banner39

Güney Afrika'da Osmanlı Torunları

Sultan Abdülaziz 1862'de, Ebubekir Efendi'nin, Güney Afrika Müslümanlarının dinî meselelerini çözmek ve rehberlik yapmak üzere gitmesi emrini verir.

Dünyanın Bir Ucu 11.12.2012, 14:16 11.12.2012, 14:39
Güney Afrika'da Osmanlı Torunları

Ümit Burnu (Cape Town), Güney Afrika'nın 3 başkentinden biri... Güney Afrika nüfusunun % 20'ye yakın bir bölümünü oluşturan batılıların yoğun olarak yaşadıkları büyük, canlı bir şehir.



1800'lü yıllarda Hindistan ve Malezya'dan Müslümanlar, Cape Town'a göç etmişlerdir. Ümit Burnu, 1805'den beri İngiliz hâkimiyeti altındadır. İngilizler dinî baskı uygulamaz ama Müslümanlara kendi aralarında anlaşma imkânı da vermezler. Müslümanlar kendi aralarındaki çatışmalar bir türlü bitmez. İslâmî kuralların uygulanmasındaki ciddi farklılıklar, Müslümanlar arasında neredeyse bir iç savaşa neden olacak şiddete erişir.



1800'lü yıllarda Ümit Burnu'nda yaşayan Müslümanlar, aralarında bir komisyon oluşturarak bölgenin İngiliz valisine giderler ve İngiltere Krallığı aracılığı ile dünya Müslümanlarının lideri Osmanlı Devleti'nden ve Müslümanların halifesinden, İslâm'ı aslî şekliyle anlatıp, aralarındaki anlaşmazlığı giderecek bir din âlimi isterler. Bunun üzerine Kraliçe Viktorya, Sultan Abdülaziz'den Cape Town'a bir müftü göndermesini ister.



Sultan Abdülaziz han, durumdan haberdar olur olmaz, o sıralarda Bağdat'ta görev yapan Ebubekir Efendi'yi İstanbul'a davet eder. Sultan Abdülaziz 26 Mayıs 1862'de, Ebubekir Efendi'nin, Güney Afrika Müslümanlarının eğitim ve dinî meselelerini yerinde görmek ve onlara rehberlik yapmak üzere gitmesi emrini verir. Hazırlıklar yapılır ve Ebubekir Efendi, öğrencisi Ömer Lütfi ile birlikte Ümit Burnu'na gönderilir. Uzun ve çileli bir seyahatten sonra, Ebubekir Efendi 17 Ocak 1863'te Cape Town'a varır.



Ebubekir Efendi Cape Town'a varır varmaz oradaki Müslümanların arasındaki anlaşmazlığın sebeplerini araştırır. Ümit Burnu Müslümanları, Hollanda hâkimiyeti döneminde Kur'ân-ı Kerim ve dinî kitaplar yasak olduğu için İslâm"dan uzak bir ortamda birçok bâtıl gelenek uydurmuş ve bunları İslâm'ın emri olarak tatbike başlamışlar.



İçlerinden biri Hac'ca gittiğinde, burada İslâmî bilgilerini tazeleyerek döner. Öğrendiklerini, yıllarca din olarak bildikleri bazı geleneklerinin İslâm'la ilgisi olmayan bâtıl itikat oluğunu anlatınca; geleneklerine sıkıca bağlı olan Güney Afrikalı Müslümanlar, “biz baba ve ecdattan böyle gördük, şimdi sen herkesin itikadını bozacaksın” diyerek başladıkları tartışma, iki taifeye ayrılmalarını ve düşmanlığa varan kavgaya tutuşmalarına sebep olmuştur.

Güney Afrika’da 2. Abdülhamid han tarafından yaptırılan caminin tabelası.

Ebubekir Efendi ve talebesi Ömer Lütfi, ilk başta sıkıntılarla karşılaşsalar da, birbirine düşman olan Müslümanları barıştırmayı başarırlar. Ebubekir Efendi bir yandan bunlarla uğraşırken, bir yandan da oradaki bazı menfaat çevrelerinin rahatını kaçırdığı için kendisi aleyhine gelişmekte olan sıkıntılarla baş etmeye çalışır. Üç yıl sonra yani 1866"da Ömer Lütfi Efendi memlekete geri döner ve Ebubekir Efendi Ümit Burnu'nda yalnız kalır.



Bu iki âlim, Cape Town'a geldikten sonra bölgede Osmanlı etkisi artar. Bu, mimariye de yansır. Rivayete göre, Ebubekir Efendi anlaşmazlığı çözmek için farklı kökene sahip Müslüman kadınlarla evlenmiştir. Sonuçta anlaşmazlıklar çözülmüş, Cape Town da Osmanlı mimarisinin bu örneklerine kavuşmuştur.

Yıllarca bölge halkına İslam'ı öğreten Ebubekir Efendi'nin kabri, şu anda Cape Town'da bulunuyor.

Güney Afrikalı Müslümanlar, Osmanlı'nın yaptırdığı Hicaz demiryolu, Trablusgarp, Balkan ve Kurtuluş savaşları için ciddi yardımlar gönderdiler. Bugün yaklaşık 4,5 milyon nüfuslu Cape Town şehrinin yüzde 30 kadarı Müslümandır. Şehrin pek çok yerinde kiliselerle birlikte camiler de var.

Ressam Conrad Nagel Doman'ın yaptığı Cape Town camisi tablolarından iki tanesi aşağıda:

Cape Town'daki Church (Kilise) caddesi üzerindeki Bo-Kaap camisi. Fotoğrafçı yayımladığı fotoğrafa resimaltı olarak şunu yazmış: Teenagers trickle out of one of Bo-Kaap’s mosques, ironically positioned on Church Street. The white mosque, and the kids’ white and block clothing, are an interesting contrast to the colorful houses.

banner53
Yorumlar (0)
18
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?