banner39

Toroslar'ın zirvesinde

Burdur'dan Isparta ve Konya'ya uzanan Toros Dağları'nın eteklerinde, kumsalları, tarihî yapıları ve tabii güzellikleriyle Anadolu'nun en güzel gölleri saklı...

Dünyanın Bir Ucu 11.06.2015, 13:06 11.06.2015, 13:06
Toroslar'ın zirvesinde

Göller Bölgesi'nin giriş kapısı Burdur'da, şehir merkezi gölden biraz içeride yer alır. Bölgedeki şehir yerleşimlerinin tarihi, Hititler'e kadar uzanıyor. Kentteki en eski yapılardan biri olan Ulu Camii, 14. yüzyılda inşaa edilmiş.


Burdur Müzesi ise Bulguroğlu Medresesi'nin bir bölümünde hizmet veriyor. Anadolu'nun en zengin arkeolojik koleksiyonlarından birini barındıran müzede 58 binden fazla eser sergileniyor. Ayrıca Sagalassos, bölgedeki antik yolların izini sürmek isteyenler için bir hazinedir.


Yöreye has meşhur ceviz ezmesiyle enerji topladıktan sonra yönünüzü Burdur'un göllerine çevirebilirsiniz. Burdur ve Salda göllerinin yanı sıra İnsuyu Mağarası da güzellikleriyle mest eder.

Sırada Isparta sınırları içerisindeki göller vardır. Gülü ve gölleriyle meşhur Isparta, gezmekle bitirilemeyecek bir manzaraya sahiptir. İlk durak, şehir merkezine 13 kilometre uzaklıktaki Gölcük Krater Gölü olmalı... Anıt ağaçlar ve yemyeşil alanlarla çevrili göl, daha çok mesire yeri olarak kullanılıyor.


Isparta'nın asıl sürprizi ise Kovada Gölü. Toroslar'ın ıssız zirveleriyle çevrili bir dağ gölü olan Kovada'nın kıyıları 20 kilometre uzunluğa ulaşıyor. Civarda tek bir betonarme yapıya rastlanmıyor. Eşine az rastlanır bu yeryüzü cennetinde görüntüyü bozacak elektrik telleri bile yok.

Gölün güney ucundaki asırlık çınarlarla çevrili minik kumsallardan suya girmek ayrıcalıklı bir tecrübedir. Yarımada ismi verilen sazlıklarla kaplı yeşil alanın çevresindeki koylar, serin bir yaz keyfi için ideal... Millî Parklar İdaresi'nin levhaları orman için yürüyüş parkurlarını işaret ediyor. Ahşap seyir iskeleleri ise fotoğrafçıların favorisi.


Sırada Eğirdir Gölü var. Bulutların dağlarla, dağların gölle barışık olduğu Eğirdir'de zaman, balıkçı ağlarında olduğu gibi ağır ama bereketli akıyor. Asırlardır olduğu gibi… Türkiye'nin dördüncü büyük golü olan Eğirdir "yedi renkli su" diye anılıyor. Gölün karşısında yükselen zirvenin adı Eğirdir Sivrisi.


Gölün kuzeyde kalan bölümüne Hoyran adı verilmiş. Göl üzerindeki Canada (Kanada değil, Can Ada), ince bir yolla karaya bağlanmış. Dağlarla çevrili gölün derinliği 14 metreye ulaşıyor. Bölgede turizm imkânları gayet geniş. Eğirdir, son yıllarda yelken ve kaya tırmanışı başta olmak üzere bir doğa sporları merkezine dönüşmüş vaziyette... Çardaklı pansiyonlar, göl kıyısındaki aşevleri ve renkli bir çarşı…

Selçuklu dönemine ait yöredeki en güzel eserlerden biri olan Hızır Bey Camisi'nin ilginç bir mimarî özelliği var. Cami ile bitişiğindeki Dündar Bey Medresesi'ni birleştiren taç kapı üzerindeki minarenin Anadolu'da benzeri yok.

Bozkırdaki Deniz

Eğirdir Gölü'nün yakın çevresi de güzelliklerle dolu. Göller Bölgesi'ne cazibe kazandıran bir başka unsur ise St. Paul (Aziz Pavlus) Yolu. Uzunluğu 500 kilometreye ulaşan parkur, Türkiye'nin işaretlenmiş uluslararası yürüyüş yollarından biri. Anadolu'da kurulmuş en eski yedi kiliseden birine sahip olan Yalvaç, yolun Isparta'daki en önemli bölümünü oluşturuyor.

Antik devirde Pisidia'nın başkenti olan ilçede Psidia Antiocheiası, Yalvaç Müzesi ve yörenin etnografyasını yansıtan Tıraşzade Konağı vakit ayırmaya değer yerlerdir. Yalvaç'ın sürprizleri size yetmediyse, antik patikaların izini Sütçüler yakınlarındaki Yazılı Kanyon'da sürmeye devam etmek tercihinize bağlı.

Burdur ve Isparta'dan sonra son durak Beyşehir Gölü olacak. Orta Toroslar'ın arkasında kalan göl, dağlarla çevrili kapalı bir havza durumunda. Bu havzanın ortasındaki zümrüt gibi parıldayan göl, bozkırın ortasında yeşil bir vahayı hatırlatıyor.

Yüzmeye elverişli olan gölün üzerinde pek çok endemik kuş ve çiçek türünün bulunduğu adacıklar mevcut. Anadolu'daki ağaç direkli camilerin en büyüğü ve orijinali olan Eşrefoğlu Camisi de Beyşehir'de bulunuyor. Dikdörtgen planlı mâbet, ağaç işçiliğinin inceliğiyle dikkat çekiyor.

Tümüyle firûze çini mozaik kaplı mihrabın genişliği ise beş metreyi aşıyor. Beyşehir'in bir diğer harikası, Kubadâbâd Sarayı. Gölün güneyinde, Gölyaka yakınlarında bulunan saray, 13. yüzyılda Selçuklu yazlık sarayı olarak inşaa edilmiş.

Isparta'nın kuzeydoğusundaki Yazılı Kanyon, ismini girişindeki tarihî kitâbeden almış. Antik Kral Yolu'na ev sahipliği yapan kanyon, 600 hektarlık dev bir tabiat parkının kalbinde yer alıyor. Yazılı Kanyon'un yürüyüşe elverişli bölümü, minik köprüler eşliğinde seyrine doyum olmayan güzelliklere açılıyor.

Özetle söyleyecek olursak, Toroslar'ın güzellikleri saymakla bitmeyecek kadar çok. Gölünde balığı, ağacında meyvesi, sokaklarında tarihi ve tabiatında spor alanlarıyla Göller Bölgesi sizi bekliyor.

banner53
Yorumlar (0)
20
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?