı. Çok ustaca da Başkurt kavalı (koray) çalardı.

20 yaşında esir düşüp, babası Yulay ile birlikte kırbaçlanıp, damgalandıktan sonra uzak Baltık Denizi sahillerine sürgüne gönderilmişti. Hapiste tam 26 sene kaldıktan sonra vefat etmiştir. Ama halkının yüreğinde onun şiirleri ve şarkıları kalmıştı. Ruslar Salavat Yulayev'den o kadar korkmuşlardı ki, adını bile yasaklamışlardı. Ancak 1917 yılından sonra Salavat ismi tekrardan çocuklara verilmeye başladı. Yayık nehrinin adı da akıllarda bu ayaklanmayı çağrıştırmaması için Ural nehri olarak değiştirildi.



Dimitri Medvedev geçen yıl devlet başkanıyken, Başkortostan'ın başkenti Ufa'ya giderek Ufa Merkez Camii'ni ziyaret etti. Burada Merkez Rusya Başmüftüsü Talget Tacettin ve diğer Müslüman din adamları ile görüşmüştü.

Başkortostan'ın Uçalı vilayetinde bulunan ve İngiltere'nin bütün dünyanın bildiği Stonehenge'ine benzeyen arkeolojik buluntu herkesin çok ilgisini çekmekte... Uçalı bölgesinde "Yanı Bayramğol" köyünün yakınlarında baqşay denilen yerde 1956 yılında bulundu. Nihayet 2004 yılında Könsığış İtstisadi-Gumanitar Üniversitesi", Başkortostan Milli Müzesi ve Uçalı bölgesi yöneticileri tarafından arkeolojik kazılara başlandı.

banner53
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?