Cengiz Dağcı'nın memleketi

Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti olan Akmescit, Ruslar tarafından Simferopol olarak adlandırılmıştır.

Cengiz Dağcı'nın memleketi

2001 senesinde yapılan sayıma göre nüfusu 364.000 olan Akmescit; Kırım'ın idare, ilim, kültür ve endüstri merkezidir. Akmescit, Kırım'ın en merkezî yerinde kara, hava ve demiryollarının kavşak noktasında, Salgır ırmağı kıyısında, Çatırdağ'ın kuzey yamaçlarında yer alır. Kırım'daki tek uluslararası havaalanının Akmescit'te bulunması, şehri Kırım'a gelişlerde ilk uğrak noktası durumuna getirmiştir. İlk uğrak noktası olması dışında, turistler için pek fazla ilgi çekici bir yer değildir.

Bağcılık, meyvecilik, ticaret ve sanayi merkezi de olan Akmescit'in sahip olduğu belli başlı sanayi dalları arasında gıda, tekstil, hazır giyim, ayakkabıcılık, meyvecilik, tenekecilik, makine ve elektrikli gereç üretimi ile plastik madde üretimi gelir.



İklimi ılıman olan Akmescit şehri 15. yüzyılın sonlarında 1. Mengli Giray han döneminde korunaklı bir kale şeklinde kurulmuştur. 1448 yılında Mengli Giray hanın “Kalgay” ünvanıyla yüksek bir makam ihdas ederek bugünkü Akmescit şehrinin güneyinde Salgır ırmağının sağ kıyısında saray, cami ve kışla yaptırıp burayı Kalgaylık merkezi yapması üzerine, ilk önce sarayın karşısında Salgır’ın sol kıyısında küçük bir dış mahalle, sonra da zamanla bu mahallenin arkasındaki taşlık alanda şehir kurulmaya başlanmış, 1508 yılında da Ali bey oğlu Abdurrahman bey tarafından büyük bir cami yaptırılmıştır. Şehir, ismini bu camiden almıştır.

1665-1666 yıllarında 4. Mehmet Giray hanın konuğu olarak bir yıl kadar Kırım’ın çeşitli bölgelerini gezen Evliya Çelebi’ye göre 17. yy’da Akmescit’te bir - iki katlı ve kiremit örtülü 2000 ev, 200 kadar dükkân, ikisi taş minareli beş cami, üç mahalle mescidi, han ve hamamlar bulunmakta ve şehir halkının tamamını Kırım Tatarları oluşturmaktaydı. Hanlık döneminde Akmescit’in 360 adet köyü ve 10 nahiyesi bulunmaktaydı.



Evliya Çelebi'nin Akmescit hakkında "Bahçesaray doğusundaki Akmescit bütün Kalgay sultanlarının tahtıdır. İkibin kiremit örtülü kâgir evli mamur şehirdir, ikiyüz dükkânı, iki kapısı, bir tüccar hanı vardır. Ama Sefer Gazi Ağa Sarayı'nın bahçesi methedilmekle bitmez. Beş mihraptır. Kalgay Sultan Sarayı avlusunda Mengli Giray Camii, şehir dışında Abdurrahman Bey Camii meşhurlarıdır. Kapısında (Mengli Giray Han zamanında) 914 (1508) de yapıldığı yazılıdır. Üç mescit, iki medrese, üç tekke vardır. Üç adet sıbyan mektebi, dört çeşmesi, camekânı şadırvanlı, orta sofalı, iki halvetli küçük bir hamamı vardır. Şehrin güney tarafına bitişik kayalar altında bir şehircik daha vardır. Bütün Kalgay sultanların sarayları, kâgir binalı, görünüşlü ve şahnişin ve revzenli müsenna hücreleri var ama Bahçesaray'daki Han Sarayı gibi muhteşem değildir. Ama geniş bir saray meydanında söylemeye değer Taş Minareli Camisi vardır. Bu şehircikte 370 kiremit örtülü kâgir, ev vardır. Ayrıca birkaç dükkânı, bir hanı, bir camii mescidi vardır" diye yazmıştır. Evliya Çelebi'nin bu kadar önem verdiği Akmescit hakkında başka bilgi yoktur.



