Selçuklu'nun Başşehri Merv

Bir zamanlar Büyük Selçuklu Devleti'nin başkenti olan Merv, Türkmenistan sınırları içinde tarihî İpek yolu güzergâhı üzerinde kurulmuş bir vaha şehridir.

Selçuklu'nun Başşehri Merv

Divân-ı Lügati't-Türk'te "...bir takımları da Türk sınırının " Merv-eş-şahıcan"dan başladığını söylerler. Çünkü Kaz'ın babası olan 'Tonğa Alp er' Afrasyap demektir; Merv şehrini yapan zâttır. Afrasyap burayı 'Tahmures' tarafından şehrin iç kalesi yapıldıktan üçyüz sene sonra kurmuştur" yazılıdır.



Türk Hakanı Afrâsîâb'ın kurduğu rivayet edilen Merv şehrini Selçuklu Çağrı Beğ 1037 yılında feth ederek, iç kaleye girmiş ve atının örtüsünü yere koyup "taht gibi" üstüne oturmuşdur. Selçuklar döneminde şehrin ağırlığı batıya doğru kaydırılır, böylece günümüzde Sultan-Kala (Sultan Kale) denilen yerde gelişmiştir. Burada 11. yüzyıldan kalma Sultan Sencer türbesi, bu türbede Yusuf Hemedanî'nin mezarı, ayrıca Şehriyâr-Erk kurganı Merv'de bulunur. Muhammed ibn Zeyd türbesi, çanak, çömlek ve diğer kalıntılar bu alanda bulunur.



Merv 1221 yılında Cengiz Han'ın emrindeki Moğollar tarafından yağma edilmiş, halkının tamamı neredeyse öldürülmüştür. Bu olaydan daha önce Merv, Horasan Şahı'nın en önemli bir merkezi idi.



1380 yılında bu sefer Moğol ve Türkmenlerden oluşan Timur'un ordusuyla Merv'i tekrar yağmalamışlar. 1505 yılında Özbekler ele geçirmiş ve beş yıl sonra tekrar Farslar ele geçirmiş, 1524 yılına kadar ve daha sonra tekrar ele geçirip 1601 - 1747 yılları arasında burayı yönetmişlerdir. Bundan sonra Merv tamamen önemini yitirmiştir.



İngiliz - Rus Dalaşı

19. yüzyılda Farsların baskısı ile Türkmenler yurtlarını terk edip doğu Horasan ve Maveraünnehir bölgesine göç etmişler ve Merv'e yerleşmişlerdir. 1880 yılının Aralık ayında General Mikhail Skobelev komutasındaki 6.000 Rus Aşkabat yakınlarında Göktepe Savaşı'nda katliam yapmış ve Türkmen ağzıyla şöyle bağırmıştır: "Tekeler ýer kartasynda bir gara nokat, we o gara nokat pozylmaly!" (Tekeler (en büyük Türkmen oymağı) yer haritasında kara bir noktadır, ve o kara nokta yok edilmeli!)



Rusların Türkistan'daki yayılmacılık siyasetlerinin son örneklerinden birisini oluşturan Merv’in işgali, 19. asır boyunca devam eden İngiliz - Rus rekabetinin önemli bir halkasını oluşturduğu gibi, Türkmenlerin yaşadığı toprakların büyük kısmının da Rus hâkimiyetine girmesini sağlamıştır.



Rusların, Hindistan üzerinde gizli emelleri ve planları olduğuna inanan İngilizler, onların Orta Asya’da Hindistan’a doğru işgal ettikleri her toprak parçasında büyük kaygılar duymuşlardır. Bu kaygılarından dolayı bölgeye ajanlar göndermişler, Ruslarla çetin bir diplomasi trafiği kurmuşlar ve zaman zaman da Afganistan ve İran'da işgallerde bulunmuşlardır. "Büyük Oyun" olarak isimlendirilen İngiliz - Rus rekabeti, Merv'in 1884 yılında Farslar ile Türkmenler arasındaki anlaşmazlığı fırsat bilen Alexander Wissarionowitsch Komarow kumandasındaki Ruslar tarafından işgali sırasında ateşli bir seyir izlemiştir. Rus hâkimiyeti altında askerî ve bozuk bir düzenin baskısına maruz kalan Türkmenlerin geleneksel hayat tarzlarında değişiklik olmamış, ancak şehirleri ve zengin toprakları yeni gelen Rus ve yabancı göçmenler tarafından ele geçirilmiştir. Ruslar ile İngilizler arasındaki sınır belirleme siyaseti nedeniyle bir kısım Türkmenler Afganistan ve İran idaresi altında kalmışlardır.



Rusların istilası sırasında 2.500 kilometrekare büyüklüğündeki Merv vahasında çoğunlukla Teke, Sarı, Salor, Ersari, Ata, Mahtim ve Yamud ismindeki Türkmen (Oğuz) boy ve oymakları yerleşilmiştir. 1925 yılında Sovyet Türkmenistan Cumhuriyeti kurulmuştur. 1991 yılında Sovyet Birliğinin çöküşünden sonra bölge tekrar bağımsızlığına kavuşmuştur.

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2019, 11:52
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35