Torosların eteklerinde

Ihlara Vadisi, esrarengiz yeraltı şehirleri, bazalt kayalı bereketli vadilere serpili Göreme, Ürgüp ve Uçhisar'ın ortasındaki Nevşehir adeta bölgenin gayriresmi başşehridir.

Torosların eteklerinde

Seyahate Nevşehir'de başlayanların hayalkırıklığına uğramamalarının birçok nedeni vardır. Batıda Ihlara Vadisi, güneyde uzun koridorlarıyla esrarengiz yeraltı şehirleri, doğuda bazalt kayalı bereketli vadilere serpili Göreme, Ürgüp ve Uçhisar'ın ortasındaki Nevşehir; bölgenin adeta gayriresmi başkentidir. Çünkü Hititlerin "Nyssa" adıyla kurdukları Nevşehir, çok eski bir tarihin temsilcisidir. Şehri bir tepenin üzerinden selamlayan kale, Selçuklu Türklerinden kalma kültürel bir mirastır. Mimarisinde yontma taşın kullanıldığı tarihî kale, bölgeyi seyahatiniz esnasında şahit olacağınız tarihin görkemli eserlerinden ilkidir. Hatta mahallî bir efsaneye göre, kaleden Nevşehir'e bir kere bakmak, bu muhteşem coğrafyada yedi sene geçirme sebebiymiş...


Şehir Turu
Adını kubbesinin ana malzemesinden alan Kurşunlu Camii, kütüphane olarak hizmet veren medresesi ve hamamı ile Damat İbrahim Paşa Külliyesi, Nevşehir turunun mühim durak noktalarındandır. Külliyenin içindeki imarethanede hizmet veren Nevşehir Müzesi'nde, Hititlerden Frig uygarlığına, Bizanslılardan Osmanlı medeniyetine kadar bu bereketli coğrafyaya dokunan etnik grupların renkliliğine tanık olmak mümkündür.


Müzedeki toprak küpler, mil taşları, mezar kitabeleri, sikkeler ve el yazması kitaplar, Nevşehir ve çevresinde kurulmuş uygarlıklar tarihine duyduğunuz merakı iyice ateşler. Kendinizi tutamayıp hemen yanı başınızdaki kayalık Kapadokya bölgesine doğru yola koyulmanız an meselesidir. Geçmişin esrarengiz ruhunun sindiği volkanik vadilere ve masalsı köylere doğru  ilerlerken Uçhisar Kalesi, büyüleyici manzarasıyla sizi burada saatlerinizi geçirmeye mecbur bırakıyor. Kayaya oyulmuş yüzlerce metrelik tünellere sahip kale, hipnotize edici Kapadokya coğrafyasının başladığını görkemli silüeti sayesinde ta uzaklardan haber veriyor.


Volkanik Vadiler
Bölgenin en uzun vadilerinden 4.100 metrelik Güvercinlik Vadisi, Uçhisar'dan hemen sonraki duraktır. Bölgenin tarım mirasına katkı yapan güvercin yuvaları, vadinin doğu yamacındaki kaya oyuklarında gizlidir. Hiç beklenmedik bir anda karşınıza çıkan tabii su kaynakları ve 8 - 9. yüzyıla tarihli kaya kiliseleri vadinin ziyaretçilerine sürprizleridir.

Göreme-Avanos yolunun 10 kilometre dışındaki Zelve, üç ayrı vadiden oluşan eski bir yerleşim yeridir ki,  peribacalarının en fazla bulunduğu bu vadide bolca yürüme ve kimi zaman da tırmanma fikrine alışmalısınız. Zira burası, sonu yokmuş gibi uzayan tüneller ve karmaşık labirentlerin vadisidir. Geyikli ve Üzümlü kiliselerinin yanı sıra kayaya oyulmuş Osmanlı döneminden kalma cami de mutlaka görülmelidir. Zelve'de ayrıca peri bacaları oluşumunun çeşitli aşamalarını görme şansını da bulabilirsiniz.


Göklerden Kapadokya
Erciyes, Hasandağ ve Melendiz Dağları'nın muhteşem arkaplanında peri bacalarını başka bir perspektiften seyretmek için Kapadokya'nın balon turlarından birine katılmak şart... Adrenalin seviyesi yüksek bu aktivitenin ilk şartı, erken uyanabilmek. Bunun tek sebebi, gün doğumunda kırmızı-pembe renge bürünen vadilerin o muhteşem manzarasına yetişebilmek değil. Uçuş için uygun hava şartları, sabahın erken saatlerinde oluşuyor.

Bir defa balona atladığınızda gözlerinizi iyice açın. Zira Çavuşin, Uçhisar, Zelve, Aşk Vadisi, Güvercinlik Vadisi, tarlasını sürmek için erkenden işe koyulan çiftçiler ve güneşin hiçbir ânını kaçırmak istemeyen sabah yürüyüşçülerini göklerden izlemek için yaklaşık bir saatlik zamanınız var. Karaya indiğinizde sırada yukarıdan gördüğünüz vadilerin yanına gitmek var. Göreme ve Çavuşin arasında uzanan Güllüdere ve Kızılçukur vadileri, yürüyüş tutkunları için uygun parkurlardır. İlkbahar aylarında çiçeklerle bezenen badem ve kayısı ağaçları gölgesinde dinlenmek için ideal. Zemi Vadisi ise Kapadokya'yı ana turist yollarından uzakta sakin bir parkurda keşfetmek isteyenlere göre…


Yeraltında Hayat
Nevşehir'in 40 kilometre güneyindeki Derinkuyu, Kapadokya'nın nefes kesen yeraltı şehirlerinden en büyüğü. Tüneller ve irili ufaklı odalarla bezeli sekiz katlı şehrin her katı ziyarete açık. Tarihî Hitit öncesi döneme dayanan bu yeraltı şehri sayesinde istilalardan korunulmuş. Erzak saklama depoları, ahırlar ve mezar odaları ile davetsiz misafirlerin girmesini önlemek için yalnızca içeriden açılabilen tekerlek şeklindeki taş kapılar, bu etkileyici yeraltı şehrinde görülebilecek mimarî kalıntılar arasındadır. Derinkuyu'ya yürüme mesafesindeki Kaymaklı da Kapadokya'nın ikinci büyük yeraltı şehri özelliğini taşıyor.

Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2015, 17:48
banner53
YORUM EKLE

banner39