Ekvador nam memleket

Güney Amerika ülkesi Ekvador'a girdiğinizde, yerel para için ABD Dolar'ı bozdurmak mecburiyetinde kalmıyorsunuz.

Ekvador nam memleket

Kuzeyde Kolombiya, doğu ve güneyde Peru, batıda ise Pasifik Okyanusu ile komşu olan Ekvador'da yaklaşık 15 milyon insan yaşıyor. Başkent Ouito'dan sonra en önemli şehirleri Guayaquil ve Machala olan ülkenin resmî lisanı İspanyolca'dır. Türkiye'den yedi saat gerideki Ekvador'un para birimi ABD Doları'dır. Aslında 2000 yılına kadar millî parası olan "sucre" ve onun 100'de biri olan "centivo" kullanılırmış. Fakat, sonradan ABD Doları'na dönülmüş. ABD'de bile pek görmeye alışık olunmayan altın renkli "Presidential Dollar"lara burada sıkça rastlanıyor.

İnka medeniyetinin kalıntıları Ekvador hudutları içinde bulunuyor

1,6 milyonluk Ekvador'un başkenti Quito, memleketin en büyük şehri değil... 3,5 milyon nüfuslu Guayaquil, Quito'dan daha büyük... 17. yüzyıldan beri değişmeyen mimarisiyle eski Quito, Unesco Kültür Mirası listesinde yerini almış.

Quito'ya gidince, yağmurun ilikleri ıslatırcasına yağmakta olmasına, deniz seviyesinden 2.850 metre yüksekte olmaktan kaynaklanan oksijen azlığına ve buna bağlı olarak da hızlı ve aşırı yorulmayı hatırda tutmak lâzım.

Quito'nun, oksijeni kıt havasından dolayı sürekli kara dumanlar tüten egzoslarıyla dur-kalk temposunda giden arabalarla dolu yolları ise, İstanbul'u hatırlatan trafik keşmekeşine sahip... Bu yollarda araba kullanmak için insanın 'sinirlerinin alınmış' olması lâzım. İki sokak ileriye gitmek için 45 dakika trafikte bekledikten sonra arabayı park edip, yağmurun altında yaya olarak ama daha sür'atli hareket edebilmenin hürriyetini yaşıyorsunuz. Fazla büyük olmasa da, Quito'nun tarihî bölümünü dolaşmak, yayan da olsa, o yoğun egzost dumanı, motor ve korna gürültüsünden dolayı yıpratıyor insanı... Yine de, adına yakışmayacak kadar ufak Plaza Grande'de (ya da diğer adıyla Plaza de la Independencia -Bağımsızlık Meydanı) Palacio de el gobierno (Başkanlık Sarayı) ve Centro Cultural Metropolitano'yu gezmemek olmaz.


La Ronda sokağı. Çeşitli sanat atölyeleri ve galerilerle dolu


Palacio de la Gobierno, Ekvador Devlet Başkanı tarafından günlük çalışma ofisi, kabine toplantılarının ve diplomatik ağırlamaların yapıldığı mekân olarak kullanılmakta. 16. asırda inşaa edildikten sonra, 1627 senesinde meydana gelen Quito depreminde ağır hasar gören ve yeniden yapılan saray, şimdilerde kendi kadrosunda yer alan mihmandarlar tarafından, isteyen ziyaretçilere gezdirilmekte... Üstelik bu mihmandarlar yabancı dil de biliyorlar.


Plaza Grande'de ayakkabı boyacısı


Venezüella Caddesi'nden, Basilica del Voto Nacional'in görünüşü

Plaza Grande'de Centro Cultural Metropolitano, gerek erken sömürge mimarisi, gerekse devamlı ve süreli düzenlenen sergileriyle gezilmeye değer bir yer... Ayrıca, iç avlusuna bakan kafeteryasında bir 'acı kahve' eşliğinde dinlenmeyi de unutmamak lâzım.


Trafiğe kapalı bir sokakta çalgıcılar.

Başkent Quito'dan sonra Cuenca şehrine gidilebilir. Quito'nun gürültülü ve yorucu atmosferinden sonra Cuenca sanki bir sayfiye yeri. Hem sessiz ve sakin, hem trafiği az olan bir şehir...

Ekvador'un üçüncü büyük kenti Cuenca'nın ortasından Rio Tomebamba nehri akıyor. Cuenca'da hayatlarının emeklilik baharını yaşamaya gelen birçok yabancı var. Genellikle apartman sitelerinde oturan bu yabancıların bazıları da, nehir kıyısında aldıkları villalarda yaşıyorlar.


Cuenca


Rio Tomebamba kıyısındaki evler


Ekvador, İnkalar'ın parlak döneminde Kuzey İnka Krallığı'nın sınırları içerisinde yer alıyordu

Nehir kıyısında bir başka ev

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2014, 15:31
banner53
YORUM EKLE

banner39