banner39

Dağların arasındaki mücevher

Elma bahçeleri, sazlıkları, dağları ve kumsallarıyla insanı büyüleyen Eğirdir Gölü, son senelerde bir doğa sporları merkezine dönüşüyor.

Dünyanın Bir Ucu 27.05.2015, 23:36 27.05.2015, 23:46
Dağların arasındaki mücevher

Türkiye’nin dördüncü büyük golü Eğirdir'de kaya tırmanışı, tabiat yürüyüşü, dağ bisikleti, yamaç paraşütü, mağaracılık, rüzgâr sörfü, yelken, binicilik, su altı dalışı, kuş gözlemciliği, olta balıkçılığı, kanyon geçişi ve daha birçok aktivite rahatlıkla yapılabiliyor. "Anadolu’nun İsviçre'si" diye de tarif edilen Eğirdir'de bulutlar dağlarla, dağlar gölle, göl insanlarla barışıktır. Eğirdir’de zaman, tıpkı balıkçı ağlarında olduğu gibi ağır ama bereketle akıyor.


Isparta’ya bağlı ilçe, Göller Bölgesi’nin önemli zenginliklerini de barındırıyor. Dört yanı dağlarla çevrili gölün ortalama derinliği 14 metre. İç kesimlerde sazlıklarla kaplı lagün biçiminde küçük alanlar görülebiliyor. Yörenin tabiat âşıklarına sunduğu en önemli ayrıcalık, turizm imkânlarının fazlalığıdır. Milattan önce 6. yüzyılda Lidyalılar tarafından kurulduğu rivayet edilen şehir, Frigler, Persler ve Romalıların birikimiyle zenginleşmiş. 13. asrın başında Selçuklu hâkimiyetine giren bölgeye Eğirdir adı Karamanoğulları Beyliği döneminde kullanılmış. Selçuklu dönemine ait, yöredeki en güzel eserlerden biri olan Hızır Bey Camisi’nin ilginç bir mimarî özelliği de var: Cami ile bitişiğindeki Dündar Bey Medresesi’ni birleştiren taç kapı üzerindeki minarenin Anadolu’da benzeri yok.


Eğirdir, dört mevsimi renklerinde yaşatan bir göl. Gölün rengini mavi diye niteleyip geçmek imkânsız. Bir bakıyorsunuz lacivert, sonra turkuaz... Bir yanda koyu mavi, diğer yanda camgöbeği. Yöre insanı bu yüzden Eğirdir’in suyunun yedi rengi olduğunu anlatıyor.


İlçe merkezinin karşısında heyula gibi yükselen zirve ise meşhur Eğirdir Sivrisi. Gölün kuzeyde kalan bölümüne ‘Hoyran’ adı verilmiş. Yaz aylarında yöre insanına denizi aratmayan gölün kıyılarında nefis kumsallar da bulunuyor. İlçe merkezinden gölün üzerine uzanan ince yol, yeşil alan olarak düzenlenen Canada’da mola verip Yeşilada’ya bağlanıyor. Bağlantıyı sağlayan bu yol yapılmadan önce adalar arasındaki ulaşım sandallarla sağlanıyormuş. Gölün kıyılarını süsleyen bahçelerde en dikkat çeken çiçek, Isparta’nın simgesi haline gelen gül. Eski mahallelerin göle inen dar sokakları ise geleneksel Eğirdir evlerinden örnekler sunuyor. Zemin katı taş, üstü ahşap cumbalı evler mimarî harikası...


Çeşitli elma cinslerinin yetiştiği Eğirdir’de, buradaki soğuk hava depolarından büyük şehirlere dört mevsim elma gönderiliyor. Eğirdir çevresindeki köylerde, el tezgâhlarında yapılan halı dokumacılığı hâlâ devam ediyor. Daha çok kadınlar tarafından dokunan halıların rengârenk motiflerinden her birinin ayrı bir hikâyesi var.


Yörenin mutfak geleneklerinin de yüzü göle dönük. Göle özgü tatlı su levreği, tavuk eti beyazlığında ve lezzetli. Çoğunlukla tavada pişirilen sazan ise iri olma şartıyla dolma şeklinde pişirilebiliyor. İçerisine pirinç veya bulgur, kuş üzümü, nane, maydanoz ve baharat doldurulup fırında pişirilerek hazırlanan sazan dolması, göl kıyısındaki restoranlarda, önceden sipariş vermek koşuluyla hazırlanıyor. Eğirdir; gölünde balığı, ağacında elması, sokaklarında tarihi ve tabiat güzellikleriyle ziyaretçilerini bekliyor.

banner53
Yorumlar (0)
20
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?