Göynük'ten Taraklı'ya doğru

Dev bir tabiat parkını andıran Batı Karadeniz’de, zarif Osmanlı evlerinin, bereketli çarşıların ve binbir renkli ağaç denizinin peşinde keyifli bir seyahat rotası...

Göynük'ten Taraklı'ya doğru

Göynük, Bolu vilayetinin güneybatısında yer alan, yedi mahalle ve altmışaltı köy barındıran; şeker fasulyesi, uğut marmelatı, tokalı örtüleri ve tahta oymacılık eserleri ile meşhur bir ilçemizdir. Göynük’te parlak sabah güneşiyle beraber, bir asrı çoktan devirmiş ahşap bir konağın bahçesinde uzun bir kahvaltı keyfiyle güne başlayabilirsiniz. Derin bir vadinin ortasına kurulan ilçe, ilk bakışta eski evleri ve tarihî saat kulesiyle dikkat çeker. Kule, sekizgen bir temel üzerine 1922 yılında 3 katlı olarak inşaa edilmiş.


Abant, Mudurnu ve Sünnet Gölü gibi tatil mıntıkalarına yakınlığı ile bilinen Göynük, geçmişte Frigler'den Osmanlılar'a kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihî Göynük evlerinin en yenisi bir asırlıktır ki, içlerinde yaşı ikiyüz seneye dayananlar bile bulunuyor.


Batı Karadeniz sivil mimarisinin en orijinal örneklerini burada görebilirsiniz: Pulcular, Yahya, Yerlikaya evleri ile Müderrisoğlu ve Hükümet konakları görülmeye değer binalardan... Fatih Sultan Mehmet’in bilge hocası Akşemseddin’in altıgen planlı türbesi de, Gazi Süleyman Paşa Camisi’nin hemen bitişiğinde yer alıyor. Osmanlı dönemi hayat ve iskân kültürünü yakından görebileceğiniz ilçede, yaşlı çınarların gölgesindeki kahvehaneler dinlendirici mola vermek için ideal.


İlçe pazarı cuma günleri kuruluyor. Buradan tarhana, köy peyniri, süzme yoğurt, el dokumaları ve ahşap oyma mutfak eşyaları alabilirsiniz. Bir de yörenin dillere destan atom fasulyesini… Bildiğimiz kuru fasulyenin üç katı büyüklüğündeki bu fasulye cinsi sonbahar aylarında toplanıp pazara çıkarılıyor.


Göynük evlerinin bir kısmı pansiyon olarak hizmet veriyor. Saat kulesinin altındaki yamaçta tarihî Göynük evleri sıralanıyor. Göynük sokaklarında hediyelik eşyalar satan tezgâhlara rastlayabilirsiniz. Göynük’te eski ahşap kapılar asırlardır ferah bahçelere açılıyor. Yöredeki tarihî evler, umumiyetle ev sahiplerinin adı ile anılıyor.

Göynük - Taraklı istikametini günübirlik olarak gezerek tamamlamak mümkündür. Fakat geceyi Göynük’te tarihin gizemli hatıralarıyla yüklü eski bir konakta geçirip, ertesi sabah tertemiz havanın da etkisiyle güne mutlu ve dinç başlayabilirsiniz. Daha sonra da ver elini, Adapazarı’nın Taraklı ilçesi...


Göynük’ten ayrıldıktan yaklaşık bir saat sonra 65. kilometrede Yeniköy’e varılıyor. Bolu artık geride kaldı, Adapazarı sınırlarındasınız. Yaklaşık 3 kilometre sonra karşınıza çıkan Taraklı, Güney Marmara bölgesinde Osmanlı sivil mimarisini en iyi biçimde görebileceğiniz yerlerdendir. Meşhur tarihçi Von Hammer "Osmanlı Tarihi" isimli kitabında, Taraklı’nın en eski iskân alanlarından biri olduğundan bahseder.

Evliya Çelebi ise "Seyahatname" adlı eserinde yöre hakkında şu satırları kaleme almış: "Geniş üzüm bağları, bakımlı bahçelerinin yanı sıra, dere çevresine kurulmuş beşyüze yakın evden müteşekkil, dört başı mamur bir kasaba. Bir hamamı, beş hanı, altı mektebi ve ikiyüz dükkânı var. Tahta kaşık ve tarakları da çok meşhur."

Taraklı’daki dükkânlardan hediyelik bakır eşyalar alabilirsiniz. Atom adı verilen iri kuru fasulye, yöredeki pazarlarda satılıyor. Taraklı, Osmanlı sivil mimarisinin zarif örneklerini sergiliyor. Kuruluşu M.Ö. 1 yüzyıla uzanan Taraklı’da çok sayıda eski ev var. Taraklı’da tahta kaşıklar ve ahşap oyma eşyalar bulabilirsiniz.


YAYLALARA DOĞRU
Günümüzde gür bir orman dokusu ile kaplı Taraklı’da, cumbalı Osmanlı evleri geniş bir çanağın içine dağılmış. Taraklı’daki örnek yapılardan biri Kültür Evi. 400 metrekarelik alana yayılan üç katlı ahşap konağın iç mekânları da ziyaret edilebiliyor. Adını Osmanlı döneminde el emeği göz nuru tahta taraklarından alan ilçede, bugünlerde ağaç oyma işçiliği yeniden canlandırılıyor. Civardaki hediyelik eşya dükkânlarından maket evler, tahta kaşıklar, sandıklar, sehpalar, biblolar ve merdaneler alabilirsiniz. Dahası, sipariş verip yöredeki evlere değer katan ahşap tavan göbeği bile yaptırabilirsiniz.


Esnaf lokantasında lezzetli tencere yemeklerini tadabileceğiniz öğle yemeğinden sonra yine yollara düşebilirsiniz. Taraklı çıkışından sonra 32. kilometrede Geyve’ye ulaşırsınız. Burası son yıllarda özellikle yürüyüş parkurlarıyla adından sıkça söz ettiren bir yer. Geyve ile Taraklı arasında Güney Marmara’nın en iyileri diye anılan çok sayıda yürüyüş rotası bulunuyor. Mesela, Kapıorman geçişi parkuru, tam 6 yaylayı bir arada görme fırsatı sunuyor. Ayrıca 1150 metre yükseklikteki Karagöl Yaylası ile Sakarya Vadisi’ni kuşbakışı gören Kılıçkaya ve mantarlarıyla ünlü Hacılar Köyü parkurları bu bölgede bulunuyor.


GÖLDE PİKNİK
Göynük’ten Mudurnu’ya giden yolun beşinci kilometresinden itibaren levhaları izleyerek Çubuk Gölü’ne ulaşılıyor. 150 bin metrekarelik bir alanı kaplayan gölün en derin yeri 15 metreyi buluyor. Yemyeşil ormanların çevrelediği gölün kıyıları geniş çayırlar ile kaplı olduğundan mesire için hassaten tercih ediliyor.

Çubuk Gölü’nün kıyıları, ziyaretçilerden her mevsim talep görüyor. Çubuk Gölü’nün ormanlık kıyılarında ilginç yapılarla tanışabilirsiniz. Rota üzerindeki dükkânlardan organik ürünler temin edebilirsiniz. Yöre mutfağına has lezzetler nostaljik tabaklarda servis ediliyor.

Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2019, 11:19
banner53
YORUM EKLE

banner39