Evliya Çelebi’den 1783’e kadarki dönemde Akmescit ile ilgili elde yeterince bilgi bulunmamaktadır. 1783’te Kırım Rus işgaline uğradığında 815 kişinin yaşadığı küçük bir kasaba görünümündeki şehrin ismi, Simferopol (Toparlayıcı şehir) olarak değiştirildi. Şehir Simferopol adıyla 13 Şubat 1784’te Ruslar tarafından kurulan ve Kırım’ın dışında Taman ve yarımada dışındaki geniş arazileri de içine alan Tavrida (Taurian) eyaletinin (oblastının) merkezi olmuştur. Simferopol’de Türklerin oturduğu kesim Akmescit olarak anılmaya devam etmiştir.

1850’li yıllarda Akmescit’i ziyaret eden Peter Simon Pallas hatıralarında, Akmescit’te diğer Kırım şehirlerinde olduğu gibi, birbirine paralel dar sokakların ve çatıları kiremitle örtülü alçak evlerin bulunduğunu, güzel bahçeler içerisinde garnizona çevrilen bir caminin ve 1797’de Rumlar tarafından inşa edilen bir kilise ile bir de Ermeni kilisesinin yer aldığını yazmaktaydı. Bu dönemde Akmescit şehri 13.000 civarında bir nüfusa sahipti ve bu nüfusun önemli bir kısmını Kırım Tatarları oluşturmaktaydı.

19. yy’da önemli bir ticaret merkezi haline gelen şehir, 1921 yılından 1945’e kadar Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti olmuştu.



Akmescit 364.000 civarındaki nüfusuyla Kırım’ın ikinci büyük şehri konumundadır.
Akmescit’in ortasından, Kırım’ın en uzun akarsuyu Salgır nehri geçmektedir. Nehrin her iki yanı park ve bahçelerle, gezinti yollarıyla çevrelenmiştir. Akmescit Eski ve Yeni Şehir diye ikiye ayrılmaktadır.

Şehrin herhangi bir bölümüne 40-45 dakikada rahatlıkla yürünebileceği gibi ulaşım problemi de bulunmamaktadır. Akmescit büyük ve oldukça düzenli sayılabilecek toplu taşıma sistemine, Yalta’ya kadar uzanan dünyanın en uzun ve en yüksek troleybüs hattına, büyük bir demiryolu istasyonuna ve Kırım’ın tek uluslararası havaalanına sahiptir. Kırım Tatar Milli Meclisi Akmescit'tedir.

Akmescit eğitim kurumları açısından da Kırım’ın en önemli merkezi konumundadır. Tavriya Üniversitesi ve Kırım Tatar Pedagoji Üniversitesi gibi iki önemli üniversite bu şehirde bulunmaktadır. Akmescit’te 1850'ye kadar 16 adet eğitim enstitüsü kurulmuştur. Bunlardan biri de erkekler için olan “Provincial Crown Gymnasium” adlı lisedir.



Vaktiyle camiler diyarı olan Kırım’da günümüze ancak bir elin parmakları kadar cami ulaşabilmiştir. Bu camilerden biri de Akmescit’in şehir merkezinde ibadete açık tek cami olan Kebir Camii’dir.

1804 yılında yaptırılan Kebir Camii özellikle komünizm döneminde ağır tahribata uğramıştır. 1920’li yıllardaki Akmescit’i anlatan 5. Kraçkovskaya’ya göre Kebir Camisi bakımsız ve harap bir haldeydi. Öyle ki caminin döşemeleri çürümüş ve ayaklar altında dağılmaktaydı. Cami bir dönem hamam olarak kullanılmış. 1970’li yıllarda da pornografik yayınların basıldığı matbaa haline getirilmişti. Kebir Camii Kırım Tatarlarının yeniden vatanlarına dönüşü ile birlikte camiye çevrilmiş, gönderilen yardımlarla da restore edilerek yeniden ibadete açılmıştır. Ancak bu restorasyonun baştan savma yapılması yüzünden cami 2002’de ikinci kez restore edilmiştir. Şimdilerde Akmescit şehir merkezindeki tek cami olmasından dolayı özellikle Cuma günleri ihtiyacı karşılayamamaktadır.

Güncelleme Tarihi: 03 Nisan 2014, 18:56
banner53
YORUM EKLE

banner39